Kamudaki sosyal yardımların ana işlevleri nelerdir?
Yayımlanmış cevap
• Gelir dağılımı adaleti, • Yoksullukla mücadele, • Üretim ve istihdamın artırılması, • İstihdam ile sosyal entegrasyonun pekiştirilmesi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
488 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
• Gelir dağılımı adaleti, • Yoksullukla mücadele, • Üretim ve istihdamın artırılması, • İstihdam ile sosyal entegrasyonun pekiştirilmesi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Aile Yardımları ve Süreli Yardımlar Daire Başkanlığı 2. Sağlık ve Yaşlı-Engelli Yardımları Daire Başkanlığı 3. Vakıf Hizmetleri Daire Başkanlığı 4. Kaynak Yönetimi Daire Başkanlığı 5. Proje Değerlendirme Daire Başkanlığı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Barınma Yardımları Birimi 2. Şartlı Yardımlar Birimi 3. Yakacak Yardımlar Birimi 4. Hak Temelli Yardımlar Birimi 5. Eğitim, Gıda ve Diğer Yardımlar Birimi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Yaşlı Yardımları Birimi 2. Engelli Yardımları Birimi 3. Sağlık Yardımları Birimi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Gelir getirici proje destekleri, • Kırsal alanda sosyal destek projesi destekleri, • Sosyal hizmet proje destekleri, • İstihdam eğitimi proje destekleri, • Geçici istihdam proje destekleri, • Toplum kalkınması proje destekleri temalarından oluşmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’de evsizlere yönelik hizmetler koordineli değildir. Sağlanan hizmetler sadece geçici konut sağlanmasına yöneliktir. Ayrıca mevsimlik olarak belediyelerin evsizlere tahsis ettiği mekanlarda evsizlere yönelik barınma hizmeti sunulmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Türk Kızılay Derneği • Türkiye Deprem Vakfı • Arama Kurtarma Derneği • Türkiye Taşkömürü Kurumu, Genel Maden İşçileri Sendikası ve Jandarma Arama Kurtarma
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kızılay’ın kuruluş tarihi Osmanlı döneminde 1868 tarihinde kurulmuş olan yaralı ve hasta askerlere yardım cemiyetine kadar uzanır. Kurum 1923’te Hilali Ahmer Cemiyeti, 1935’te Türkiye Kızılay Cemiyeti, 1947’de ise bugünkü adını almıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gerek ülke sınırları içinde gerekse ülke sınırları dışında afet yönetimi ve afetzedelere yardım Kızılay’ın başlıca faaliyetlerindendir. Kızılay yardım toplar ve dağıtır, çadır üretir ve dağıtır, gezici hastaneler ve aşevleri açar, hemşire ve ilk yardım elemanı yetiştirir. Kısaca afetlerde acil barınma, acil beslenme ve kısmi sağlık hizmeti sunar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1996 yılında kurulan derneğin amacı arama kurtarma konusunda faaliyet gösterecek ekipler oluşturmaktır. Derneğin üç faaliyet alanı vardır: • Arama kurtarma • Seminerler konferanslar • Eğitimler
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Ankara Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi • Ege Üniversitesi, Çocuk ve Ergen Alkol Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi • UMUD Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği • Türkiye Yeşilay Cemiyeti
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
ANATEM 1983 yılında Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde alkol ve madde bağımlılarına yönelik hizmet veren ve bu konuda araştırmalar yapan bir merkez olarak kurulmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1920 yılında İstanbul’da Hilal-i Ahdar adıyla kurulmuştur. Zaman içinde derneğin ismi değişmiş ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti adını almıştır. Derneğin amacı içki, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı toplum ve gençliğin beden ve ruh sağlığını tahrip eden bağımlılıklar yanında kumar, fuhuş, internet ve ekran bağımlılığı gibi zararlı alışkanlıklarla mücadele etmektir. Derneğin faaliyetleri arasında bağımlılara doğrudan sunulan hizmetler yer almamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ülkemizin de imzalamış olduğu 1951 sözleşmesi mütekabiliyet ilkesini içerir. Yani, sığınma talebi yapıldığında sığınmacının korunması sorumluluğu geldiği ülkeye değil, sığınma talep ettiği ülkeye yüklenmiştir. Bu sebeple her ülke bir sığınmacılık mültecilik prosedürü geliştirmekle yükümlüdür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Avrupa ülkelerinden gelenler Türkiye’ye mültecilik başvurusunda