Strese neden olan bireysel faktörler nelerdir?
Yayımlanmış cevap
• Bireyin Kişiliği • Bireyin Fiziksel Durumu
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
211 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
• Bireyin Kişiliği • Bireyin Fiziksel Durumu
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. İzinli/izinsiz düzenlenen, kalabalık toplulukların bulunduğu, tehlikeye açık miting vb. gösterilere katılmak ya da düzenlendiği mekanda bulunmak, 2. Çevrenizde meydana gelen olağan dışı olayları önemsememek, 3. Para, anahtar ve diğer kıymetli eşyaları potansiyel hırsızların dikkatini çekecek şekilde taşımak, 4. Sizi takip eden veya gözetleyen bir kişinin hareketlerinizi ya da yolunuzu kolayca tahmin edebileceği güzergahları kullanmak, 5. Silah ve teçhizatları uygunsuz bir yerde bırakmak veya unutmak, 6. Gizlilik gerektiren konularda, sorumluluk bilincinden uzaklaşmak, 7. Kötü alışkanlıklar edinmemek (Uyuşturucu, kumar vb.) yasaklı ortamlarda bulunmak. 8. Meslek etik kurallarına uymamak, 9. Kendisine sağlanan kurumsal menfaatleri, başkalarının yararına kullanmak/kullandırtmak (İzinsiz giriş imkanı tanımak, tanıtma ya da giriş çıkış kartları kullandırmak gibi) 10. Kurumsal bilgi, belge ve özel çalışma alanlarına ait fotoğraf, video ya da seslerin sosyal paylaşım sitelerinde paylaşmak kaçınılması gereken davranışlar arasında yer alır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Stresin bedensel, psikolojik veya duygusal birçok belirtileri mevcuttur. Bunlardan en çok görülen belirtileri şu şekilde sıralanabilir: Bedensel Belirtiler Aşırı iştahsızlık veya aşırı iştah, kilo kaybı veya kilo alma, sürekli yorgunluk ve halsizlik, bitkinlik, uyuyamama, sık sık oluşan baş ağrısı, tansiyonun yükselmesi, nefes darlığı, aşırı duygulanma nedeniyle gözlerden yaş gelmesi, aşırı sigara veya alkollü içecek içme, normalden daha yavaş hareket etme vb. Psikolojik veya Duygusal Belirtiler Aşırı tedirginlik, korku, endişe, panik, alınganlık, çabuk sinirlenme, hayattan zevk almama, hasta olduğuna inanma, olayları hatırlayamama, aşırı unutkanlık, işe odaklanamama, depresyon, kararsızlık, kötümserlik, hayal kurma, emin olamama, gözden kaçırdığını zannetme, bıkkınlık hissi, sürekli şikayet arzusu, suçluluk duygusu, ilgisizlik, sabırsızlık, bunalım hali, her şeyden ve herkesten kaçma isteği vb.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Stresi; dış etkenlere karşı bireyin bedensel ve zihinsel olarak verdiği tepki olarak tanımlamak mümkündür. Dıştan gelen güç ve etkilere karşı insanın denge kurmaya veya uyum sağlamaya çalışırken gösterdiği direnç ve tepki olarak olarak da tanımlanabilir. Stres cinsiyete veya yapılan işe, mesleğe vb. unsurlara göre farklılık gösterebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun Ek 1’inci maddesine göre; a) Duruşmalarda, mahkeme salonlarında, hastanelerin psikiyatri bölümlerinde, akıl hastanelerinde, ceza ve tutuk evleri ile her türlü ıslah ve infaz kurumlarında veyabunların eklentilerinde, b) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları yurtlarda, eğitim ve öğretim kurumlarında, siyasi partilerin açık hava ve kapalı yer toplantılarında, izinli veya izinsiz yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, sendikalarda, derneklerde veya bunlara yönetim ve yapı olarak doğrudan doğruya bağlantılı olan yerlerde veya bunların toplantı ve kongrelerinde, her türlü spor karşılaşma veya yarışmalarının yapıldığı yerlerde, kanuna uygun veya kanuna aykırı olarak grev ve lokavt yapılmakta olan iş yerlerinde, c) Türkiye Büyük Millet Meclisi ana binaları ile Meclis Başkanlığınca belirlenen yerlerde ateşli silahlar taşınamaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tükenmişlik sendromunun; yorgunluk, bitkinlik hissi, mide ve bağırsak hastalıkları, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, alerji, uyku bozuklukları, kilo kaybı veya şişmanlık, genel ağrı ve