Fiyatlama yöntemleri kaça ayrılır ve bunlar nelerdir?
Yayımlanmış cevap
Fiyatlama yöntemlerini; maliyete dayalı, talebe dayalı, rekabete dayalı olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
207 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Fiyatlama yöntemlerini; maliyete dayalı, talebe dayalı, rekabete dayalı olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Maliyete dayalı fiyatlandırma iki ayrı yöntemle yapılmaktadır. Bunlar: Maliyet Artı Yöntemi: Bu yöntemde mal ve hizmetlerin maliyetleri üzerine belli bir kar oranı eklenerek fiyat belirlenmektedir. Hedef Fiyatlandırma: Burada önceden tahmin edilen bir satış hacminde, başka bir deyişle beklenen satış hacminde, oluşacak toplam maliyetlere göre elde edilmek istenen toplam karlılığı gerçekleştirecek fiyat belirlenmeye çalışılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yöntemin temeli, rakip firmaların fiyatlandırmayı yönlendirmesidir. Ancak, rekabetin uygulandığı fiyatların aynen benimsenebilmesi yanında, işletme, rakip işletme fiyatlarının bir miktar altında ya da üstünde bir fiyatı benimseyebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yöntemde fiyatın faaliyet gösterilen endüstri dalının ortalama fiyat düzeyinde saptanmasına çaba gösterilir. Buna cari fiyat ya da taklit fiyat adı da verilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İhale yöntemlerinden olan kapalı zarf usulü ile fiyat koyma, sözleşmeyle alınan büyük taahhüt işlerinde söz konusudur. Ülkemizde özellikle devlet ihalelerinde görülen bu yöntem, devlet ihalelerinin yasa gereği bu şekilde yürütülmesi zorunluluğundan doğmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fiyat farklılaşması değişik ölçütler dikkate alınarak yapılabilir. Bunlar; müşteri, yer ve zaman gibi ölçütlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İşletmelerin belirli bir döneminin toplam geliri ile toplam maliyeti arasındaki olumlu fark kar olarak ifade edilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özellikle ülkemizdeki uygulamaya baktığımızda sağlık hizmetlerinin fiyatlarının esnek olmadığını, fiyatların belirlenmesi konusunda mevzuatın başka bir ifade ile SGK’nın etkili olduğu görülmektedir. Örneğin, hastaneler SGK ile anlaşma yapacaksa, SGK’nın SUT’daki fiyatlarını uygulamak durumunda kalmaktadır. Böyle bir durumda hastanenin sözleşme kararını almadan önce kendi maliyetlerine ve SGK’nın fiyatlarına göre maliyet hacim kar analizleri ile kar-zarar analizlerini gerçekleştirmesi ve bu analizlere göre sözleşme kararını vermesi gerekmektedir. Hastanenin aynı analizleri, sigorta kuruluşları ve kurumsal anlaşmalar başta olmak üzere her türlü sözleşme öncesinde yapması gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bazı durumlarda yöneticiler ürettikleri mamul ya da hizmetlerin tamamının ya da gerekli parçalarının üretimine son veya ara verebilirler. Burada etkili olan en önemli iki faktör üretilen mamul ya da hizmetin pazarlanabilme ihtimalinin ortadan kalkması ve maliyetlerdir. İşletmeye ya da sağlık kurumuna zarar ettiren bir mamül ya da hizmetin stratejik bir amaç yoksa üretimine devam edilmesi söz konusu olamaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sağlık kurumlarında yeni bir hizmetin sunulması kararı irdelenirken toplum sağlığına yapacağı katkı kadar maliyetleri de değerlendirilmektedir. Ancak yeni hizmet sunumu ek maliyetler yaratabileceği için maliyetlerin de dikkatle irdelenmesi gerekmektedir. Bu hizmet için araştırma geliştirme, pazar araştırması, yeni yatırımlar (yeni hizmet binası, cihazlar vb.), ek insan gücü, hizmetin tanıtımı gibi bir takım ek giderler ortaya çıkabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sağlık kurumlarında olduğu gibi birden fazla mamul veya hizmet üretmesi durumunda, en uygun hizmet karmasının belirlenmesinde katkı oranlarından yararlanılması kararlarda önemli fayda sağlamaktadır. Hizmet karmasını oluştururken çeşitli hizmetlerin karlılık durumları konusundaki maliyet-hacim-kar analizlerinden elde edilecek bilgiler, üretim ve satış koşullarıyla birlikte değerlendirilmek suretiyle, en uygun mamul karışımının saptanmasında yararlı olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dış kaynak kullanımı (DKK) ya da yaygn olarak kullanılan İngilizce karşılığı ile “Outsourcing” ya da “Co-sourcing” en basit ifadeyle ürün ya da hizmetlerin örgüt dışı kaynaklardan tedarik edilmesi olarak tanımlanmaktadır. DKK işletmelerin kendi uzmanlık alanına girmeyen faaliyetlerini bu konuda uzmanlaşmış organizasyon dışındaki işletmeler aracılığıyla karşılanmasına ve diğer işletmelere karşı rekabet avantajı sağlayabilmesinde büyük bir öneme sahiptir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sağlık kurumları, teşhis ve tedavi süreçlerinde yüksek teknoloji kullanan ve teknolojiyi yakından takip etmekte olan işletmelerdir. Bu nedenle de yeni cihaz ve makine yatırımları sıklıkla yapılan ve bütçesinden bu yatırımlara önemli paylar ayıran işletmelerdir. Yeni cihaz ve makinelerin alınması kararını alırken genellikle, bu yatırımın sağlayacağı nakit tasarrufu veya nakit girişleriyle, oluşturacağı nakit çıkışları karşılaştırılır. Sonuç olumluysa, nakit girişleri nakit çıkışlarından fazlaysa, öneri kabul edilebilir. Bu yatırımların nakit giriş ve çıkışları yıllara yayıldığı için bu analizlerde paranın zaman değerinin de dikkate alınması zorunludur. Bu durumda yenilenecek cihazın kapasitesinin belirlenmesi, cihazdan elde edilecek nakit akışlarının (gelirler) ve nakit çıkışlarının (giderler) belirlenmesi için maliyet muhasebesi ve maliyet-hacim-kar analizlerinin uygulanması gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teşhisle ilişkili gruplar (TİG), 1970’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde Yale Üniversitesi’nde Diagnosis Related Groups (DRG) ismiyle sağlık hizmetlerinin kalite denetimi amacıyla geliştirilmiş bir araç olup, 1980 yılından itibaren geri ödemelerde de kullanılmaya başlanan bir vaka sınıflama sistemidir. TİG’in oluşturulmasındaki temel amaç, benzer çıktılar veya hizmetler alması beklenen vaka tiplerinin bir tanımının yapılması ve böylece kıyaslanabilir bilgi üretilmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yöneticiler maliyet bilgilerini TİG’i oluştururken kullnacabileceği gibi, TİG maliyetlerini de farklı amaçlar ile kullanabilir. Bu amaçları aşağıdaki gibi açıklamak mümkündür; • Hastanelerin belli periyotlar ile kendi TİG maliyetlerini kıyaslanması, • Hastaneler arasında TİG maliyetlerinin kıyaslanması ve benchmarking, • Uluslararası göstergeler ile hastane, sektör ve Türkiye ortalamalarının kıyaslanması, • TİG maliyetlerinin bir performans göstergesi olarak kullanılması, • TİG kar-zarar analizlerinin yapılması, • Fiyat belirleme, • Ödeme sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılması, • Bütçe verisi olarak kullanılması, • Kontrol aracı olarak kullanılması.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?