Endojen antijenler nedir? Açıklayınız.
Yayımlanmış cevap
Endojen antijenler, normal olarak veya herhangi bir nedenden dolayı organizmada şekillenen antijenlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
558 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Endojen antijenler, normal olarak veya herhangi bir nedenden dolayı organizmada şekillenen antijenlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bazı durumlarda, kullanılan antikorların antijenle ya da reseptörlerle daha iyi bağlanabilmesi için “antigen retrieval” adı verilen bir işlem yapılması gerekir. Bu işlem ya enzimlerle (proteinase K, pronase, trypsin vs) ya da ticari olarak bu işe özel hazırlanmış solüsyonların mikrodalga fırında, düdüklü tencerede veya kaynatılarak doku kesitlerine uygulanmasıyla gerçekleştirilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Boyamada kullanılan primer antikor, antijenin dışında hücre duvarı ve pek çok doku proteinleri ile tepkimeye girerek nonspesifik (istenmeyen, özel olmayan) reaksiyonlara sebep olur. Bunu engellemek için ya sığır serum albumini ya da normal keçi serumundan faydalanılır (serum inhibisyonu). Ayrıca bazı dokularda kullanılan enzimlerle bağlanarak benzeri değişiklikleri oluştururlar ki bunu önlemek için de oda ısısında metanol ve %3’lük hidrojen peroksit (H2O2) karışımından faydalanılır (enzim inhibisyonu).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antijenler, antikorlara epitop veya antijenik belirleyici denilen bir bölgeden bağlanırlar ve her bir antijen sadece kendisiyle reaksiyona girebilecek antikorlar oluştururlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Avidin-Biotin Complex Peroxidase (ABC-P) veya Strep Avidin-Biotin Complex Peroxidase (StrepABC-P) yöntemi, yumurta beyazından elde edilen avidin ya da Streptomyces avidinii’den elde edilen Strepavidin’in biyotine kuvvetli bir şekilde bağlanma özelliğinden yararlanılır. Bir avidin 4 farklı yerden biyotine bağlanma özelliğine sahiptir. Enzim olarak genellikle peroksidaz enziminden faydalanılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çeşitli immunoenzim boyama yöntemi vardır. Bu yöntemler araştırmacıların amaçlarına, istedikleri duyarlılık derecesine, kullanacaklar› dokuya, maddi olanaklara göre seçilmektedir. Boyamanın temeli enzim reaksiyonuna dayandığından immuno enzim boyama yöntemleri olarak adlandırılmıştır. Bu yöntemlerde kullanılan enzimler; Horse radish peroxidase: “Bay›r turpu” kökünden elde edilir. 3-Amino-9-Ethylcarbazole (AEC); 3,3’-Diaminobenzidine (DAB) ve 4 Choloro-1- Naphtol (CN) gibi substratlarla reaksiyona girer ve sonrasında AEC ile tuğla kırmızısı rengi, DAB ile kahverengi, CN ile mavi renk oluşur. Alkaline phosphatase: İnek bağırsağından elde edilir. Fast red; 5-Brom-4-chlor-3- indolyl-phosphate/Nitro blue tetrazolium chloride (BCIP/NBT); New Fuchsin ve AP-Orange gibi substratlarla reaksiyona girer. Fast red ile kırmızı renk, BCIP/NBT ile menekşe rengi, New Fuchsin ile kırmızı renk ve AP-Orange ile turuncu renk görülür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hücre ve dokularda yer alan endojen ve/veya ekzojen immunojenik yapıdaki maddelerin, özel yöntemlerle hazırlanmış iflaretli antikorlar aracılığıyla ışık, floresans ve/veya elektron mikroskopta saptanmasına “immunohistokimya” denilmektedir. Bu yöntemlerin ilk uygulamaları 1930’lu yıllarda gerçekleştirilmiş ve antikorla bağlanmada (konjugasyon) azo boyaları kullanılmıştır. Ancak bu boyaların antikorun biyolojik yapısını bozması nedeniyle başarılı sonuçlar elde edilememiştir. Daha sonraki yıllarda ise floresans ışık veren bir madde (florokrom) olan floreseinizothiosiyanat (FITC) ve tetrametilrodamin (TRITC) ile antikor işaretlenmiş ve doku kesitlerinde antijen saptaması gerçekleştirilmiştir. Ancak görünürlüğün değerlendirilmesi için floresans mikroskoba ihtiyaç duyulması, dokuda oluşan