sızılar, koroner kalp rahatsızlığı, geçmeyen soğuk algınlığı şikayetleri gibi fizyolojik belirtileri, engellenmişlik hissi ve sinirlilik, korku, kaygı, depresyon gibi ruhsal belirtileri ve içe kapanma, yalnız kalma isteği, çabuk öfkelenme, işe gitmek istememe veya geç gitme, yavaşlama alınganlık gibi davranışsal belirtileri vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Takip edildiğinizden şüphelendiğiniz halde, yola devam etmek veya ıssız bir bölgede park etmek (Bu durumda, kalabalık caddelerde dönüşler yapın. Eğer araba takibe devam ediyorsa en yakın polis karakolu gibi yardım alabileceğinizi bildiğiniz bir yere gidin.). 2. Akşamları tek başına araba sürmek. 3. Birisinin sizi yoldan çıkarma girişimi karşısında paniklemek. (Bu durumda yapılacak en iyi şey, dikkatleri çekmek için sürekli olarak kornaya basmaktır. Arabayı durdurduğunuz halde, yine de sıkıştırılıyorsanız, arabayı geri vitese takıp oradan uzaklaşmaya çalışın) 4. Tanımadığınız birini aracınıza almak.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tehlike; çalışma çevresinin fiziki kusurları ve insanların hatalı davranışları gibi nedenlerle çalışana, işyerine ve çevreye zarar veya hasar verme potansiyelidir. Risk; tehlikelerden kaynaklanabilecek bir olayın meydana gelme olasılığı ile bu olayın sonuçlarının ortaya çıkardığı zarar, hasar veya yaralanmanın şiddetinin bileşkesidir. Riski Algılaması; mevcut ya da muhtemel, insan ile doğa kaynaklı tehdit veya tehlikelerin sonuçları hakkında oluşan öznel (sübjektif) etkileşimidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 13’te geçen “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmü genel ve özel kolluk personelinin de görevlerini yerine getirirken uymaları gereken genel bir düzenlemeyi içermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Söz konusu kanunda kamu güvenliğini tamamlayıcı güvenlik hizmetleri olarak tarif edilen özel güvenlik hizmetini ifa eden personelin yetkileri madde 7’de: “a. Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme. b. Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler ile cenaze ve düğün törenlerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme. c. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) CMK, madde 90’a göre yakalama d. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) Görev alanında, haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama. e. Yangın, deprem gibi tabiî afet durumlarında ve imdat istenmesi halinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme. f. Hava Meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım tesislerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme. g. Genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğurabilecek eşyayı emanete alma. h. Terk edilmiş ve bulunmuş eşyayı emanete alma. ı. Kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla yakalama. j. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) Olay yerini ve delilleri koruma, bu CMK madde 168’e göre yakalama. k. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) TMK madde 981’e, Türkiye Borçlar Kanunu [TBK] madde 52’ye, TCK madde 24 ve 25’e göre zor kullanma.” olarak düzenlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bedenî kuvvet; polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde doğrudan doğruya kullandığı bedenî gücü ifade etmektedir (PVSK, Madde:16/3). Bedeni kuvvet hassasiyetle kullanılmalıdır. Orantılılık ilkesi gereğince tehlikeyi giderecek oranda kuvvet kullanılmalı, tehlike ortadan kalktığında kuvvet kullanımına son verilmelidir. Güç kullanımı sırasında kullanılan güç ile amaca ulaşılamayacağı anlaşıldığında zor kullanma yöntemi değiştirilmeli ve uygun olan yönteme geçilmelidir. Bedeni kuvvet bile ciddi yaralanma ve hatta ölümle neticelenebileceği de unutulmamalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orantılılık ilkesinin özellikleri literatürde şu şekilde ifade edilmektedir: • İnsan haklarına müdahaleye yalnız amaç ve elde edilmesi istenilen başarı orantılı olduğu sürece yetkilidir, • Kişiyi en az etkileme olasılığı olan hedefe yönelik çeşitli güçlerden birini seçer, • Önlemin/müdahalenin olaya dâhil olmayan üçüncü bir şahıs, tehlike arz eden şahıs veya tehlikeye maruz kalan şahsa mı yönlendirildiğine dikkat eder, • Elde edilmesi istenilen sonucun, gerçekleşmesi olası zarar ve tehlike ile doğrulanabilir bir ilişki içinde olduğuna dikkat eder, • Güç kullanıp yaptırımda bulunurken bundan etkilenen kişinin hak ve korunabilir çıkarlarını korumaya özen gösterir, • Elde edilmesi istenilen sonuç alınır alınmaz veya kullanılan yöntemler ile alınamayacağı bariz olduğu anda kullanılan zora son verir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Direniş, genel ve özel kolluğun tüm görevlerinin ifası sırasında karşılaştığı mukavemeti ifade etmektedir. Örneğin güvenliğinin sağlandığı binaya, x-ray cihazından geçmeden girmeye çalışan ve direnç gösteren bir şahsın durdurulması ve gerekli kontrolün yapılmasını sağlamak da bu kapsamda değerlendirilir. Direnmenin birçok nedeni olabilir ancak öne çıkanları saymak gerekirse: • Suçunun başkaları tarafından bilinmemesi, • Delillerin ortaya çıkmaması, • Yakalanma korkusu, • Delillerin yok edilmesi, • Adalet huzuruna çıkılmama isteği, • Tutuklanıp ceza evine girme endişesi, • Polisin görevini yapmasının engellenmesi olarak ifade edebiliriz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genel kişisel güvenlik ilkeleri şunlardır: • Kişisel güvenlik herkes içindir. • Kıdem ve tecrübe kolluğu koruyan bir kalkan değildir. Aksine kıdem ve tecrübenin artması dikkatte bir dağılma ve azalmaya neden olabilir. • Her müdahaleden önce olası riskler değerlendirilmelidir. Alternatifler göz önüne alınmalıdır. Bilindiği üzere zararsız durumlar beklenmedik şekilde kızışabilir, bu sebepten sürekli tam dikkat gerekmektedir. Karşıdaki kişinin beklenmedik bir davranış sergilemesi ihtimaline karşı hazır olunmalıdır. • Mevcut teçhizatın tamamı, özellikle çelik yelek kullanılmalıdır. • Kişisel güvenlik alanında yeterli pratikler ve hizmetiçi eğitimlerin alınması gerekmektedir. • Her an bir riskle karşılaşılabileceği farkındalığı muhafaza edilmelidir. • Yeterli bilgi/istihbarat ile risk azaltılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orantılılık ilkesi çerçevesinde zor kullanmada aşağıdaki ilkelere uygun olarak, hareket edilmelidir: • Müdahale edilen somut olay/durum zor kullanma sürecini belirler /tayin eder. • Durumun sürekli analiz edilmesi gerekir. • Zor kullanma süreci herhangi bir anda son bulabilir. • Süreç içerisinde herhangi bir anda taktiksel geri çekilip daha az zorlayıcı bir yöntem kullanabilir. • Kademeli ve orantılı zor kullanmada taktiksel iletişim ilk ve en az zorlayıcı olan yöntemdir. • Zor kullanma sürecinde genel ve özel kolluk personeli en az zarar verecek yöntemi seçer. Bir özel güvenlik personelinden beklenen; meydana gelen olayı iyi değerlendirip özelliklerini iyi algılayıp yetkilerinin kaynaklandığı mevzuata hâkim olarak mesleki bilgi, birikim ve tecrübelerini de kullanarak gerekli olduğunda güç kullanmasıdır. Bununla birlikte, güç kullanma kararını verirken şahsi veya sırf otoritenin kuvvetini göstermek gibi keyfi bir düşünceyle hareket etmesi ya da başvurması gerekirken yine şahsi veya hukuk dışı başka bir nedenle güç kullanmaktan kaçınması bir kolluk personelinin yapmaması gereken hususlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çalışma saatleri, maaş yeterliliği, sigorta imkânı, mesai yoğunluğu, izin kullanma imkânlarını kapsayan özlük haklarının yanı sıra çalışılan yerin hava koşulları, ortamdaki teknik donanımın yeterliliği ve ihtiyaçlarını karşılayabilme derecesi kısaca çalışma şartları; her çalışan bireyin olduğu gibi genel ve özel kolluk görevlilerinin de görevini yerine getirirken etkilendiği önemli bir faktördür. Ayrıca hastalık ve