Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
138 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Yapılan araştırmalar neticesinde burada yaşayan insanlar avcılık ve toplayıcılık yaparak geçimini sağlamış ve tapınağa yakın olmak amacı ile biraraya gelmiştir. Bölgede suyun bulunmamasından dolayı tarım imkânının olmadığı bölgede halk yerleşik düzene avcılık ve toplayıcılık yaparak geçmiştir. Bugüne kadar yerleşik düzene tarım faaliyeti ile geçtiği düşünüldüğünde geçmişi oniki bin yıl öncesine dayanan Göbeklitepe’de yapılan araştırmaların dünya tarihine farklı bir yön vereceği düşünülmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Auguste Comte insanlık tarihini topluma dayalı olarak araştırır ve tarihsel gelişmeyi üç hal kanununa bağlı olarak açıklar; Teolojik, Metafizik ve Pozitif düşünce. “Teolojik düşünce yapısına sahip toplumlar; durumları, olguları doğaüstü varlıkların etkisiyle açıklamaya çalışmış, toplumsal üstünlük asker ve din görevlilerine verilmiştir. Metafizik düşünce yapısına bağlı toplumlarda ise doğaüstü güçlere olan inancın yerini soyut güçlere ve inançlara bırakmıştır. Pozitif düşünce yapısına bağlı toplumlar ise akıl ve gözlem ile olayları çözümlemeye, açıklamaya başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Maden çağlarında insanlar arasındaki ilişkinin ve ticaretin artması, ailelerin büyümesi, birbirine yakın farklı grupların oluşması ile köyler dışında şehirler de kurulmuştur. Dolayısı ile Anadolu’da Hititler, Mezopotamya’da Dicle ile Fırat Vadisi’nin aşağı bölgelerinde başta Sümerler olmak üzere Akadlar, Babil, Elam, Asurlular dünya tarihinin ilk şehir devletlerini kurmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Buna göre bir devlet kurumunun toplumsal konumu ve işlevlerini açıklamak için o devletin içinde oluştuğu topluma bakmak ve o toplumla ilgili bilgilerin zaman boyutunu da kapsayacak biçimde kullanmak esastır (Şaylan, 2003: 290). Marx’a göre devlet, toplumda meydana gelen sınıf çatışmaları sonucu ortaya çıkmıştır. Bu sınıf çatışmalarına don vermek amacı ile bir devlet düzeni kurulması ihtiyaç olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
K. Marx ekonomik sisteme dayalı olarak toplumları; ilkel, köleci, feodal, kapitalist ve sosyalist olarak ayırmaktadır. Sanayileşme ölçütü çerçevesinde toplumlar birinci, ikinci ve üçüncü dünya toplumları olarak ayrılmaktadır. Birinci dünya toplumları on sekizinci yüzyıldan günümüze kadar varolmuş sanayi üretimi ve genellikle serbest girişime dayalı, şehirlerde yerleşimin yoğun olduğu toplumlardır (Japonya, İngiltere). İkinci dünya toplumları, yirminci yüzyıl başından günümüze kadar varolmuş, sanayiye dayalı, nüfusun çoğunluğunun şehir ve kasabalarda yaşadığı, küçük bir kısmının ise tarımda çalıştığı toplumlardır. Üçüncü dünya toplumları ise tarım yoğun faaliyet gösteren,gelenekselleştirilmiş üretim yöntemlerini kullanan ve tarım ürünlerinin dünya pazarlarında satıldığı toplumlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kaynağına göre devlet şekilleri; monarşi, oligarşi, teokratik, laik, demokratik olmak üzere türlere ayrılmıştır: • Monarşi: Yönetimin tek kişide toplandığı yönetim şekli • Oligarşi: Egemenliğin bir grup ya da zümre tarafından kullanıldığı yönetim şekli • Teokratik devlet: Halkın dini yasalara göre yönetildiği devlet • Laik devlet: Yönetiminde din ve devlet işleri birbirinden ayrıldığı yönetim şekli • Demokratik devlet: Halkın yönetimde söz sahibi olduğu ve yöneticilerin seçimle belirlenerek halkın anayasa ile yönetildiği devlet şeklidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Maslow’a göre bu ihtiyaçlar sırası ile fizyolojik, güvenlik, ait olma, değer verme ve kendini gerçekleştirme olarak adlandırılmaktadır. Bu teoriye göre örneğin karnı aç bir insan öncelikli olarak açlığını gidermek ister, karnını doyurmak ister sevilmek, saygı görmek gibi ihtiyaçlarını düşünmez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal