Refik Durbaş kaç yılında nerede doğmuştur?
Yayımlanmış cevap
Refik Durbaş 1944 yılında Erzurum'da doğmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
177 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Refik Durbaş 1944 yılında Erzurum'da doğmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Refik Durbaş 1970’ten sonra simgesel bir dil kullanarak toplumcu temaları işledi. şiirlerinde halktan kişileri, şehrin çeşitli görünümlerini yansıttı. Divan ve halk şiiri geleneğinden de yararlanmaktan geri durmadı. Durbaş'ın yer yer konuşma dilinin arasına yedirilmiş eski sözcüklerle arkaik bir hava oluşturmaya çalıştığı da görülür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cahit Zarifoğlu'nun edebiyata ilgisi Maraş'ta lise yıllarında birlikte okuduğu bir arkadaş grubuyla birlikte oluştu. Bu arkadaşlarıyla birlikte 1976’da Mavera dergisini çıkardı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Zarifoğlu, ikinci kitabı Yedi Güzel Adam (1973)’daki şiirlerle birlikte destansı söyleyişin modern örneğini vermiş ve bir yandan tasavvufa bir yandan toplumsal olana yönelmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cahit Zarifoğlu üçüncü kitabı Menziller (1977) ve son kitabı Korku ve Yakarış (1985)’ta bulunan şiirlerinde dinginliğe yönelen bir ruh durumu ile tasavvufî duyarlılığın belirgin izleri görünür. Buradaki şiirlerinde de metafizik şiir çizgisinin çarpıcı örnekleri, şiirlerinde yakalamış olduğu özgün yapı özellikleri terk edilmeden aktarılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Arkadaşları ile birlikte Mavera dergisi ve Akabe Yayınlarının kurulmasını sağlayan Bayazıt, şiirlerini Yeni İstiklal, Büyük Doğu, Edebiyat, Mavera, Yediiklim, Hece dergilerinde yayımlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Erdem Bayazıt’ın şiirinde ses ögesinin bir vurucu güç olarak öne çıkması, ses maddesinin yapının aslî unsuru olmasından dolayı genellikle kaçınılmaz bir durumdur. Ses, anlamın sadece mahfazası değil, aynı zamanda yönlendiricisi olarak görüldüğü için bu ögenin etkili kullanımı özel bir önem taşıyor. Hatta şiir dilinde anlamın sık sık sesin arkasında, sesten beslenen, kendisini sesin gücüne teslim eden bir yapı içerisinde varlık bulması da görülmektedir. Bununla birlikte ses, şiirin öteki ögelerinin taşıması gereken estetik gerilimi tek başına üstlenebilecek bir güce sahip olduğu için dışa dönük, topluma dönük şairlerde okuru daha çabuk etkilemenin bir yolu olarak da kullanılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?