Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
376 sorunun metninde arama yapabilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Aile, çocuğun eğitiminin ve sosyalleşmesinin başladığı ilk yerdir. Ayrıca aile bireyler arasında etkileşimin en fazla olduğu kurumdur ve çocuğun tutum ve değerlerinin oluşumunda aile bireyleri arasındaki bu etkileşim önemlidir. Çocuğun aile içinde kazandığı tutum, davranış ve kişilik özellikleri çocuğun ilerideki yaşamında da etkilidir. Dolayısıyla anne-babalar çocukların fiziksel, bilişsel ve psikososyal yönlerden bir bütün olarak gelişmesini sağlamak ve onların yaşadığı sorunlara çözüm bulabilmek için çocuklarına yardım etmek durumundadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ailelerin, çocuklarını büyütürken onlara yiyecek, giyecek, barınma, sağlık ve güvenlik sağlama gibi sürekli sorumlulukları bulunmaktadır. Bunun yanı sıra ailelerin, çocuğun eğitimsel çabalarını desteklemekte ve ona toplumun beklentilerine uygun davranışlar kazandırmak gibi yükümlülükleri de vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Günümüzde ailelerden çocuklarının tüm gelişim alanlarını destekleyici ev ortamı sunarak, sorgulayıcı, sorun çözen ve demokratik bireyler yetiştirmesi de beklenmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir çocuğun sosyal ve okul yaşamındaki başarısını etkileyen en önemli etmenlerden biri, Ailenin eğitim görevidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocuğun eğitiminde, okul ve ev yaşantısı arasında bir paralellik sağlandığında olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Bu nedenle ailelerin çocuğun eğitimine katılmaları, çocukların daha iyi yetişmelerinde önemli bir yaklaşımdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Okulun, eğitim ve öğretimi gerçekleştirirken ailenin çocuk üzerindeki etkilerine dayanmak ve onlardan hareket etmek durumunda olması, okulun aile ile iş birliği yapması anlamına gelmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğitimde belirlenen amaçlar doğrultusunda, çocuğa gerekli davranışların kazandırılması amacıyla okul ve ailenin deneyim, yaklaşım ve bilgilerini paylaşması ve birlikte hareket etmesi olarak tanımlanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Okul aile iş birliğinin temel amacı, okul ile ev arasında köprü oluşturmak ve çocuğun eğitim öğretim sürecindeki olumsuzlukları gidererek bu süreçte çocuğa destek olmaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Adı basılı kaynaklarda ilk geçen düşün insanı Tales’dir (MÖ 6.-5. yüzyıl). Daha sonra onun ekolü Milet Okulu olarak adlandırılacaktır. Bu düşünürler doğa felsefecileri (filozofları) olarak da anılmışlardır. Bu okulun iki önemli düşünürü Anaksimander (Anaksimandros) ve Anaksimenes’tir. Tales ile başlayan bu akımı birçok alan yazın materyalist felsefenin başlangıcı sayarlar. Bu yaklaşım çok da yanlış olmaz çünkü o güne kadar her şeyi doğaüstü güce bağlayan bir düşün sisteminden “yaşam, ölüm, meydana gelme” gibi kavramlar sorgulanmaya başlanmıştır. Dünya’yı evrenin merkezi olarak kabul edilmesi de bu dönemle başlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doğa filozofları, evreni bilme üzerine odaklanır. Bunlar kendilerine temel maddenin ya da nedeninin ne olduğunu sormuşlar; su, hava, ateş, toprak, atom vb. şeklinde de yanıt vermişlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tümdengelim genel ilke, kural, yasa veya kuramlardan hareket ederek özel bir olayı, durumu ya da örnekleri inceleme ve açıklama yöntemidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu dönemin güçlü