Makalât kimin eseridir?
Yayımlanmış cevap
Hacı Bektaş Veli’nin Arapça eseridir. İslam dininin her kesimden insanının anlayabileceği şekilde anlatıldığı bir eserdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
287 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Hacı Bektaş Veli’nin Arapça eseridir. İslam dininin her kesimden insanının anlayabileceği şekilde anlatıldığı bir eserdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
XIII. yüzyıl Anadolu’sundaki insanlar, buhranlar, istilâlar ve isyanlarla mustariptir. Bu sosyal romantizmin içinde tekkeler; insan gönüllerini aşka ve Allah’a kanatlandırmakla topluma bir ümit, bir huzur ve bir teselli kaynağı olmuşlardır. Dolayısıyla bir taraftan Anadolu Selçuklular’ın sofîlere derin saygı göstermeleri, öte yandan Moğol istilâsından kaçan büyük sofîlerin Anadolu’yu vatan edinmeleri bunda etkili rol oynamıştır. Türkistan’dan, Horasan’dan ayrılan nice sofî, Irak ve Suriye gibi ülkeleri de denemekle beraber, kendi iman hayatlarına en uygun çevreyi Anadolu’da bulmuşlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yûnus; tefsir, hadis, kelâm, tasavvuf gibi islamî ilimleri okumuş, aruzla şiir yazabilecek kadar edebî bilgilere vâkıf, Şiirazlı Sâdi’nin bir gazelini nazmen Türkçeye çevirecek kadar Farsçaya aşina bir şairdir. Arap, İran ve Yunan mitolojilerini az da olsa bilen bir mutasavvıftır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kur’an-ı Kerim’deki ayetleri inceleyen bu ilim, ayetlerin muradına uygun bir şekilde anlaşılmasını sağlamayı gaye edinmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hz. Muhammet’in sözlerini ve davranışlarını inceleyen bir ilim dalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İmanî esasların akli delillerle ispat ve izah edildiği ilim dalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yûnus’un doğum yeri hakkındaki bilgimiz de yetersizdir. Ancak Hacı Bektaş Velayet-nâmesi’nde Yûnus’un Sivrihisar’ın Sarıköyü’nde doğduğu kayıtlıdır. Bu bilgiyi, Mecdî ve Lâmiî de teyit etmektedir. Yani Şakayık’ta Yûnus’un şeyhi Tapduk Emre’nin Sakarya Nehri’ne yakın bir yerde ikamet ettiği, Yûnus’un ise, Bolu civarında bir yerde oturduğunu belirtir. Nefahat Tercümesinde ise Yûnus’un Kütahya Suyu’nun üzerinde, o suyun Sakarya’ya karıştığı yere yakın bir mahalde yattığını söyleyerek Velayetnâme’nin verdiği bilgiyi doğrular. Âşık Çelebi de Meşairü’ş- Şuâra adlı eserinde Yûnus Emre’nin Bolulu olduğunu zikreder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yûnus Emre “Yûnus” olduğunu söyler. Yûnus Emre, şiirlerinde mahlas olarak; “Yûnus, Yûnus Emre, Âşık Yûnus, Bî-çare Yûnus, Miskin Yûnus, Derviş Yûnus, Koca Yûnus, Tapduk Yûnus Dedem...” gibi adlar kullanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mahlas: Şairlerin şiirlerinde asıl adlarının yerine kullandıkları takma isimlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yûnus’un mezarının nerede olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Belgelerin azlığı ve onu sevenlerin çokluğu sebebiyle, Anadolu’nun muhtelif yerlerinde ve Azerbaycan’da ona ait birçok mezar gösterilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kolay görünen, ancak benzeri söylenmeye çalışılınca zor olduğu anlaşılan söz sanatıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eserleri: Yunus Emre’nin Risâletü’n-Nushiyye ve Divânı olmak üzere iki eseri vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu asırda Sâid Emre ve Kaygusuz Abdâl, Yunus’un en önde gelen muakkiplerindendir. Aynı asır Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı şairlerinden Gülşehrî, Âşıkpaşa, Eflâkî Dede ve Elvan Çelebi’yi de zikredebiliriz. Bunlardan Kaygusuz Abdal; tam manasıyla bir Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı şairidir. Zira onun eserlerinin temeli “din, tasavvuf, vecd, bilim, sevgi, hoşgörü vb.ler”dir. O, tasavvufî vecd ve heyecan bakımından en az Yunus Emre kadar başarılı şiirler vermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Velilerin kerametlerini ve menkıbelerini içeren eserlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kaygusuz Abdal’ın manzum eserleri; Divân, Gülistân, Mesnevî-i Baba Kaygusuz (I-II-III ), Gevhernâme ve Minbernâme'dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kaygusuz Abdal’ın mensur eserleri; Budalanâme, Kitâb-ı Miğlâte, Vücûdnâme ve Risâle-i Kaygusuz Abdal'dır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kaygusuz Abdal’ın manzum artı mensur eserleri Saraynâme ve Dil-güşâ'dır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
