Büyükçekmece Köprüsü nerede bulunmaktadır?
Yayımlanmış cevap
İstanbul Büyükçekmece’de bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
449 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
İstanbul Büyükçekmece’de bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Köprü, Büyükçekmece köyü tarafından başlamak üzere, doğudan batıya doğru dört bölümden oluşmaktadır. Köprü toplam 635 m uzunluktadır. Birinci ve ikinci bölüm 7 gözlü, üçüncü bölüm 5, dördüncü bölüm 9 gözlüdür. Gözler sivri kemerlidir. Birinci bölümün orta gözünün ekseninde dört konsol üstünde bulunan iki dinlenme köşkü hem biçimleri, hem de özenli işçiliği ile dikkat çekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anadolu’da Hititlerden başlayarak Osmanlılara kadar birçok uygarlığa ait taş köprüler bulunmaktadır. Kemerin kullanılmaya başlamasından sonra Roma İmparatorluğu Dönemi’nde köprü mimarisi gelişmiş, birçok örneği günümüze kadar gelen köprü ve su kemerleri inşa edilmiştir. 19. yüzyıla kadar inşa edilen kemerli taş köprüler, çelik ve betonun inşaat işlerinde kullanılmaya başlamasıyla tarih sahnesinden çekilmişlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sur ve kaleler hiçbir zaman zevk için inşa edilmediler; belli bir askerî veya siyasi amaç için inşa edildiler. Tarihte birçok kale işlevini yitirdikten sonra terkedildi. Kentlerin içinde veya yakınında bulunan kaleler daha sonra taş ocağı gibi kullanılarak taşları yeni binaların yapımında kullanıldı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Haliç Surları: II. Teodosios’un 439’da inşa ettirdiği kara surları Tekfur Sarayı ve Anemos Zindanı’nı içine alan küçük yerleşim sitesini çevreleyen surlarla birleştirilerek, daha sonra devamla Haliç’e uzanmıştır. Kara surları tamamlandıktan sonra, Constantinus Surları ile aynı zamanda inşa edilmiş olan deniz surlarını da gerek Haliç gerekse Marmara kıyılarında tamamlamak zorunluluğu doğmuştur. Kara surlarının kuzey ucunda İmparator Herakleios’un yaptırdığı surun önüne, daha sonra 813 yılında V. Leon ikinci bir sur inşa ettirecek, nihayet Teofilos ek bir surla bu bölümü tamamlayacaktır. Surlar, sonuncusu 1453 yılının hemen öncesine rastlayan çok sayıda onarım geçirmiştir. 1934 yılında yapılan bir incelemede, üstünde 25 kapı ve 123 kulesi bulunan Haliç Surları’nın uzunluğu 5420 m olarak belirlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İstanbul’un önde gelen kültür varlıklarından olan Kara Surları’nın inşasına İmparator II. Teodosios Dönemi (hd 408-450)’nin ilk yıllarında başlanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Esas duvar üzerinde 96 kulesi bulunan Kara Surları’nın kapı sayısı 11’dir. Güneyde Altın (Yaldızlı) Kapı ile başlayan kapılar, kuzeyde Blahernai Kapısı ile son bulmaktadır. İstanbul Kara Surları, 5. yüzyıl başındaki inşa tarihinden itibaren, bilhassa depremlerin yaptığı tahribatlar nedeniyle sürekli onarım geçirmiştir. Gerek Bizans gerekse Osmanlı Dönemlerinde yapılan onarımların çoğu onarım yazıtları ile belirtilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Surlarla kuşatılmış kentin dört yöne açılan dört kapısı vardır: Kuzeydeki Dağ Kapısı (Harput Kapısı), batıdaki Urfa Kapısı (Rum Kapısı), güneydeki Mardin Kapısı (Tell Kapısı), doğudaki Yeni Kapı (Su veya Dicle Kapısı). Bu kapıların iki yanında yer alan kulelerle batı kesimindeki kuleler diğerlerine göre daha büyük ve güçlüdür. Diğer taraftan, surların batı ucundaki Ulu Beden Kulesi ile onun 150 m kadar güneyinde bulunan Yedi Kardeş Kulesi Türk savunma mimarlığının en güzel örnekleri olarak