Çalışma ilişkileri nedir?
Yayımlanmış cevap
İşgücü içerisindeki farklı statü kategorileri arasındaki, üretim sürecinden kaynaklanan ilişkilerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
511 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
İşgücü içerisindeki farklı statü kategorileri arasındaki, üretim sürecinden kaynaklanan ilişkilerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Siyasi açıdan bakıldığında, otoriter tek parti yönetimi, bireysel alanda sınırlı da olsa işçileri koruyucu düzenlemeler yaparken, toplu iş ilişkileri alanında otoriter ve baskıcı düzenleme ve uygulamalara gitmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çalışma ilişkileri tarihi her ne kadar bir kurumsallaşma tarihi olarak belirginleşse de, mutlak anlamda bir kurumsallaşmadan söz etmek olanaklı değildir. Yani, kurumsallaşma düzeyi ülkeden ülkeye ve dönemden döneme değişebilmektedir ve sınırlılıkları da mevcuttur. Özellikle son dönemlerde yeryüzü ölçeğinde yaşanan bazı gelişmelerin, çalışma ilişkilerinin kurumsallaşması üzerinde olumsuz etkiler yaptığı gözlenmektedir. “Küreselleşme” olarak kavramlaştırılan gelişmeler çerçevesinde, son yıllarda birçok ülkede sendikalaşma oranlarının düştüğü, toplu pazarlık kurumunun çalışma koşullarının belirlenmesindeki ağırlığının azaldığı görülmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Her şeyden önce, kurumsal bir yaklaşım, özenli davranılmadığı takdirde, statiklik tehlikesi taşımakta ve kurumlar veri olarak kabul edilirken, kurumların oluşumuna ve değişimine neden olan gelişimler göz ardı edilebilmektedir. Oysa, kurumlar birçok etki altında ortaya çıkmakta, gelişmekte ve değişmektedirler. Bu nedenle, yaklaşım, kurumları temel almakla birlikte, onları veri olarak kabul etmemeli, kurumlardaki değişimi de göz önüne alabilmelidir. Kurumlardaki değişim ise kurumlarla, onları çevreleyen ve oluşumları üzerinde etkide bulunan ekonomik, toplumsal, siyasal vb. faktörler arasındaki etkileşim incelenmeden anlaşılamayacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’de ilk defa, çalışma ilişkilerini bireysel ve toplu boyutlarıyla düzenleyen ve dönemine göre bütüncül olarak nitelendirilebilecek bir yasa çıkarılmaktadır. 1936 tarihli iş kanunu, daha sonraki dönemlerde Türk çalışma ilişkilerinin çerçevesini çizen temel metin olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dışsal etkiler iki farklı kategoride değerlendirilebilir: i. Bir ülkenin dış dünya ile olan iktisadi, siyasi, toplumsal vb. tüm ilişkileri, o ülke üzerinde etkide bulunmaktadır. Bu ilişkiler çerçevesinde ortaya çıkan dışsal etkiler, çalışma ilişkileri alanı dışına olabileceği gibi, bu alana da olabilir. ii. Dış dünya ile kurumsal düzeyde gerçekleştirilen ilişkiler ve bu çerçevede değerlendirilebilecek normlar da ülkeyi etkiler. Bu etkiler, özellikle çalışma ilişkileri alanına yönelik olarak faaliyette bulunan uluslararası kuruluşlardan olduğu kadar, diğer uluslararası kuruluşlardan da olabilir. Genel düzeyde, örneğin Türkiye ile üyesi olduğu Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşlar arasındaki ilişkiler, çalışma hayatı üzerinde de etkiler yapar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