sözleşme fikrini kabul eden Hobbes, Locke ve Rousseau’nun devlet anlayışı, ortaya çıkacak sorunlardan kurtulmak amacı ile insanların kendi rızası ile devlete ihtiyaç duyduğudur. Bu düşünceye göre insanlar iyi olmalarından ya da kötü olmalarından kaynaklı sorunların çözümünde bir üst makam olan devlete ihtiyaç duymaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dördüncü düşünce Hegel tarafından ortaya atılmış olup günümüz ulus devlet kavramına ilişkin devlet anlayışıdır. Bu yaklaşıma göre devlet kendi içinde sorunları çözecek mekanizmalar yaratarak toplumun ve insanların üstünde bir “tanrısal” kurumdur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsanlar, sırası ile aile, topluluk, toplum ve milletleri oluşturmuştur. Bu yapılanmaların temelini insanların çeşitli sebeplerden dolayı biraraya gelme ihtiyacı oluşturmaktadır. Herhangi bir kimliğe sahip olmayan ilk insanlar biyolojik sebepler, güvenlik sebepleri, ekonomik sebepler ile biraraya gelmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dünya tarihin ilk sosyal toplumu, ilk devleti ve ilk medeniyeti olan Sümerler’in dini, sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal yapılanması bakımından diğer toplumlara öncülük etmiştir. Yazıyı etkin şekilde kullanan Sümerler, özellikle bilimde büyük ilerleme kaydetmiştir. Dört işlemi bulan Sümerler aynı zamanda geometri ve aritmetiğin de temellerini atmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hobbes’a göre ideal idare şekli mutlak monarşi iken Locke’a göre anayasal monarşi idealdir. Bu sebeple Hobbes yönetimde güçlerin ayrılmaması fikrini savunurken, Locke ise güçler ayrılığı fikrini savunmaktadır. Diğer bir ifadeyle liberalizmin başlıca problemi olan bireyi ve onun haklarını devlet gücünün müdahalesine karşı korunması, devlete bu hakları koruyacak bir şekil vermek için devlet teşkilatı meydana getirilmesinde Locke, çözüm olarak “güçlerin ayrılması”nı savunmaktadır. Locke’un güçler ayrılığı konusundaki görüşleri günümüzde modern hukuk devletinin temellerinin atılmasında önemli rol oynamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Max Weber; devleti “belirli bir toprak parçası üzerinde yasal olarak fiziki güç kullanma yetkisini elinde bulunduran insan topluluğu” olarak tanımlamıştır. Bu tanıma göre devlet bireylere yasa ve düzenlemelerin izin verdiği ölçüde fiziki güç kullanabilmektedir. Kapitalist devlet anlayışını benimseyen Weber, bürokrasi kuramı olarak da bilinen bu düşüncesinde devlet içerisinde işlerin kolayca çözülmesi ve düzenin sağlanması amacı ile baz ıgereklilikleri belirtmiştir. Bunlar; yasalarla belirlenen bir düzen, eğitimli, alanında ihtisaslaşmış bireyler, hiyerarşik yapılanma, çalşanlar ve yönetenler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• “Toplumda ben, toplulukta biz duygusu egemendir. • Toplumda ikincil ilişkiler, toplulukta birincil ilişkiler vardır. • Toplumda dayanışma bireysel isteme bağlı, toplulukta ise ortak isteme bağlıdır. • Toplumda bireysel mülkiyet, toplulukta ortak mülkiyet egemendir. • Toplumda işbölümü heterojen nitelikli, toplulukta ise basit niteliklidir. • Toplumda kamuoyu öğretileri, kamu kuralları, moda, geçici zevkler ön plandadır. • Toplulukta gelenekler, örf ve adetler, inançlar önemlidir. • Toplum geniş boyutlu, topluluk ise dar boyutludur”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu teoriye göre insanların doğuştan gelen ihtiyaçları vardır ve temel ihtiyaçları karşılanmadıkça bir üst ihtiyacını karşılama isteği oluşmaz. Kişinin ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığı da kişinin mutluluğu ve davranışlarına yansımaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Klasik: Devletin vergi toplama, adalet, güvenlik, eğitim, sağlık, güvenlik gibi temel görevleri • Kaynakları harekete geçirici: Devletin tarım sanayi ve ulaşım sektörünü topladığı vergiler yolu ile destekleyen mali