kabul edilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Urfa Kapısı: Üç kapısı olan Urfa Kapısı’nın iki yanında “U” biçimli iki büyük kule bulunmaktadır. Kapılardan kuzeydeki 1183’te Artuklular tarafından yenilenmiş ve diğer iki kapı da duvar örülerek kapatılmıştır. Kapatılan kapılar ise 1932 yılında tekrar açılmıştır. Kuzeydeki kapının, kent tarafındaki bir muhafız odası günümüze gelebilmiştir. Kapının iki yanındaki kulelerin yuvarlak planlı mekânları mimari açıdan dikkat çekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mardin Kapısı: Kentin güneyinde bulunan Mardin Kapısı da iki yanındaki “U” planlı kulelerin arasında yer almaktadır. Özgününde üç kapı açıklığı bulunan Mardin Kapısı, Urfa Kapısı ile benzer bir plan düzenine sahiptir. Burada da kapılardan ikisi, Urfa Kapısı’nda olduğu gibi, eski bir tarihte güvenlik nedeniyle kapatılmıştır. Kapılar, kent tarafındaki revaklara açılıyordu. Ancak bu revaklar kapatılarak mescide dönüştürülmüştür. Mardin Kapısı’nın doğu kulesinin cephesinde bir yazıt ve çeşitli aslan figürleri görülmektedir. Kabartmalar da Mardin Kapısı’nın yeniden inşa tarihi olan 909 yılında yapılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Keçi Burcu: Surların ilginç kulelerinden biri olan Keçi Burcu, Mardin Kapısı’nın 100 m kadar doğusunda, düzeltilmiş bir kaya kaide üzerinde yükselmektedir. 1029-1037 arasında Mervaniler tarafında yeniden inşa edilen kule, surlardan bir boynuz gibi dışa uzanmaktadır. İki yandan gelen duvarların buluştuğu yerde, iki kat yüksekliğinde tonozla örtülmüş bir oda bulunmaktadır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İstanbul’da bulunduğu semte de adını veren Rumeli Hisarı, Boğaz’ın 780 m olan en dar yerindeki Avrupa yakasında konumlanmıştır. Tam karşısında Anadolu Hisarı bulunmakta günümüzde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, tam üstünden geçmektedir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kemerli ilk kagir köprüler Romalılar Dönemi’nde yapılmıştır. Romalıların köprüleri kesme taş kullanılarak inşa edilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Adıyaman ilinde, Kahta-Gerger yolunda, Kahta Çayı üzerinde bulunan Cendere Köprüsü, Anadolu’daki en sağlam Roma Dönemi köprüsüdür. Köprü İmparator Septimus Severius zamanında MS 198-200 yıllarında inşa edilmiştir. 133,74 m uzunluğundaki köprünün bir büyük, bir küçük gözü vardır. Yuvarlak kemerli büyük gözün açıklığı 34,20 m’dir. Kemer kalınlığı 1,75 m olan, kesme taşlarla inşa edilmiş köprü, Roma İmparatorluğu’nun bir mühendislik anıtı gibidir. Köprü yanlarda kademeli korkuluk duvarları ile sınırlandırılmıştır. Çeşitli kaynaklarda, özgün halinde iki ucunda karşılıklı ikişer sütun olduğu belirtilmekle birlikte bugün Korint üslubunda üç sütun görülmektedir. Sütunların üstündeki heykeller günümüze gelememiştir (Resim 4.17).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Köprü, Diyarbakır kentinin güneyinde, Mardin Kapısı yakınında ve surların güney cephesinde nehrin dirsek yaptığı Yeni Kapı civarındadır. Köprü doğu-batı doğrultusunda uzanmakta ve Diyarbakır-Silvan yolu üzerinde bulunduğundan “Silvan Köprüsü” olarak da anılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bursa’da kentin içinde Yeşil semtini ikiye ayıran Gökdere Vadisi’nde, aynı adı taşıyan derenin üzerinde bulunan Irgandi Köprüsü ilginç bir mimarlık anıtıdır. Tarihsel belgelerden, köprünün 1442 yılında Ali el-Irgandi’nin oğlu tüccar Muslihuddin tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Köprünün mimarı Abdullah oğlu