figürü Büyük İskender olup, en önemli şehir merkezi İskenderiye’dir. Dönemin önemli düşün insanları; • Erastosthenes (Eratosten) matematik-astronom, • Eukleides (Öklit) geometri, • Arkhimedes (Arşimed) mekanik, • Ptolemy (Batlamyus) astromomi, • Galenos (Gailen) tıp-fizyoloji alanındaki bazı önemli isimlerdir. Batlamyus’un yer merkezli evren tanımı (geosantrik) 1200 yıldan fazla kabul görmüştür. Helenistik dönem Roma İmparatorluğu’nun İskenderiye’yi alması ile sonlanmaktadır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ortaçağ Avrupası’nda Hristiyanlığın baskın etkisi bilimsel çalışmaları olumsuz etkiledi. Bu dönemde bilim yapma yerine dinsel dogmaların akılla açıklanma yolu seçildi. Öte yandan doğuda İslam’ın bilim üzerine etkisi oldukça pozitifti. Bilim gerek Müslüman gerekse Müslüman olmayan bilim insanlarının ortak çabalarıyla gelişmeye başlamıştır. Özellikle Antik Yunan, İran, Hint ve diğer medeniyetlerden yapılan bilimsel çeviriler bu gelişimin önemli unsurlarıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aydınlanmayı insan aklının kullanılması, uyanış, hurafelere, ezilmişliğe, dogmatizme direnişin taşlarının döşendiği bir zemin ve en önemlisi eşitliğe açılan bir kapı olarak kabul edebiliriz. Bu dönem, insanın tanrı, bilim ve doğa ile olan ilişkilerini toplumsal değişim çerçevesinde sorgulamaya başladığı süreçtir. Bugünün post-modern kurumları içerisinde adını özenle anmaktan kaçınsak bile üretim araçları üzerinden sınıfsal bir mücadelenin tanımlanmasının pik yaptığı noktadır. Egemen güç olan feodalite-kilise iş birliğine karşı bir başkaldırıdır. Kısaca mistizm yerine akıl; ezilmişlik yerine özgür bir toplum kurma hevesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilimin belli başlı karakteristikleri şöyle ifade edilebilir: • Bilim doğal dünya sorunlarına odaklanır, yani olgusal ve materyalisttir. Bilim genellikle gözlenebilen, somut, duyularla algılanabilen olay ve olguları konu edinir. • Bilimin amacı evreni ve doğayı mantıksal düşünme yollarıyla açıklamaya çalışmaktır. Bilimsel etkinliklerde tümevarımsal ve tümdengelimsel yöntemler kullanılarak olgular arası ilişkileri açıklamaya çalışır. • Bilim veri ve/veya kanıt temellidir. Bilimsel bir çalışma belirli bir süreçte toplanan somut verilere ve kanıtlar dayanır. Örneğin, kalıtımla ilgili bir hastalığı çalışan bilim insanları birçok insandan kalıtım örnekleri toplayarak çıkarım yaparlar. • Bilim test edilebilir düşünceleri tartışır. Bilimsel bilginin test edilebilir denenebilir bir doğası vardır. Gerektiğinde ortaya atılan fikirler çeşitli düzenekler kurularak test edilebilir. • Bilim sosyal bir etkinliktir. Bilim bireysel meraklar kadar toplumun ihtiyaçlarından köken alır. O nedenle bilim toplumla etkileşim hâlindedir. Ayrıca yapılan etkinliklerin sonuçları gerek bilimsel topluluklarla gerekse toplumla paylaşıldığında yaygın etkisi gözlemlenir. • Bilim birikimli bir süreçtir yani sonraki araştırmaların öncelidir. Geçmişte ve bugün yapılan araştırmalar ve üretilen bilgiler gelecekte yapılacakların altyapısını oluşturur. • Bilim görelidir. Yani bilimin ortaya koyduğu sonuçlar ve yorumlar hiçbir zaman, mutlak olarak nesnel ve doğru kabul edilemez. • Bilimsel tutum ve davranış bilimi etkiler. Bilime eleştirel bakabilmek ortaya atılan her türlü bilgiye, bunların doğruluk ve gerçekçiliğine kuşkuyla bakabilmeyi ifade eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocuklar doğaları gereği meraklıdır ve sürekli bir öğrenme ve araştırma isteğine sahiptir. Çocuk erken yaşlarda daha çok çevresine anlam vermeye çalışırken, ilerleyen