boyanmanın uzun süre kalıcı olmaması gibi bazı dezavantajlardan dolayı antikorun farklı maddelerle işaretlenmesi için araştırmalar yapılmış ve sırasıyla peroksidaz ve alkali fosfataz enzimi kullanılmaya başlanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İmmunofloresans boyama, immunoperoksidaz boyama yöntemine benzemektedir, sadece antikorun çeşitli florokromlarla (Fluorescenceinisothiocyanate (FITC), Tetramethylrhodamine isothiocynate (TRITC), Cyanine) bağlanması ve değerlendirmenin floresans mikroskoplarda yapılması söz konusudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antijen, Organizmada immun yanıt oluşturabilen ve bunun sonucunda kendilerine karşı özel antikor şekillendirebilen maddelere antijen veya immunojen denir. Genellikle bu maddeler protein, glikoprotein ya da lipoprotein yapısındadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hibridom, plazma hücrelerinin B lenfositlerden köken alan myeloma hücreleri ile kaynaşması sonucu oluşan yapılardır ve görevleri antikor üretmektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu şekilde hazırlanan doku örneklerinden yapılan kesitler, boyama sırasında doku dökülmesini önlemek için “chromalune, silane, poly-L-Lysine” gibi kimyasallarla kaplanmış lamlar üzerine alınmalıdır. Bu lamlar ya ticari olarak hazır satılır ya da daha ekonomik olması amacıyla araştırıcılar tarafından bizzat hazırlanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Patoloji alanında daha çok formalinde tespit edilen ve parafinde bloklanan doku kesitlerinden yararlanılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İndirekt immunoperoksidaz boyama yönteminde, enzim ile primer antikor yerine sekonder antikor işaretlenmiştir. Primer antikor önce antijenle bağlanır, sonrasında bağlanan antijen-primer antikor kompleksi enzimle işaretli olan sekonder antikorla bağlanır. Bu yöntem direkt yönteme göre daha duyarlı bir yöntemdir. Primer antikoru değiştirmek suretiyle işaretli sekonder antikor pek çok çalışmada kullanılabilir. Ancak çarpraz reaksiyon verme olasılığı yüksektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Belli bir antijene karşı elde edilmiş antikorlar başka antijen(ler)le reaksiyona girebilir ki buna da çarpraz reaksiyon denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Floresans görüntülemenin en önemli ve diğer yöntemlere göre ayrıcalıklı yönü antijenle antikorun bağlantı noktasının siyah zemin üzerinde parlak ışımalar halinde görülmesidir. Bu ışıldamalar FITC ve Cyanine’de yeşil renk, TRITC’de kırmızı renktedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
: İmmunolojik yanıtta T ve B lenfositler en önemli role sahip hücrelerdir. T lenfositler antijene karşı lenfokin salgılayarak doku düzeyinde; B lenfositler ise immunglobulin (Ig) adı verilen bir grup protein salgılayarak sistemik immun yanıt oluştururlar. Antijene karşı immun sistem tarafından oluşturulmuş olan Ig yapısındaki tüm bu maddelere “antikor” denir. Antikorlar A, D, E, G ve M olmak üzere beş tiptir. Çarpraz reaksiyonlar hariç sadece kendilerine karşı oluşan antijenlerle bağlanırlar. İmmunohistokimyasal değerlendirmelerde sıklıkla G ve M tipi kullanılır. Bir antijene karşı ilk yanıt olarak genellikle IgM, sonrasında ise IgG oluşur. IgG’ler vücutta en uzun kalan ve en fazla bulunan antikorlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Enzim Anti-enzim Kompleksi boyama yöntemleri, indirekt yönteme benzemekle birlikte bu yöntemde sekonder antikor işaretlenmemiştir. Ancak enzimle işaretli antikor kompleksi kullanılır. Sekonder antikor hem bu kompleksle hem de antijene bağlı primer antikor ile bağlanır. Burada önemli olan nokta primer antikorla enzim anti-enzim kompleksinin aynı hayvandan elde edilmesidir. Peroxidase anti-peroxidase (PAP), alkaline phosphatase anti-alkaline phosphatase (APAAP) en sık olarak kullanılan yöntemlerdir. PAP’da