XV. yüzyıl Anadolusu’nda; “Dîni-Tasavvufî Türk Edebiyatı”, özellikle çeşitli coğrafyalarda bulunan Türk toplulukları arasında fikrî, dinî ve mimarî yönden bütün canlılığı ile gelişiyor ve merkezden muhite doğru yayılıyordu. Bu yayılma esnasında XV. yüzyıl Anadolusu’nda gittikçe güzelleşen bir mimari ile kurulan ve sayıları süratle çoğalan “mescitler, camiler; medreseler, tekkeler, türbeler; sebiller, çeşmeler vb.” dinî hayat kadar Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatının da yücelmesine vesile olan abide eserler ortaya konuluyordu. Böylece aynı çağ Anadolusu’nda Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı bir çığ gibi büyüyordu. Eserler fazlasıyla veriliyordu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mevlâna Celâleddin-i Rumî, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre vb. gibi büyük mutasavvıfların kendi dönemlerinde ortaya koydukları zengin tasavvufî hayatın, XV. asırda bunları örnek alan Alâaddin Gaybî (Kaygusuz Abdal), Hacı Bayram Veli, Akşemseddin, Yazıcıoğlu Mehmed, Gülşehrî, Süleyman Çelebi, Eşrefoğlu Rûmî, Kemal Ümmî, Emir Sultan, îbrâhim Tennurî, Rûşeni, fiirâzî vb. pek çok şair de yetişmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yüzyıl şairlerinden Süleyman Çelebi’nin Vesiletü’n Necat’ı, şekil itibariyle divan tarzında ise de muhteva itibariyle Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı edebî mahsulleri arasındadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihimize “Fatih Rönesans’ı” tabiriyle geçen sosyal hayat ve nizamıyla muhteşem bir yapıya bürünen Osmanlı-Türk Devleti’nin bu asrı, Fatih’i yetiştiren büyük bir mutasavvıfın da yaşadığı devirleri içine alır. Akşemseddin adıyla anılan bu büyük veliden günümüze dinî-tasavvufî ve tıbbî bazı eserler kalmıştır. Akşemseddin’in yazmış olduğu Divân, bu güne kadar ortaya çıkmamışsa da bazı ilâhîleri, eski mecmua ve cönklerde mevcuttur. Onun sufîler redifli ilâhîsi sofilerin bütün özelliklerini ortaya koyduğu gibi, Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatının da genel mahiyetini belirlemiş olmaktadır. Zira, sufîlerle ilgili bütün bilgi ve ıstılahlar, Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatının bünyesinde incelenmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yüzyılda; Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı, Yunus Emre’den beri, onun yolunda bir şair yetiştirmemekle beraber, aynı yolda eserler vermeye devam ediyordu. Tekkelerde ve tekke mensupları arasında bestelenerek okunmak için yine ilâhîler söyleniyordu. Mutasavvıf halk şairleri bu ilâhîleri, yine Yunus Emre tarzında ve onun yolunda söylüyorlardı. Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı şairleri içinde medreseden yetişenler ve divan tarzı şiirler söyleyenler de eksik değildi. Bunlar, şiirlerini umumiyetle aruz vezniyle ve gazel tarzıyla yazıyorlardı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hacı Bayram Velî’nin asıl adı Nûman’dır. Ankara yakınlarındaki Solfasol (Zülfadl) köyünden Koyunlucalı Ahmed’in oğludur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kendisi kuvvetli bir medrese (üniversite) tahsili görmüş, ilim yolunda “müderrisliğe-profesörlüğe” kadar yükselmiştir. Müteâkiben Ankara’da Kara Medrese-Melike Hatun Medresesi’nde “Müderris-Profesör olarak” hocalık yapmıştır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hamidüddin Aksarayî (Somuncu Baba) tarafından Şeyh Şücâ vasıtasıyla Kayseri’ye davet edildi. Burada şeyhinin bazı kerametlerini açıkça gören Hacı Bayram Velî, ona intisap etti ve müderrisliği terk ederek büyük bir ruhî istidat gösterip tasavvuf-tefekkür ve iman yolunu seçti.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?