Düş Kurma (Phantasia) Olarak Tarih nedir?
Yayımlanmış cevap
En iyi tarihçilerin bile, olduğundan daha görkemli göstermek yoluyla geçmişi çarptırmalarıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
369 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
En iyi tarihçilerin bile, olduğundan daha görkemli göstermek yoluyla geçmişi çarptırmalarıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
16. yüzyılda üç türlü historiadan söz edilmiştir: • Historia Divina-yani tanrısal tarih • Historia Naturalis-yani doğa olaylarının bilgisi • Historia Civilis ya da Historia Humana-yani insan-toplum olaylarının bilgisi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hugo Grotius, hukuk felsefesinde önemli bir milat olarak kabul edilen De Iure Belli et Pacis (Savaş ve Barış Hukuku Üzerine) adlı yapıtında, pozitif (insanın koyduğu) hukuk ile doğal hukuk arasında bir ayrım yapar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Historia’nın bilgikuramsal anlamda bir yere oturtulması yönündeki ilk ciddi girişim, Francis Bacon’da görülmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yeniçağ Avrupa Medeniyeti’nin insanın denetimini Tanrı yerine doğaya teslim etmesi anlayışının temelleri de Rönesans döneminde atılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Rönesans’ta gelişen otoritelerden bağımsızlaşma talebinin Hümanizm ve Reform hareketleriyle birlikte artmasının etkileri sonucunda özgürlük kavramı Yeniçağ Avrupa Medeniyeti’nin temel kavramları arasına girmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihsel dönemlerin günümüzde hala kullanılagelen şekli olan Antikçağ, Ortaçağ ve Yeniçağ şeklindeki ayrımını 16. yüzyıl düşünürü Jean Bodin’e borçluyuz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dünyanın anlaşılır ve düzenli bir yapısı olduğu, insan usunun bu düzeni ve düzenliliği saptayarak kavrama yeteneğine neredeyse “îmân etme” düzeyinde bel bağlamış, bunu yaparken de son durağında “yeryüzü cenneti” bulunan çizgisel bir tarih tasarımının belirlediği iyimserliğini taşımaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Usçular doğuştan (innata) gelen bazı doğrulukların bulunduğu, bilimin dahi malzemesinin bu doğuştan kavramlardan tümdengelimle türetildiği, gerçeklik hakkında kesin ve apaçık bilginin matematikte görülen modeli temel alarak edinilebileceği yönlü önkabullere sahiptirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Epistemoloji teriminin kökü, Eski Yunanca’ya dayanır. “Sağlam temelli, hakiki bilgi” anlamında kullanılan episteme ile günümüzde de pek çok disiplinin sonunda “bilim”, “araştırma”, “yasa”, “açıklama, kuram” gibi anlamlarda kullanılan logos sözcüklerinin birleşiminden oluşan epistemoloji, dilimizde “bilgi kuramı”, “bilgi felsefesi” gibi terimlerle karşılanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Locke, bilginin kaynağı, doğruluğu ve sınırları sorunlarıyla çerçevesini çizdiği epistemolojiyi özel bir felsefe disiplini olarak öne çıkarır ve tanrı, evren, yaratılış, ruh-madde ilişkisi gibi konular üzerinde spekülasyonlar yapmadan önce, insan bilgisinin kaynaklarının, sınırlarının araştırılması, yani epistemolojinin temel sorunlarıyla hesaplaşılması gerektiğini savunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
16. yüzyılda tarih yazıcılığı bir yandan tanrıbilimsel eğilimlerin etkisinde kalmayı sürdürürken, öte yandan laikleşme sürecine de girmeye başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Macchiavelli’nin görüşleriyle siyasi tarihin kurucusu olduğu söylenebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
16. ve 17. yüzyıllarda tarih yazımının tanrıbilimden giderek bağımsızlaşmaya başladığını söyleyebiliriz. 17. yüzyıl başlarında “tarihsel bilgi” sorununun ortaya çıktığı ve bu soruna kuramsal (teorik) ve yöntembilgisel (metodolojik) açılardan yaklaşma denemelerinin yapıldığı da saptanmıştır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Rönesans ve Reform gibi süreçlerden geçen Avrupa’da, 16. ve 17. yüzyıllarda, tarihin henüz bir “bilim” statüsüne yükselmediği, aksine yalnızca geçmişten ders çıkarmak için yararlanılan bir yazıcılık türü olduğu saptanabilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Rönesans’ta felsefeyi yapanlar ve işleyenler Ortaçağ’daki gibi din adamı değil, yazarlar, araştırmacılar, üniversitelerin öğrencileri olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yeni Çağ’da Epistemolojiyi özel bir felsefe disiplini olarak ortaya çıkaran John Locke’dur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Rönesans’ta insan tekrar evrenin merkezine, hem de bir mikrokosmos olarak yerleşmiş, uluslar da birer birey gibi kendine özgülükleri olan yapılara kavuşmaya çalışmışlardır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Laikleşme süreci içinde, Historia’nın 15. yüzyıl ortalarında artık üniversitelerde okutulan bir ders, yani akademik yönü de olan biri disiplin olma kimliğine kavuştuğu, fakat bu disiplinden anlaşılan şeyin, yine Antikçağ ve Ortaçağ etkileriyle, retorik ve şiir sanatının yanında yer verilen bir yazın türü olduğu, ilk bakışta saptanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Empeiria, İngilizce’deki “empiricism” teriminin ve akımının kökenindeki Yunanca sözcüktür. Empeiria, algı kapsamına giren, duyumlarımızla erişebildiğimiz sanı bilgisinin temelini oluşturur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Descartes’ın ruh ve beden olarak aşılmaz sınırlarla birbirinden ayırdığı iki sonlu tözün insanda nasıl bir araya gelebildiği sorununu çözmek üzere yola çıkan Arnold Geulincx ve Nicholas Malebranche, bu iki tözün birbirini etkilemesi için Tanrı’yı bir ara neden (occasion) olarak göstermeye çalışmıştır. Bu görüşe ara nedencilik (occasionalism) adı verilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsanı evrenin merkezine yerleştiren Yeniçağ evren kavrayışının temel bir aksiyomu olan Descartes’in bilinen sözü “Düşünüyorum, öyleyse varım” (“Cogito, ergo sum”)dır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hugo Grotius, tarih sürecinin önemine, pozitif hukukun kavranması bağlamında değinmiştir. Ona göre pozitif hukuk, ancak konulduğu zaman, yer ve durumdaki insan-toplum koşullarının bilinmesiyle, yani tarihsel zeminde kavranabilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
16. yüzyıl çerçevesinde sözünü edilen bilgi anlayışları ve historia’ya ya da onun verdiği bilginin değerine ilişkin yaklaşımlar, daha çok deneyci (empiricist) bir epistemolojiden beslenmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
17. yüzyıl, Avrupa’da belirgin ölçüde bir usçuluk (rationalism) yüzyılı olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?