bulunabilirler. Avrupa dışından iltica etmek amacıyla Türkiye’ye gelmiş olanlar, üçüncü bir ülkeye mülteci olarak kabul edilmek için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ofisine başvururlar. Bu amaçla emniyete başvuran sığınmacılar kendilerine gösterilen ilde ikamet etmek zorundadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Mülteci statüsünün belirlenmesi 2. Sağlık yardımı 3. Eğitime yönlendirme 4. Mali yardım 5. Psiko-sosyal destek 6. Sosyal danışmanlık 7. Barınma yardımı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Helsinki Yurttaşlar Derneği, temel hak ve özgürlükler, barış, demokrasi, çoğulculuk alanlarında çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşudur. Helsinki Yurttaşlar Derneği barış, insan hakları, çevreyi tahrip etmeyen bir ekonomi, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin hayata geçirilmesini ve sivil tabanda yaygınlaştırılmasını hedefler. Temel çalışma ilkesi, sorunların karşılıklı anlayış ve diyalog yoluyla çözümüdür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Uluslararası Göç Örgütü • İnsan ticareti mağdurlarına yönelik sığınma evleri • Kadın dayanışma vakfı • İnsan kaynağını geliştirme vakfı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1951 yılında kurulan Uluslararası Göç Örgütü hükümetler, hükümetler arası organizasyonlar ve sivil toplum örgütleriyle çok yakın bir şekilde göç alanında çalışmaktadır. Dünya çapında acil yardım, mültecinin yeni bir ülkeye yerleştirilmesi, göçmen sağlığı ve yasal göç alternatiflerinin desteklenmesi konularında çalışmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal yardımlar bir sosyal haktır ve hayır kurumları ve geleneksel yardımlaşma ağlarından farklıdır. Sosyal yardım hayırseverliğin ötesindedir, devlet ve vatandaş arasındaki ilişkide devletin tüm vatandaşlarına asgari yaşam standardı sağlama zorunluluğu ilkesine dayanır. Sosyal yardımlar sosyal güvenliğin bir alt koludur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal yardımlar genellikle şunları kapsar: işsizlik yardımı, yoksullara bedava sağlık hizmeti, yoksullara ayni ve nakdi yardım sağlanması, anne ve çocuklar için özel hizmetler, yoksul çocuklara kurum bakımı, yaşlı, sakat, dul, yetimlere aylık bağlanması.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Evsizlik sorununu fiziksel ve sosyal anlamda iki düzeyde değerlendirebilir: Fiziksel olarak evsizlik, konutsuzluk demektir, yani fiziksel bir barınaktan, ısınmadan ve güvenlikten yoksunluktur. Sosyal anlamda evsizlik ise Özdemir’in de (2010) belirttiği gibi evde olan sosyal ilişkilerden yoksunluk anlamına gelir. Bir sosyal sorun olarak evsizlik hem konutsuzluk sorunundan hem de bireyin sosyal çevresi içinde çözümsüz kalarak yalnızlaşmasından kaynaklanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Afetzedeler birdenbire ortaya çıkan, içinde buldukları yoksunluklardan dolayı acil ve sistemli konut, ısınma, gıda ve sağlık yardımlarına gereksinim duyan ve yaşadıkları şoktan ve kayıplardan dolayı psiko-sosyal desteğe ihtiyaç duyan gruplardır. Bu özellikleriyle afetzedeler sosyal çalışma için bir hedef grup olmaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kimi insanlar sigara içmez, kimileri arada bir içerken bazı kişiler her gün belirli bir miktarda sigara içerler yani madde bağımlısıdırlar. Öte yandan eroin gibi çok kuvvetli kimyasallar her iki alımda krizlere varan madde bağımlılığı yapabilmektedir. Kahve ve çikolata gibi hemen hepimizin tükettiği maddelerin de içeriğinde sinir sistemi üzerinde genel bir etkiye sahip kimyasallar vardır ve dolayısıyla bunlar da bağımlılık yapma potansiyeline sahiptir. Alkol hem tıbbi hem de keyif verici bir madde olarak kullanılmaktadır. Ancak sürekli ve aşırı alkol tüketimi, kişilerde alkol bağımlılığına yani alkolizme yol açabilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yaklaşım göç alan ve göç veren ülkeler/bölgeler arasında avantaj ve dezavantajları sırasıyla yeni nüfus gruplarını çeken -yani göçü çeken- ve insanların gitmesine neden olan yani göçü dışarıya iten etmenler olarak incelemektir. Örneğin kuraklık ya da yüksek işsizlik oranları bir ülkede dışarıya göçü tetikleyen itici unsur olarak değerlendirilir, öte yandan bir ülkedeki ekonomik büyüme ve yeni iş olanaklarının açılması da çekici etmen olarak görülür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?