Afrodit Buhurdanında Bir Kadın adlı eserinde sınıf çatışmalarına yer verirken maden işçileriyle sanayi işçilerini sömürülenler olarak gösteren yazar kimdir?
Yayımlanmış cevap
Reşat Enis.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
450 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Reşat Enis.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Üç yazarda da sosyalist öz, tek tek yazarların kişisel özelliklerini, oturmuş veya seyyal birikimlerini yansıtır. Henüz işçi sınıfı, bütünüyle toplumcu gerçekçi yöntemlerle ele alınmaz. Ancak halka dönüş, toplumsal etkinlik sürecine giren yeni bir insanı haber verir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sabahattin Ali.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orhan Kemal.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cumhuriyet sonrasında yerli sosyalist düşünce ve yerli sosyalist edebiyat bağlamındaki tartışmaların içinde adı en çok geçen yazar Kemal Tahir’dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kemal Tahir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Köyü ve köylüyü konu alan ilk köy romanları arasında bulunmaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Enstitülerden yetişen romancıların tamamı ya doğrudan veya hümanizm ve halkçılık üzerinde sosyalisttirler; köye ve köylüye bakışlarını sosyal gerçekçilik (sosyal realizm/toplumcu gerçekçilik/sosyalist realizm) belirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Köy enstitüleri.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaşadıkları gerçekleri anlattıklarını söyleyen romancıların, köylünün problemlerini gördükleri açıktır. Örneğin köyde yoksullar, zenginlerden daha çoktur. Köylüler, pozitivist ahlaktan çok geleneksel ahlaka bağlıdır. Köylerde imamlar, şeyhler, ağalar da vardır. Köylü hem topraksızdır hem de toprağını verimli kullanacak araçlardan yoksundur. Bütün bunlar, köylünün gerçeklikleri olarak işlenmiştir ve doğrudur. Ama bu çatışmaların tarafları birçok romanda aynıdır: Bir kere köyde mutlaka sömürülen büyük bir kitle, sömüren birkaç kişi vardır. Sömürülenin yanında bir öğretmen, kaymakam, hakim vs bir aydın bulunur. Sömürenler, ağadır, belediye başkanıdır ve yanında her zaman şeyh veya imam vardır. Bazen aydının vereceği savaşı, ezilenlerin içinden bir kahraman(bir genç bir kadın vs) verir. Bu ortaklıkları bir şema sayarsak, bu şemadan, Türkiye’nin sosyalist gelişmesinin köyden olacağı düşüncesi çıkmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Talip Apaydın’ın Sarı Traktör adlı romanında köyün delikanlısı, daha fazla verim elde etmek ve bu arada işaret edilen bir kişi olmak için traktör almak istemektedir. Teknolojinin tarıma girmesi sebebiyle kalkınma eserin ana düşüncesini oluşturmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kemal Tahir’in köylülüğün durağan ve değişmeyen bir yapı olmadığını, onu, farklı açılardan ele almak gerektiğini ileri sürmesi 1960’lardan sonra köye bakışta bir değişim yaşandığını göstermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bizim Köy - Mahmut Makal.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaşar Kemal.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kemal Tahir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cumhuriyeti izleyen yıllarda, işçi hareketlerinin sosyalistler tarafından yönlendirildiği görülmektedir. 1936’da çıkarılan İş Kanununun sınıfçılık şuurunun doğmasına imkan veren hata yollarını ortadan silip süpüreceği ifadeleri bulunmaktadır. Yine 1933 yılında Türk Ceza Kanunu’nun 201. maddesine getirilen bir değişiklikle işçileri işi bırakmaya zorlayanlara ağır cezalar konmuş ve 1938’de de sınıflara dayanan kuruluşlar, dolayısıyla sendikalar yasaklanmıştır. Türkiye’de henüz işçi sınıfının olmadığı, mevcut çalışmaların işçi gelişimini planlamak, hızlandırmak şeklinde algılanması gerektiğinin vurgulandığı yanı sıra bu anlayışın bile savaş sonrası hükümetlere büyük bir telaş verdiği açıklamaları bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orhan Kemal.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orhan Kemal’in kendi hayatına ve kendi çevresine benzeyen roman dünyasına girmesinde Rusya’daki yoksulları ve işçileri anlatan Maksim Gorki’nin kitaplarının önemli bir yeri olsa da asıl bilinçlenmesi Bursa Cezaevi’nde Nâzım Hikmet’le tanışmasıyla başlar. Bu süreç, yazarı, bilinçli olarak toplumsal gerçekliği anlamaya, ona tanık olup yansıtmaya götürür. Artık o, sosyal yapı içerisinde hep yoksulları, ekmek kavgasını, düzenbazlığı, yozlaşmayı, cinselliği görür ve anlatır. Çünkü, sosyal sınıflar arasındaki zıtlığın anlaşılmasının kökü mutlaka sınıf gerçeğine dayanan, insana dayanan yeni yollar aranıp bulunduğu oranda gerçekleşeceğini düşünmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bereketli Topraklar Üzerinde.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Romanda sınıfsal tepkinin en net hali Zeynel’in davranışlarından yansımaktadır. Orhan Kemal, romanlarındaki tecrübeli ve vasıflı işçileri daha bilgili, daha onurlu gösterir. Patoz ustaları da böyledirler. Hem Irgatbaşı’nın kışkırtmaları sonucunda işinden kovulan patoz ustası, hem de onun yerine gelen usta, işçi sınıfının varlığını hatırlatan ifadeler kullanırlar. Patoz ustası, işçilerle değil, Irgatbaşı’yla yer içer. Hiçbir zaman Irgatbaşı’nın işçiler aleyhine konuşmalarını desteklemez ama işçilerle beraber de hareket etmez. Elbette onun işçileri, egemen güç (ağa, ırgatbaşı, onların yardımcıları) karşısında haklı bulması önemlidir. Hele Irgatbaşı’na Emekçiyim ben, köle değil. demesi, toplumsal yapıdaki temel zıtlığı kavradığını gösterir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gurbet Kuşları.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tanzimat romanının aydınları, bazen yenileşen hayatın zararlarından, Batılılaşma taklitlerinden milletini korumak isterler; bazen batı ile doğu arasında yeni bir senteze ulaşarak örnek olurlar. Cumhuriyet romanının bazı aydınları, genel olarak Cumhuriyetin hedef ve ilkeleri çerçevesinde, eski düşünceyle, hurafelerle, savaşırlar. Bu aydınların bir kısmı, milletinde millî bir şuur uyandırmak isterler. Köy romanının aydınları, halkı, kendilerini ezen ve sömüren kişilere ve düzene karşı bilinçlendirirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Selim Işık ve Turgut Özben
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emre Taran’ın edebiyat, siyaset ve toplumsal hayat içinde durduğu yerle Selim İleri’nin durduğu yer birbirine çok benzemektedir. Emre Taran’ı bireysel olmakla suçlayan şair Atilla gibi toplumcuları, büyük ihtimalle Selim İleri de tanır.Okurum ve ben öyle yalnızız ki diyen Emre Taran da Selim İleri gibi, özgür bir ortamda her şeyin var olabileceğini ve tartışılabileceğini düşünmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’deki sosyalist fikirlerin kaynaklarına bakılırken Beşir Fuat’a da atıf yapılır. Onun biyolojik materyalizmi ve din karşıtlığı, bu atıfların yapılmasına vesile olmuştur. Gerçekte Beşir Fuat’ın yazılarında Marks’a hiç atıfta bulunmadığı gibi Avrupa ve Rusya’daki etkisine dair de bilgi yoktur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?