Yol gösterme, kılavuzluk, delil ve alamet olma, işaret etme anlamlarına gelen söz nedir?
Yayımlanmış cevap
Delâlet
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
99 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Delâlet
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İştikak
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İştikak
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Seci
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mutarraf seci, Mütevâzî seci, Murassa’ seci
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarsî’
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Müvâzene
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İltizâm
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İrsâd
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İ’âde
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Akis
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Serikat-i şi’riyye “bir şairin başka bir şaire ait şiiri ya olduğu gibi ya da üzerinde birtakım değişiklikler yaparak alıp kendine mal etmesi” olarak tanımlanmaktadır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Akd ü hall şiir olarak söylenmiş bir sözü düz yazı, düz yazı ile söylenmiş bir sözü de şiirle ifade etmek anlamında bir terimdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Serikat-i şi’riyye konusuyla da ilgili iki edebî terimdir. Nazîre bir şairin başka bir şairin şiirini örnek alarak onunla aynı vezin ve kafiyede yazdığı şiire denir. Nazîreye cavap da denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Asıl anlamı ateş yakmak için kor almak olan iktibâs, bir terim olarak manzum ya da mensur herhangi bir metinde bir ayetin ya da hadisin tamamını ya da bir kısmını alıntı yoluyla kullanmak şeklinde tanımlanabilir. Hadislerden yapılan iktibâslara tenvîr de denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mecelle, Osmanlı dönemindeki ilk medeni kanunun adıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Îrâd-ı mesel, bir önermeyi desteklemek ya da ispat etmek için bir atasözünü ya da hikmetli bir sözü delil olarak kullanmaktır. Bu sanata irsâl-i mesel de denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Asıl anlamı bir şeyi bir şeyin içine koymak ve gizlemek olan tazmînin terim anlamı, bir şairin başka bir şaire ait şiirden bir mısraı, bir beyti ya da iki beyti kendi şiirine almasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Asıl anlamı bir şeye bir an göz ucuyla bakmak olan telmîh, bir söz içerisinde bir kıssaya, bir efsaneye, tarihî bir olaya veya bir ayete ya da hadise, meşhur bir darb-ı mesele, bir inanışa işaret etmek anlamında bir edebî terimdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Asıl anlamı gizlenen ve karışık gösterilen şey olan muammâ, remiz ve îmâ yoluyla; yani, doğrudan değil dolaylı olarak işaret ile bir isme delâlet eden sözdür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
On iki burcun harf ve sayı olarak karşılıkları şunlardır: Hamel=sıfır; Sevr=elif, 1; Cevzâ (İkizler)=bâ, 2; Seretân (Yengeç)=cîm, 3; Esed (Arslan)=dâl, 4; Sünbüle (Başak)=he, 5; Mîzân (Terazi)=vav, 6; Akreb (Akrep)=ze, 7; Kavs (Yay)=ha, 8; Cedy (Oğlak)=tı, 9, Delv (Kova)=ye, 10; Hût (Balık)=yâ, 11
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Muammâda sadece “esmâü’l-hüsnâ (=Allah’ın isimleri)” ve insan ismi gizlenir. Lügaza ise bunların dışında her şey konu olabilir. • Üslûpları farklıdır. Muammâda soru sorulmaz. Lügazlar ise “nedir ol kim...” gibi ifadelerle başlar. Diğer bir ifade ile muammâ âşıkane, hikemî, tasvirî ve benzeri nitelikte şiirler ile yazılır, bu tarz şiirler içine gizlenir. Muammânın başında bir isim yazılmamışsa çoğu zaman orada bir muammâ bulunduğunun farkına varmak mümkün değildir. Ama lügazda şiirin bir bilmece içerdiği açıktır. • Muammalâra göre lügazlar daha uzun metinlerde bulunur. • Muammâyı çözmek lügaza göre çok daha zordur. Çünkü muammâyı çözme yukarıda işaret edildiği gibi derin bir dikkat, keskin bir zekânın yanısıra üç dil ile ilgili bilgi, geniş ve derin bir kültür gerektirir. Lügazların çözümü ise çoğu zaman pratik zekâya bağlıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Telmî’, bir şairin Türkçe şiirinin bazı mısralarını ya da mısraların bir kısmını Arapça veya Farsça olarak söylemesidir. Şiirde bulunan Arapça veya Farsça mısralar bir başka şaire ait olmamalıdır. Aksi taktirde yapılan işlem telmî’ değil tazmîn olur
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sihr-i helâl, beyit arasında hem kendisinden önceki sözlerin sonu hem de kendisinden sonraki sözlerin başı olabilecek şekilde söz söylemektir. Bu söz tek sözcük olabileceği gibi birden fazla sözcük de olabilir. Sihr-i helâlin doğru bir şekilde yapılmış olması için her iki ihtimalde de beytin anlaşılabilir ve açık bir anlatıma sahip olması lâzımdır. Sihr-i helâlin bir başka anlamı da “güzel ve veciz söz”dür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Arap alfabesindeki harflerin sayı değerlerini esas alarak bir olayın tarihini veren bir kelime, bir cümle, bir mısra ya da bir beyit söylemeye ya da yazmaya tarih düşürme denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?