Bağımsızlık dönemi Özbek edebiyatı hangi yıl başlamıştır?
Yayımlanmış cevap
1991
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
152 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
1991
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sultan Akbariy
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gazetecilik (publitsistika)
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihî kökene sahip Türk halklarından biri de Uygurlardır. Türkçe kaynaklarda Uygur adı ilk defa Bilge Kağan yazıtında, Uygur ilteberi’nin adında geçmektedir. Çin kaynaklarında ise Hui-hu, Hui-ho, Hoei-ho, Wei-ho, Wei-wu gibi çeşitli şekillerde geçer. Ebulgazi Bahadır Han’ın, Şecere-i Türk adlı eserinde ise Uygur adının, “itaat edici” anlamına geldiği ve uy kökünden geliştiği belirtilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uygurlar, Eski Uygurca döneminde Köktürk, Brahmi, Tibet, Sogd ve Mani alfabeleriyle birlikte daha çok Sogd yazısından geliştirilen Uygur alfabesini kullanmışlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Muhammed Sadık Kaşkariy, Ezizhan Şeciresi ve Edeplilik Şartliri adlı eserlerinde XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Doğu Türkistan’da meydana gelen siyasî ve toplumsal olayları, Uygur halkının tarihini ve bağımsızlık mücadelesini özgün bir şekilde tasvir etmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nizariy, Uygur edebiyatına klasik şark edebiyatındaki hamse örneğini de kazandırmıştır. Nevaî’nin hamsesinden ilham alarak Mahzun-Gülnisa ve Rabia-Sedin adlı destanları da yazmıştır. Nizariy, özellikle Rabia-Sedin adlı destanda dönemin sosyal düzenini, insanlar arasındaki eşitsizliği ve adaletsizliği büyük bir ustalıkla dile getirmiştir. Destanda zengin bir ailenin kızı olan Rabia ile fakir bir ailenin çocuğu olan Sadin’in hazin hikâyesi anlatılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
A. Nizariy, T. Geribiy, N. Ziyayiy’e ait birçok destan, gazel ve muhammes içermektedir ve eserin büyük bir bölümü Nizariy’e aittir. Nizariy’in Ferhad-Şirin ve Leyli-Mecnun adlı destanları, Türk şiirinin klasikleri olan Nizamî, Nevaî, Fuzulî, Ataî, Lutfî ve Kutb gibi şairlere yazdığı nazirelerden oluşmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
19. yüzyıl Uygur edebiyatının bir başka temsilcisi Bilal Nazım (1825-1900)’dır. Bilal Nazım, şiir yazmaya çok küçük yaşlarda başlamıştır. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen şair, klasik şark eserlerine de hâkimdir. Nizamî, Ömer Hayyam, Sâdî, Hâfız, Nevaî ve Fuzulî’nin eserlerini okuyarak yetişmiştir. Gerçek hayatı şiirleştirmesiyle dikkat çekmiş; hayatın içindeki sorunların, zenginlik ve fakirliğin, dostluk ve düşmanlığın şiir hâlinde halka ulaşmasını sağlamıştır. Bilal Nazım, o yıllarda sadece Doğu Türkistan’da değil, Rusya’da da tanınmıştır. Çünkü, bazı şiirleri Petersburg ve Kazan’da da basılmıştır. Gezat Der Mülki Çin destanında Uygur halkının millî mücadelesini ve kahramanlığını anlatır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kuçar ayaklanmasını ve halkın zaferini ise Molla Şakir destanlaştırır. Molla Şakir Zafernâme adlı eserinde halkını ve savaşı tasvir etmiş; Aksu’daki devlet yöneticilerini eleştirmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yakup