üç adet enzim molekülünün kullan›lmas›; APAAP’da iki enzim ve buna karşı hazırlanmış bir antikor kullanımı söz konusudur ki tüm bunlar bu boyama yöntemlerini hassas hale getiren özelliklerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekzojen antijenler, herhangi bir şekilde vücuda dışarıdan alındığında immun yanıt sonucu, yalnız kendileri ile birleşebilen antikor oluşumuna sebep olan antijenlerdir. Mikroorganizmalar, çiçek polenleri ve bazı toksinler sıklıkla rastlanılan bu grup immunojenlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antikorlar toz (liyofilize) halindeyse ve hemen kullanılmayacaksa +4°C’de saklanır, kullanım sırasında sulandırılır. Sıvı ise küçük miktarlara ayrılarak -20°C’de saklanır. Eğer bu şekilde bir uygulama yapılmadan saklanacak olursa her kullanımda yapılan dondurma, çözdürme işlemi antikorun gücünü düşürecektir. Ayrı ayrı sulandırılan küçük miktarlar ise gün içindeki kullanıncaya kadar +4°C’de saklanır. Çözdürme işlemi olabildiğince yavaş yapılmalıdır. Özellikle de floresans verme özelliğine sahip maddelerle bağlanmış antikorlar ışık almayan kaplarda saklanmalıdır. Kullanım sırasında antikoru ısı ve ışıktan korumanın ötesinde bulaşmadan da korumak önemlidir. Bireysel olarak kirli kaplarda saklama ve sulandırma işleminden, kirli pipet uçlarının kullanımından kaçınmak gerekir. Günümüzde üretici firmalar bulaşmayı önlemek için antikorlara koruyucu maddeler kullanmaktadır. Kurallara uygun şekilde saklanan antikorun kullanım aşamasında sulandırılması gerekmektedir. Burada önemli olan yüksek sulandırmalarda antikordan maksimum boyanma elde edilmesidir. Bu durum hem zemin boyanmasının en aza indirgenmesini hem de antikor kullanımında ekonomi sağlar. Ancak tüm bunları aynı zamanda doku tipi, dokunun bloklanma şekli (parafin, dondurulmuş), doku kalınlığı da etkilemektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sekonder antikor, primer antikorun enzim kompleksine bağlanmasını sağlayan antikordur. Primer antikor, hangi hayvan türüne göre hazırlanmışsa sekonder antikor bu hayvanın IgG’sine karşı başka bir hayvan türünden elde edilmesi gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İmmunoperoksidaz boyama yöntemlerinde, primer veya sekonder antikorun peroksidaz ile bağlanması, substrat ve kromojen ilavesiyle immun reaksiyonun boyanarak ışık mikroskobunda görülebilir hale gelmesi esastır. Direkt ve indirekt immonuperoksidaz boyama yöntemi olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Direkt immunoperoksidaz boyama yönteminde, doğrudan enzim ile işaretlenmiş primer antikor, dokudaki antijen ile reaksiyona sokulur. Avantajı boyanmanın kısa sürmesi ve nonspesifik reaksiyonların düşük olmasıdır. Ancak kullanılan antikor direkt enzimle işaretli olduğundan tek bir antijene özel boyanma sağlanır, dolayısıyla her bir antijen için ayrı bir antikora gereksinim vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Primer antikor, aranan antijene karşı kullanılan spesifik antikordur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilinen en kolay ve en eski immunohistokimyasal yöntemdir. Direkt immunoperoksidaz boyama yöntemine benzer şekilde dezavantajlara sahiptir ve primer antikorun florokromla bağlanması söz konusudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antijene özgü primer antikor, florokromla işaretli sekonder antikorla reaksiyona girer. Direkt yönteme göre daha duyarlıdır, tek bir konjugat halinde çok daha fazla antijenle kullanılabilir, ancak istenmeyen boyanmalara daha sık rastlanır. İmmunohistokimyasal yöntemlerden aynı zamanda hücrede oluşan apoptozisin saptanmasında da yararlanılabilir. Bu yöntemlerin bir bakıma kısmen değiştirilmiş flekli olan TUNEL (Terminal deoxynucleotidyl transferase (Tdt)-mediated dUTP-biotin nick end-labeling) yönteminden faydalanılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?