politikaları • Sosyal: Devletin toplumda çocuk, yaşlı, hasta ve özürlülere yapılan maddi ve sosyal desteği • Hakemlik: Devletin özel sektörün ortaya çıkması ile kamuya ait işletmeleri devrettiğinden kamu ve özel sektör arasında devletin hakem görevi şeklinde açıklamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarih sonrası çağların ortaya çıkmasının temelinde fetihler, ihtilaller ve keşifler gibi insanlığı etkileyen ve yeni bir dönemin açılmasına sebep olan siyasi olaylar yer almıştır. Yazının bulunması, Kavimler Göçü, İstanbul’un fethi ve Fransız İhtilali; İlkçağ, Yeniçağ ve Yakınçağı belirleyen kültürel, siyasal olaylardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
“Bir grubun topluluk olabilmesi için; 1. Bazen birincil, yüzyüze, yakın olarak da adlandırılan diğerleri ile kişisel ilişki, 2. Grup olaylarında ve toplumsal işlevlerin yerine getirilmesinde bireyin duygulu, duyarlı olması, 3. Grup tarafından yüce ve önemli görülen değerlere inanç, 4. Grubun diğer üyeleriyle dayanışma duygusu gerekmektedir”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Ortak bir coğrafya • Belirli nüfus yapılanması • Üretim biçimleri ve üretimin devamlılığı • Uzun süreli ilişki • Ortak değer, inanç, gelenek ve amaçlar • Ortak dil • Benzer veya aynı kültürel değerler • Aile, ekonomi, din, siyaset, eğitim alanında işlevsel gruplar • Gruplar arası düzenli ilişkiler
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marx’ın devleti eleştirdiği nokta ise devletin burjuva sınıfın haklarını koruyarak işçi sınıfını ezecek uygulama ve yasalar çıkarmasıdır. Marx ve Engels’in tarihsel materyalizm kuramına göre Batılı toplumlar tarihsel süreç içerisinde; ilkel komünizm, feodaliszm, kapitalizm şeklini almış ve ilerleyen dönemler komünizmin geleceğini varsaymıştır. Bu düşünce yapısına göre işçi sınıfı ihtilal yaparak haklarını savunacak ve mevcut devlet sistemi ve yönetimini değiştirecektir. Aynı şekilde Marx’ın devleti bu bağlamda baskı unsuru olarak görmesinden dolayı devletsiz bir toplumu savunmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Devletin ideolojik aygıtları olarak adlandırılan kurumlar vasıtası ile devletin şekillendiğini belirten Althusse bu aygıtları; • Dinsel • Aile • Hukuki • Siyasal (değişik partileri de içeren sistem) • Sendikal • Haberleşme (basın, radio-tv) • Kültürel (edebiyat, güzel sanatlar, spor) şeklinde sıralayarak belirtmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Din ve devlet işlerinin ayrılması olarak tanımlanan laiklik, yüzyıllarca geçmişi olan bir mücadelenin sonucu olarak var olmuştur. Avrupa’da Orta Çağ karanlığının baş aktörü olan kilisenin egemenliğine karşı aklın egemenliğinin savunulması savaşında kilisenin mağlup olmasıyla ortaya çıkmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Laiklik sayesinde Avrupa’yı karanlığa gömen din egemenliği ortadan kalkmış, dogmanın yerini akıl ve pozitif bilim almıştır. Aydınlanma çağı denilen bu dönemden sonra Avrupa Orta Çağ karanlığından kurtulmuş ve bugünkü çağdaş, bilimde ve sanatta gelişmişlik düzeyine ulaşmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlkçağlarda Eski Mısır ve Eski Roma uygarlıklarında iktidar gücü kutsallaştırılmıştır. Yönetim tanrısal iradenin bir ürünü olarak kabul edildiğinden kutsala gösterilen itaat yönetime de gösterilmiştir. Böylece yönetenler egemenlik güçlerini tanrısal bir iradenin yansıması olarak sunmuşlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsanların kültürel yaşam biçimleri, bir anlamda sosyal anlamdaki süreçleri etkilediği gibi, psikolojik faktörleri de beraberinde getirmiştir. Coğrafyanın koşulları, kültürel birikim ve insanın yaşam mücadelesi içerisinde tutunmaya çalıştığı yapı, bir birliktelik doğurmuştur. Bu yüzden, din, İnsanın doğaya karşı kendisini savunma ihtiyacından ortaya çıkmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 118 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.