bu temel metinde, iş mücadelesi araçları olarak grev ve lokavt yasaklanmakta, sendikalar konusunda bir düzenleme yapılmamakta, işçi temsilciliği kurumu düzenlenmekte, iş uyuşmazlıklarının çözümünde ise zorunlu tahkim sistemi getirilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu dönem, iktisadi açıdan sürekli bir büyümenin sağlandığı, siyasi açıdan çok partili döneme geçilmiş olmakla birlikte batı tarzı bir demokrasinin koşullarının oluşturamadığı bir dönem olarak belirginleşmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir şeyin kurumsallaşmış olarak kabul edilebilmesi için, hukuk sistemi içerisinde, mevzuatla formel bir biçimde düzenlenmiş olması gerekmez. Çalışma ilişkileri tarihinden örneklersek, bazı ülkelerde bireysel ve toplu iş ilişkilerine ilişkin belirli hususların, yasalarla belirlenmediğini, ancak zaman içerisinde çalışma ilişkilerinin taraflarınca ve toplumca kabul edildikleri ve uygulandıkları için kurumsallaştıklarını görürüz. Günümüz itibariyle dahi bazı ülkelerde, örneğin İngiltere’de, endüstri ilişkileri sisteminin oluşmasında ve işlemesinde yasalar çok sınırlı bir rol oynamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
kurumsallaşma, salt hukuki olmamakla birlikte çoğu durumda, hukuksal boyutu olan bir süreçtir. Hukuk, sınırlayıcı, düzenleyici ve koruyucu rolünü böylece oynamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası Çalışma Örgütü
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Bir ülkenin dış dünya ile olan iktisadi, siyasi, toplumsal vb. tüm ilişkileri, o ülke üzerinde etkide bulunmaktadır. Bu ilişkiler çerçevesinde ortaya çıkan dışsal etkiler, çalışma ilişkileri alanı dışına olabileceği gibi, bu alana da olabilir. • Dış dünya ile kurumsal düzeyde gerçekleştirilen ilişkiler ve bu çerçevede değerlendirilebilecek normlar da ülkeyi etkiler. Bu etkiler, özellikle çalışma ilişkileri alanına yönelik faaliyette bulunan uluslararası kuruluşlardan olduğu kadar, diğer uluslararası kuruluşlardan da olabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• 1923-1946 dönemi, • 1947-1960 dönemi, • 1960-1980 dönemi, • 1980 sonrası dönem.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İktisadi açıdan bakıldığında, özellikle devletçi iktisat politikalarının izlendiği 1930’lu yıllardaki sanayileşme çabaları, işçi sayılarının artması ve büyük sanayi kuruluşlarında bir işçi toplulaşmasının oluşumu üzerinde etki yapmakta, bu da çalışma ilişkileri alanına yönelik hukuksal düzenlemeler yapma ihtiyacını arttırmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ücretsiz aile işçileri, kendilerine ait olmayan, ama aileye ait üretim araçlarıyla, ama ücret geliri elde etmeksizin çalışan kendine özgü bir kategori oluşturur. Bu kesim, ücret karşılığında bir işverene bağımlı olarak çalışmadıkları için “ücretliler” kategorisine, yanlarında ücret karşılığı işçi istihdam etmedikleri için “işverenler” kategorisine, çalışmalarını kendi sahip oldukları sermaye ve iş güçleri ile sürdürmedikleri için de “kendi hesabına çalışanlar” kategorisine girmez. Türkiye de dâhil olmak üzere, gelişmekte olan ülkelerde, özellikle tarım kesiminde geniş bir ücretsiz aile işçileri kesimi bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı İmparatorluğu’nda nicel açıdanücretliler; •Tarım sektöründeki ücretliler, •Sanayi işçileri, •Hizmet kesimindeki işçiler, •Madencilik kesimindeki işçiler, •İnşaat işçileri, •Kapitalist ev sanayii içerisindeki ücretliler, •Devlet memurları, şeklinde yedi kategoriyeayrılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı İmparatorluğu’nda Arazi Kanunu; kanunile yasalaştırılıp niteliksel olgunluk kazanıncaya kadar‘miri arazi’ diye adlandırılan tarımsal arazilerinmülkiyetinin devlete ait oluşunu sınırlayan ve ‘özelmülkiyet’ kavramını benimseyen 1858 tarihli kanundur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlk tarımsal araştırmanın yapıldığı yıl olan 1907’de, toprakların %81’i ortalama 50 dönümlük işletmelerden oluşuyordu ve bu büyüklükteki bir araziyi, dört-beş kişilik bir ailenin işlemesi olanaklıydı. 