yaşlarda etraflarında gerçekleşen olaylara karşı farkındalık kazanarak olay ve olguların sebeplerini merak etmeye başlar. Bu durum onların çevrelerini sürekli olarak gözlemleme, araştırma, inceleme ve keşfetmesine neden olmaktadır. Bütün bu davranışlar çocuğun günlük yaşamda bilimsel süreçlere girebilme yatkınlığını da göstermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocuklara bilimin erken yaşlarda öğretilmesi için altı sebep sunmuştur: • Çocuklar doğuştan gelen doğayı gözlemleme ve onu anlamaya çalışma yetilerine sahiptir. • Çocuklara bilim hakkında pozitif tutum geliştirmeleri için bilim ile erken tanıştırılmaları gerekir. • Bilimsel olgular ile çok erken yaşlarda tanışılması, ilerleyen yaşlarda bilimsel kavramların formal yollardan daha iyi öğrenilmesini sağlar. • Erken yaşlarda kullanılan bilimsel dil, ileri yaşlarda bilimsel kavramların öğrenimini olumlu etkiler. • Küçük çocuklar bilimsel kavramları anlayabilir ve bilimsel muhakeme (akıl yürütme) yapabilir. • • Bilim, bilimsel düşünceyi geliştirebilmek için etkili bir araçtır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocuklara bilimin öğretimi sürecinde çocukların kazanması amaçlanan beceriler öncelikli olarak bağımsız düşünme ve problem çözme olarak belirtilmektedir. Çocuklara bilimin öğretimi noktasında iki farklı görüş hakimdir: • Bu görüşlerden ilki çocuklara bilimsel gerçeklerin aktarılması ve ezberletilmesini savunurken; • Diğer görüş bilim öğretiminin bilimsel bilgi ve kavramların ezberletilmesinden ziyade bilimsel süreç becerilerinin edinilmesi ile çocuğun çevreyi araştırıp öğrenmesi olduğunu savunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teknolojinin etkisinin olduğu gelişim alanları kısaca şöyle açıklanabilir: • Teknolojinin Sosyal ve Duygusal Gelişime Etkisi: Teknoloji doğru pedagojik stratejiler ile kullanıldığında çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerini, iş birliği ve paylaşma becerilerini, sorumluluk alma becerilerini, bir görevi tamamlama motivasyonunu, liderlik rollerini paylaşmalarını ve girişimciliklerini olumlu etkileme potansiyeline sahiptir. • Teknolojinin Dil Gelişimine Etkisi: Teknoloji sağladığı motivasyon ve olanaklar aracılığıyla dil gelişimine (karmaşık ve uzun cümleler kurabilme, akıcı konuşabilme gibi) olumlu katkılarda bulunabilir • Teknolojinin Psikomotor Gelişime Etkisi: Teknolojik cihazlar her ne kadar çocukları hareketsizliğe itebilse de geliştirilebilecek uygun donanım ve yazılımlar ile küçük kas becerileri, el ve göz koordinasyonu, görsel beceriler gibi motor becerilerinin gelişimine olumlu katkıda bulunulabilir. • Teknolojinin Bilişsel Gelişime Etkisi: Teknoloji, çocukları aktif düşünme süreçlerine dahil ederek daha etkili öğrenmeye yardımcı olmakta ve soyut yaşantıların daha somut ve kişisel yaşantılara dönüştürülmesini sağlamaktadır. Ayrıca çocukların yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme ve transfer etme becerileri gibi üst düzey becerilerini geliştirmektedir. • Teknolojinin Öğrenmeye Eğilime Etkisi: Teknoloji aracılığı ile çocuklar farklı öğrenme ortamları ve süreçlerine dahil edilerek, onların bireysel farklılıklarını ve öğrenme stillerini ön plana çıkarır ve çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre öğrenmeleri sağlanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilim okuryazarlığı tanımına ilişkin ifadeler şöyle sıralanabilir: • Doğaya, bilimin hedef ve sınırlılıklarına ve bilimsel yaklaşımlara karşı olumlu tutum geliştirme, • Doğaya, teknolojinin hedef ve sınırlılıklarına ve teknolojinin bilimden nasıl farklılaştığına