maddi sıkıntılar da kolluk personelinin görevini yerine getirirken etkisi altında kalabileceği önemli faktörlerdendir. Örneğin, özel bir şirkette güvenlik personeli olarak çalışan şahsın, yoğun mesai saatleri ve mevcut olan bir hastalığı işine konsantre olmasını zorlaştırabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genel kolluk birimleri tarafından ifa edilen kamu güvenliğini sağlama hizmetlerini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetleri; kişilerin silahlı personel tarafından korunması, kurum ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması ile toplantı, konser, sahne gösterileri ve benzeri etkinliklerde güvenliğin sağlanması, para veya değerli eşya nakli gibi birçok hizmeti bünyesinde barındırmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genel ve özel kolluk görevlilerinin, güç kullanımını etkileyen bu ve benzeri faktörlere karşı profesyonelce bir görev anlayışına sahip olmaları için bilinçlendirme çalışmaları da yapılmalı, olağan dışı bir durumda gerçekçi ve başarılı bir davranış sergilenmesi için gerekli unsurları içeren Strese karşı “aşılanma” çalışmaları yürütülmelidir. Bu çalışmalar esnasında şu davranış ve tutumları kazandırma hedeflenmelidir: • Ben neyin bir tehdit unsuru olduğunu ve tehdidin mevcut olup olmadığını anlamalıyım (Değerlendirme). • Ne yapılması gerektiğini bilmeliyim (Karar). • Ben bunu aynı zamanda yapabilmeliyim (Gerçekleştirme).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özel güvenlik personelinin yetkileri arasında bulunan güç kullanma yetkisi; TCK madde 24’te: 1. Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. 2. Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz. 3. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur. 4. Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.” TCK madde 25’te: 1. Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. 2. Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Güç kullanma yetkisi; bedeni kuvvet, maddî güç ve şartlar gerçekleştiğinde silah kullanmadan oluşmaktadır (PVSK Madde 16/2).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Güç kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması hâlinde kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. TCK 256. maddesinde belirtilen suçun oluşabilmesi için sınırın aşılmasında kasıt bulunması gerekir. Şayet kolluk personeli güç kullanırken sınırı kasten aşarsa ve bu aşma sonunda da yaralanma gerçekleşirse kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır. Kolluk personeli, ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde; meşru savunma şartları varken kendisini ya da başkasını savunurken ve her hangi bir kasıt olmaksızın sınırı aşarsa, TCK’nın 27. maddesinin uygulanması gerekecektir. TCK 27/1 de bu durumda “fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.” Ancak, TCK 27/2 de “Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.” Hükmü kapsamında değerlendirilecek, mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş bu sınırın aşılmasına neden olmuşsa cezalandırma cihetine gidilmeyecektir. TCK 30. madde ise herhangi bir saldırı olmadığı, meşru savunma şartları oluşmadığı hâlde gelişen olaylar bir saldırı ve meşru savunma şartlarının gerçekleştiği kanaatini oluşturabilir ve kişi “Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşebilir.” İşte bu durumda da cezalandırma yoluna gidilememektedir. Meşru savunma konusunda en çok tartışılan konulardan birisi de gerçekte bir saldırı olmadığı hâlde, bunun varlığı hususunda yanılıp bu saldırıyı bertaraf etme saikıyla hareket eden şahsın meşru müdafaa hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı hususudur. TCK’nın 30/3. maddesi, bu sorunu açık bir şekilde çözüme bağlamıştır. Hükme göre: “ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.” Burada da kanun koyucu eylem hukuka uygun olmadığı halde, kusursuzluk sebebiyle ceza vermekten kaçınmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Berle, “gücün doğal yasaları” olarak tanımladığı ve toplumlarda var olan devlet-vatandaş ilişkileri de dahil bir çok alanda uygulanabilir; 1) “Güç, insanlardan oluşan bir organizasyonda sürekli olarak bir boşluğu doldurur, 2) Güç Kişiseldir, 3) Güç, her zaman bir felsefe ve fikir sistemine dayanır, 4) Güç, her zaman bir sorumluluk alanı ile karşı karşıyadır ve bu alan içinde hareket eder, 5) Güç, organizasyonlar aracılığıyla yürütülür ve organizasyonlara dayanır.” olarak beş yasa ortaya koymuştur. Söz konusu yasa maddelerine bakıldığında “Güç, insanlardan oluşan bir organizasyonda sürekli olarak bir boşluğu doldurur.” ifadesi ile “gerektiğinde gücün kullanılamaması kaosu doğurur” sonucuna, yani Machiavelli’nin “iktidar, anarşiye her zaman tercih edilir” şeklinde ifade ettiği, Berle’nin ise “güç, kaba ve dehşetli olsa da kaosa tercih edilir” diyerek desteklediği; insanlar, güvensizlik ve belirsizlik korkusu nedeniyle gücü, kargaşaya tercih ederler sonucuna varılmaktadır. “Güç, her zaman bir sorumluluk alanı ile karşı karşıyadır ve bu alan içinde hareket eder, ifadesinden, ister genel ister özel kolluk personeli açısından olsun görevler ifa edilirken tüm eylemlerden sorumlu olunacağı, yani hukuk dışına çıkıldığında ya da yetkili oldukları halde yapılan/yapılamayan eylemlerden dolayı ortaya çıkabilecek zarardan dolayı sorumlu tutulunacağı, bu durumun da bir yaptırımı beraberinde getireceği anlaşılmalıdır. Son olarak, “Güç, organizasyonlar aracılığıyla yürütülür ve organizasyonlara dayanır” ifadesi ile güç kullanma ve hatta tüm yetkilerin doğuştan gelen bir özellik olmadığı, bağlı bulunulan kurumun genel ve özel kolluk personeline güç kullanma yetkisini verdiği ve bu gücü de kanunların izin verdiği kadarıyla kullanılabilecekleri anlatılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genel ve özel kolluğun tabi oldukları mevzuatların temel amacı insanların canını ve malını korumak, düzeni muhafaza etmek olduğu için güç kullanma öncesinde kolluk; öncelikle halkın güvenliğini sağlayarak var olan düzenin devam etmesini sağlamak için gerekli tedbirleri almalıdır. Aynı zamanda kolluk personeli çok yönlü düşünmesi gerektiği için zor kullanmayı planladığı olay yerinde suç işlenmesine sebep olacak davranışlardan kaçınmalı ve suç işlendiğinde suçluyu adalete teslim edebilecek bir sistem geliştirdikten sonra müdahalede bulunmalıdır. Bir kanun adamı olan genel ve özel kolluk personeli ilk başta kanunları kendisi uygulamalı ve suçu önlemek ya da yasal bir emri yerine getirmek için kendine verilen yetki kapsamında güç kullanmalıdır. İlgili mevzuatlarda belirtildiği üzere kolluk personeli kendisinin ve başkalarının can ile mal güvenliğini korumak ve asayişin bozulmasını önlemek amacıyla güç kullanabilir. Güç kullanma yetkisine sahip olmada önemli olan, bu yetkiyi kullanma tutkusu veya korkusunun esiri olmak değil, bu yetkiyi yasalar çerçevesinde ulaşılmak istenen amaca gitmeye yarayan bir kuvvet olarak kullanma kabiliyetine sahip olmaktır. Tabi ki genel ve özel kolluk denildiği zaman aklımıza güç ve kaba kuvvet gelmemelidir. Kolluğun zor kullanma aşamasından önce yapması gereken hatta zor kullanmadan önce yapması zorunlu olan uyarı ve halkı sevk etmek gibi görevleri de bulunmaktadır. Ancak zor kullanmadan asayişin sağlanamayacağına hükmedilen durumlarda genel ve özel kolluk kademeli olarak artan nispette güç kullanabilir. Durum tespit edilip güç kullanılmaya karar verildiği durumlarda genel ve özel kolluk yetkisini kanunda belirtildiği gibi direnişi kırmak için ve kıracak ölçüde kademeli artacak şekilde kullanmalıdır. Genel ve özel kolluk, güç kullanma durumu oluştuğunda olaya nasıl ve ne ölçüde müdahale edeceğinin planını da olay yerine gitmeden önce yapmış olmalıdır. Bunu sağlayabilmesi için de olay yerine gitmeden önce olayla ilgili bilgisi olan tüm emniyet birimlerinden yeterli bilgi almalı ve olayın büyüklüğünü