Bey’in ölümünden sonra otuz üç yıl (1878-1911) Çin yönetiminin baskısı altında kalan Uygurlar, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında dünyada meydana gelen gelişmelerden etkilenerek tekrar bağımsızlık mücadelesine girmişler ve bu mücadele sonucunda çağdaş Uygur edebiyatının temelini atmışlardır. Bu bakımdan 20. yüzyıl, bu millî mücadeleyi konu alan eserlerin yoğunlaştığı bir dönemdir. Abdurrahman Han Goca Destanı, Uygur halkının o yıllarda maruz kaldığı bu baskı ve şiddeti anlatan en başarılı örneklerden biridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Noçi, aşağıdaki mısralarda bu haksızlığı şöyle ifade etmiştir: Zulmetse zengin beyler, Aciz fukaraya, Nasıl dayanıp durabilir, Seyit’in vicdanı. Bilgi verdi Seyit çok kere Hâkime, beye, Nazara alınmadığında Katıldı safa
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekim Devrimi: Rusya’daki 1917 Ekim Devrimi’nin başarısından sonra Marksizm Çin’e ulaşır. Ekim Devrimi’nin etkisi altında 1919 yılında Çin’de 4 Mayıs Hareketi başlar. Bu, emperyalizm ve feodalizm karşıtı bir hareketti.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceditçilik (Reformizm) hareketi, İdil bölgesi ve Türkistan’da 19. yüzyılın ortalarında ortaya çıkmış; İsmail Gaspıralı’nın 1884’te şahsen açtığı ilk Cedit okuluyla gelişmeye başlamıştır. Bu hareket, Münevver Kari’nin 1901’de Taşkent’te ilk Usul-i Cedit okulunu açmasıyla Türkistan’a yayılmıştır. Ceditçilikte ilk hedef, millî eğitim kurumlarının Avrupalılaştırılması idi. Gaspıralı İsmail Bey’in çalısmalarından ilham alınarak, 20. yüzyılın ilk yıllarında Fergana ve Semerkand’da yine Usul-i Cedit okulları açılmış ve bu okullarda Avrupa tarzında eğitim-öğretim yapmak amaçlanmıştır. Daha sonra bu okullar bütün Türkistan’a yayılmış ve Ceditçiler, fikirlerini daha iyi yaymak için 1906’dan itibaren çesitli gazete ve dergiler çıkarmışlardır. Ceditçilik, kültürel ve siyasî bir hareketti.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Abdurehim Ötkür: Ötkür, ailesini küçük yaşlarda kaybetmiş ve bir aile dostu olan Osman Hacı’nın yanında büyümüştür. İlkokul yıllarında okula gidemeyen şair, eğitimine evde devam etmiştir. Liseyi Ürümçi’de okumuş; daha sonra Şincan Üniversitesine girmiştir. Üniversite yıllarında Rus/Türk şair ve yazarların eserlerinden ilham alarak şiir yazmaya başlamıştır. Öğretmenlik ve gazetecilik de yapmıştır. 1943-1944 yıllarında Uygur halkının Şeng Şisey hükûmetinin politikalarına baş kaldırması sonucu gerçekleşen Üç Vilayet Ayaklanması’na destek olduğundan dolayı 1944’te hapse atılmıştır. 1945’ten sonra yazdığı şiirler de millî ruhla kaleme alınmıştır. 1949’da Komünist Çin’in yönetime gelmesiyle hürriyeti kısıtlanan şair, uzun yıllar hapis hayatı yaşamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dörtlü Çete: 1966-1976 yılları arasında devam eden Çin Kültür Devrimi sırasında belirlenen politikaların sürdürülmesine destek veren grubun liderlerine sonradan bu ad verilmiştir. Moa Zedong’un karısı da bu liderler arasındaydı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Miskin: Ötkür’ün şiirlerinde kullandığı mahlas.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