karşı olumlu tutum geliştirme, • Bilim ve teknolojinin nasıl çalıştığı (araştırma destekleri/fonları, bilimsel uygulamaların yapılagelme biçimleri, ve araştırma ve geliştirme arasındaki ilişki gibi) hakkında bilgi sahibi olma, • Bilim, teknoloji ve toplum arasındaki karşılıklı ilişkiler ve bilim insanlarının toplum içerisinde karar verici rolleri hakkında olumlu tutum geliştirme, • Bilimsel dil ve yapılar hakkında temel bilgi birikimine sahip olma, • Sayısal verilerin, özellikle de olasılık ve istatistik ile ilgili olanların, nasıl yorumlanacağı ile ilgili temel kavrama, • Teknik bilgi ve teknolojik ürünleri özümseme ve kullanma beceri ve yeterliliğine sahip olma, • Bilim ve teknoloji ile ilgili konularda bilgiye nasıl ulaşacağı konusunda fikir sahibi olma.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilim okuryazarlığının on karakteristiği şöyle listelenebilir: • Temel bilimsel fikirleri anlama, • Bilimi ve bilimin uygulamalarını anlama, • Neyin bilim olduğunu anlama ve bilimsel ile bilimsel olmayan bilgiyi ayırt edebilme, • Bağımsız ve yaşamboyu bilimi öğrenen bir birey olmaya istekli ve yeterli olma, • Problem çözmede bilimsel bilgiyi kullanabilme, • Sosyobilimsel konulara dahil olmak için gerekli entelektüel bilgi birikimine sahip olma, • Bilimin doğasını ve özellikle kültürle etkileşimini anlama, • Bilimi ve onun merak hissi uyandıran özelliğini takdir etme, • Bilimin risk ve fayda içeren yapısı hakkında bilgili olma, • Bilim hakkında eleştirel düşünebilme ve bilimsel uzmanlaşma.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fen ve Teknoloji okuryazarlığı yedi boyut altında açıklanmıştır: • Fen bilimleri ve teknolojinin doğası, • Anahtar fen kavramları, • Bilimsel süreç becerileri, • Fen-Teknoloji-Toplum-Çevre (FTTÇ) ilişkileri, • Bilimsel ve teknik psikomotor beceriler, • Bilimin özünü oluşturan değerler • Fen’e ilişkin tutum ve değerler olarak belirlenmiştir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teknoloji okuryazarlığı, Uluslararası Teknoloji Eğitim Kurulu olan ITEA tarafından yayınlanan “Teknoloji okuryazarlığı için Standartlar: Teknolojik Çalışmalar için İçerik” ve “Tüm Amerikalılar için Teknoloji Projesi” isimli çalışmalarda teknolojinin ne olduğunu, nasıl ortaya çıkarıldığını, toplumu nasıl şekillendirdiğini ve toplum tarafından nasıl şekillendirildiğini bilme ve teknolojinin kullanılmasında tarafsız ve pratik olma olarak açıklanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilme, kavrama, seçme ve uygulama becerilerini içeren faktörler şöyle sıralanabilir: • Teknolojinin faaliyet alanı ve özellikleri, • Teknolojinin temel kavramları, • Teknolojiler arasındaki ilişkiler ve teknoloji ile diğer alanlar arasındaki bağları.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Erken çocukluk dönemi, çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal becerilerinin en hızlı geliştiği ve ileriki dönemler için temel becerilerin kazanıldığı süreçlere denk gelmektedir. Çocuklar bilimsel kavramlar dahil bir çok kavramı, var olan kavramları genişletmelerini ve yeni kavramlar üretmelerini sağlayan yöntemleri bu dönemde kazanırlar. Buna ek olarak bu yaştaki çocuklar günlük yaşantılarında kullandıkları ve kullanacakları pek çok yeteneği bilimsel süreçleri kullanarak edinirler. Tüm bu noktalar göz önünde bulundurulduğunda erken çocukluk döneminin bilimsel tutum, bilgi ve becerilerin geliştirilmesindeki kritik önemi ortaya çıkmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 78 çoktan seçmeli, 0 görselli ve 298 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.