ve önemini göz önüne alarak müdahaleyi etkili kılabilecek miktarda, kullanmayı planladığı teçhizat ihtiyacını karşılamalıdır. Aksi takdirde olaya müdahalede gecikmeler yaşanarak önü alınamayacak durumlarla karşı karşıya kalma söz konusu olabilir. Müdahale öncesi yine kolluk personelinin dikkat etmesi gereken diğer bir husus, zor kullanacağı grubun heterojen bir yapıda olması nedeniyle bazı grupların olaydan hiç etkilenmezken (olaya asıl neden olan ve yüzüne, gözüne limon sıkarak biber gazının etkisine karşı birtakım önlemler alan asıl göstericiler) bir kısmının (çocuklar, hamile ve yaşlılar gibi) çok fazla etkileneceği düşünülerek gerekli tedbirler almalıdır. Bu durumda, eğer ki uygulanabilirse olayla ilgisi çok olmayan grubu olay yerinden uzaklaştırmak yapılabilecek en doğru bir yöntem olacaktır. Güç kullanmadan önceki aşamalarda en çok görev, kolluğu sevk ve idare eden yöneticilere düşmektedir. Gücün verimli ve etkili kullanılabilmesi, gücün farkına varılması ve güç kaynaklarının bilinip etkili yönlendirilmesi ile mümkündür. Gerek kendi birimini müdahaleye psikolojik olarak hazırlamak olsun gerek zor kullanma düzeyini belirlemek olsun gerekse de olay öncesi ilgisiz ve müdahaleden etkilenebilecek grupları olay yerinden uzaklaştırmak olsun idarecilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Genel ve özel kolluk operasyonları mümkün olan en geniş çapta, ölümcül güç kullanımını en aza indirgemek suretiyle ve tüm genel ve özel kolluk görevlileri tarafından orantılı güç kullanımına ilişkin istikrarlı bir yaklaşım sağlamak açısından planlamalı ve kontrol idareciler tarafından yerine getirilmelidir. Aynı zamanda güç kullanımı sonucu ortaya çıkan yaralanmalara müdahale edecek yeterli sağlık görevlisi ve donanım desteğinin temin edilmesi de zor kullanma öncesi planlanması gereken önemli bir husustur. Bireysel görevliler her bir güç kullanımından sorumludur ve her bir eylem için yargı önünde savunma yapmak zorundadırlar. Sorumluluğu ve en iyi uygulamaları arttırmak için güç kullanma ile ilgili bütün kararlar ve bütün güç kullanma örnekleri eşzamanlı veya mantık çerçevesinde uygulanabilir bir hızla kayıt altına alınmalıdır. Belli amaçlarla toplanmış gruplara zor kullanma uygulanacak olan olaylarda genel ve özel kolluk, müdahalenin gerçekleşmesini planladığı olay yerinde, personelin konumu ve müdahale sonucu gruptaki bireylerin dağılımı ile kaçabilecekleri mekânları da göz önünde bulundurarak müdahale yöntemini ve şiddetini önceden planlanmalıdır. Bu durumlarda personel yerleştirmede yer belirlenirken önce personelin güvenliği sonra müdahalede bulunurken en etkili olabileceği bir yer seçilmelidir. Aksi takdirde grubu kontrol altına almada zorluklar yaşanabileceği gibi personelin de can güvenliğini sağlamasında yeterli olunamayacaktır (HMIC Report, 2011).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kendilerine, can ve mal güvenliğinin ve kamu düzenin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasaklanmış her türlü silah, patlayıcı madde veya eşyanın tespit edilmesi amacıyla detektörle, x-ray cihazından geçirerek veya Kanunda belirtilen durumlarda gerektiğinde üst araması yapılması ve zor kullanma gibi görev ve yetkiler verilen özel güvenlik personelinin, kendilerine verilen bu görevleri hukuka uygun olarak yerine getirebilmeleri için görevleri ve yetkileri ile ilgili mevzuatı iyi bilmeleri elzemdir. Aslında kolluk personelinin gerektiği yerde güç kullanmaması, gerekmediği yerde aşırı güç ve silah kullanması tecrübe eksikliği yanında kendilerine yetki veren hukuk kurallarını az veya yeterli seviyede bilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yine ÖGHDK’nın atıfta bulunduğu TMK’da güç kullanma hususu ile ilgili madde 981’de “Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak, zilyet durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır.” hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?