XIII. yy ortalarında Moğol istilasından kaçan Anadolu Türklerinden Sarı Saltuk ile sonra onun adı ile anılan diğer Türkmen aşiretleri de Balkanlara geçerek Dobruca, Babadağ ve Deliorman bölgelerine yerleştiler ve ilk Müslüman Türk cemaatlerini meydana getirdiler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı hâkimiyeti zamanında Balkan şehirleri: Silistre, Priştine, Prizren, Filibe, Üsküp, Sofya, Kırcali, Varna, Burgaz, Saraybosna, Serez, Manastır, Selanik, Belgrad, Şumnu, Bükreş, Köstence ve Razgrat önemli kültür merkezi haline geldiler, bilim, kültür ve sanatın alt yapıları, açılan mekteplerde, medreselerde ve tekkelerde şekillendi. Bu şehirlerde yüzlerce şair, yazar yetişti.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İkinci dönem: 9 Eylül 1944 yılından 11 Kasım 1989 arası yılları ihtiva eder. Bulgaristan’da sosyalist yönetimin hâkim olduğu dönem.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Roman Yazarları: Sabri Tata, Halit Aliosman, İshak Raşit.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1969-1989 yılları arasında karanlık bir dönem yaşayan Bulgaristan Türk edebiyatının önünde yeni ufuklar açıldı. 1992 yılında Kuzey Bulgaristan’ın Razgrat şehrinde Servet Tatar’ın başkanlığında Deliorman Türk Yazarlar Birliği, Güney Bulgaristan’ın Kırcali şehrinde Aliş Sait’ in başkanlığında Arda adlı Türk yazarlar birliği kuruldu. 1993 yılında da Şumen şehrinde Türkolog Resmi Şerif başkanlığında “Türk Dilini Koruma Derneği” kuruldu. Bunlara paralel “Işık”, “Hak ve Özgürlük”, “Zaman”, “Güven”, “Sabah”, “Kırcali Haber” ve “Ses” adlı gazeteler, “Ümit”, “ Kaynak”, “Kalem”, “Müslümanlar”, “Deliorman”, “Hoşgörü”, “Gönül”, “Balon” adlı dergiler, “Filiz” “Cır–Cır” “Hilal” adlı çocuk dergileri yayım hayatında yerlerini aldılar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İkinci Dünya savaşından sonra Yugoslavya devletinin sınırları içinde yer alan Makedonya’da Türkçe ilkokul ve ortaokullarda resmen okutulmaya başlandı. “Birlik” (1944-2000) adlı haftada bir defa yayımlanan çok sayfalı gazete yayın hayatına girdi. Onu “Sesler” (1966- 2000) adlı edebiyat ve fikir dergisi izledi. Daha sonra “Sevinç” (1950-2000) ve “Tomurcuk” (1957-2000) dergileri de yayın hayatında yerlerini aldılar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yeni rejim Makedonya Türklerine özgürlüğün dışında yeni ekonomik sıkıntılar ve yeni kültür edinimleri getirdi. İlk ve ortaokullarda Türkçe eğitimin kalitesi yükseldi, basın ve yayın hayatı daha özgür oldu. Günümüzde haftalık, “Yeni Balkan” gazetesi, aylık “Vardar”, “Köprü” dergileri Üsküp’te, “Hikmet” adlı ilmi araştırma dergisi de Gostivar’da yayın hayatını sürdürmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kosova bölgesinde, 1951 yılında Yugoslavya parlamentosunun aldığı özel bir kararla ilk ve ortaokullarda Türkçe okutulması karalaştırıldı. Priştine’de “Gerçek”, Prizren'de “Doğru Yol” dernekleri kuruldu. Türkçe radyo ve televizyon yayınları başladı. Türk tiyatrosu faaliyete geçti ve Priştine Üniversitesi’nde Türkçe Bölümü açıldı. 1970-1990 yılları arasında yayınlanan haftalık “Tan”, gazetesi “Çığ”, “Esin”, “Kuş”, “Çevren”, adlı dergilerin yayın hayatına girmesi Türk kültürünün ve edebiyatının gelişmesinde yeni bir sayfa açtı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?