1909 tarihi itibariyle, Batı Anadolu’da ortalama çiftlik büyüklükleri ise 25 dönüm dolaylarındaydı. Uzun yıllar varlığını korumuş olan tımar sisteminin çözülüşü, tarımda büyük işletmelerin yaygınlaşarak başat hale gelmesi sonucunu doğurmamıştı. Küçük ve orta büyüklükteki toprak mülkiyetinin yanı sıra, büyük toprak sahipliği bulunuyorsa da, bunlar tarımda geniş bir ücretliler kitlesini ortaya çıkarmamıştı. Çukurova’daki pamuk üretimi gibi istisnaların dışında, ücretli işçiler kullanan kapitalist işletmelerin yaygınlaşması mümkün olmamıştı. Küçük üreticiliğe dayanan bu sistem; hem vergi toplamaya ilişkin mali gerekçelerle, hem de siyasi açıdan, merkezi otorite tarafından tercih ediliyordu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geleneksel olarak, büyük ölçüde el sanatlarına ve esnaf biçimi örgütlenmeye dayanan Osmanlı sanayii, dışa açılma sonucunda değişime uğramaya başlamış ve bu sürecin sonunda yıkımla karşılaşmıştı. Bu süreçte, Osmanlı pazarının kapitülasyonlar ve Avrupa devletleri ile imzalanan liberal nitelikli dış ticaret anlaşmaları ile bu ülkelerin sanayi mallarına açılması belirleyici oldu. 1820’lerden Birinci Dünya Savaşı’na kadar geçen yaklaşık yüz yıl boyunca Batı Avrupa ülkelerinden ithal edilen mamûl malların hacmi hızla genişledi. Sanayi Devriminin ürünlerinin rekabeti karşısında, zanaatlara dayalı üretim faaliyetleri 80 Çalışma ilişkileri Tarihi kimi dallarda direnebilmiş, pek çok dalda gerilemiş, kimi dallarda da tümüyle yıkılıp gitmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı İmparatorluğu’nda, 20. yüzyıl başlarında,sanayileşme ve buna bağlı olarak bir işçi kitlesinin ortayaçıkışıyla ilgili en önemli ve sağlıklı bilgi kaynağı, 1913-1915 Sanayi Sayımı’dır. Bu sayım, Osmanlıİmparatorluğu’ndaki her sanayi kuruluşunu değil, sadece1913 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanun-uMuvakkatı’ndan yararlanan sınai kuruluşları kapsamınaalmaktaydı. Sayım, coğrafi bir sınırlamaya da sahip olup,sadece İstanbul, İzmir, Bursa şehirleri ile Bandırma,Manisa, Uşak ve İzmit kasabalarında yapılmıştı. Sayımın,kullanılan çevirici makina gücü ve çalıştırılan işçi sayısıitibariyle de sınırlamaları bulunmaktadır. Bu nedenleSayım, İmparatorluk’taki sanayi kuruluşlarının küçük birbölümünü içeriyorsa da, önemli kuruluşlarının tümükapsama girmekteydi ve ülkenin sınai profilinin büyükbölümünü içerdiğinde şüphe olmayan bu kuruluşlar, 1908yılında çağdaş anlamıyla bir Osmanlı sanayiinin varolmadığını açık-seçik ortaya koymaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı İmparatorluğu’nda devletin ilk sınai tesisi, harp silahları imali amacıyla II. Bayezid devrinde kurulan Tophane’dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fabrika-i Hümayûnlar
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hizmetler kesimine olan yatırımların büyük ölçüde yabancı sermaye tarafından gerçekleştirilmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nedenleri; •Kâr oranının yüksekliği, •Altyapı yatırımlarının ulaştırma masraflarınıdüşürmesi ile zanaatlara dayalı yerli üretimyıkılırken, Avrupa sanayiinin tüketim mallarınaolan talep genişlemesi, •Demiryolları gibi yatırımlar Avrupa demir-çeliksanayii için önemli boyutlarda ek talep yaratması, •Geniş bir bağımlı çalışanlar kitlesi oluşturması,olarak sıralanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nedenleri; •1829’danitibaren donanmanın buharlıya çevrilmesi; •Tophane, Tersane, Darphane ve diğer devlettesislerine yakıt sağlama gereksinimidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?