Timurtaş’tır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Şapel: İçkalenin aşağı avlusunda, güneyde yer alan yapı, kalenin şapelidir. Batı cephesindeki dikdörtgen biçimli bir kapıdan girilen şapelin, tonoz örtülü ana mekânının doğusunda, yarım daire planlı, yarım kubbe örtülü apsisi bulunmaktadır. Şapelin giriş cephesi Gotik üslupta düzenlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bodrum Kalesi’nin önemli elemanlarından olan armaların sayısı 100’ü geçmektedir (Resim 4.10). Armaların büyük çoğunluğu o yapıyı veya duvarı yaptıran devlet başkanı veya kale komutanına aittir. Bunların dışında, İngiliz Kulesi’nin kuzey ve batı cephesinde bulunan İngiliz Kraliyet Ailesi’nin arması ile Fransız Kulesi’nin doğu cephesinde yer alan dönemin papasının arması ayrıca dikkat çekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
10. yüzyılda Bizanslar tarafından inşa edilen Bakras Kalesi, Birinci Haçlı Seferi sırasında 1097 yılında Haçlılar tarafından Antakya ile birlikte ele geçirildi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İzmir kentinin önemli simgelerinden biri olan Kadifekale günümüze çok tahrip ve ihmal edilmiş olarak gelmiştir. MÖ 4. yüzyılda Helenistik Dönem’de, Büyük İskender’in iki komutanı tarafından kurulan görkemli antik İzmir kentinin akropolünün Erken Bizans Dönemi’nde kaleye dönüştürülmesi ile oluşmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gaziantep Kalesi’nin giriş bölümü işlevselci anlayışla titizlikle tasarlanmış, günümüze oldukça sağlam olarak gelmiştir. Kalenin batısındaki giriş bölümü, iki yanında duvarların bulunduğu, giderek genişleyen, belli bir şekli olmayan rampa ile başlamaktadır. Rampanın sonunda sol tarafta eyvan planlı, üç mazgal penceresi bulunan kontrol kulesini geçtikten sonra hendeğin üstündeki ahşap köprüye açılan bölüme ulaşılmaktadır. Önce altı basamaklı taş bir merdivenle kent ve hendek tarafında birer penceresi olan dikdörtgen planlı kuleye girilir. Bu kulenin kapısının üstünde Sultan Kayıtbay’ın sağlam ve temiz kitabesi yer almaktadır. Kulenin kale tarafındaki üstü açık bölümündeki merdivenlerden sonra ahşap köprüden geçilerek kalenin üst bölümüne tırmanan rampalı yola ulaşılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’de tarih öncesi ve Antik Çağ uygarlıklarında çeşitli inançların etkisiyle biçimlenmiş resim, heykel ve kabartmaların zengin örnekleri arasında Neolitik Çağ’dan itibaren görülen ana tanrıça heykelcikleri; tanrı figürleriyle bezenmiş Hitit fildişi heykelleri, tanrı-tanrıça figürlü, hiyerogrifli taş kabartmaları, aslanlı ve sfenksli surları; Likya mezar kabartmaları, heykelcikleri; kaya mimarisinin en özgün eserlerini gerçekleştiren Frig uygarlığının taştan, fildişinden, kemikten yontulmuş Ana Tanrıça Kibele idolleri, kabartmaları; Lidya uygarlığının insan ve hayvan heykelleri, altın gümüş bezemeleri, duvar freskleri ile Urartuların maden, fildişi heykel ve kabartmaları sayılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hun sanatında hayvan mücadeleleri ve insan figürlerini içeren sahnelerin yer aldığı taş kabartmalar; taş, ahşap, maden heykeller ile kumaş, keçe ve halılar üzerindeki bezemeler figüratif resim anlayışının oldukça gelişmiş olduğuna işaret etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Göktürk sanatında da Orhun anıtlarında görüldüğü gibi taş heykellerin, balbal denilen insan biçimli mezar anıtlarının yaygın olduğu görülmektedir. Ölen kahraman ya da hükümdarın yendiği, öldürdüğü düşmanları simgelediği düşünülen taştan (ya da zaman zaman ahşaptan) yapılmış bu heykeller 6.-8. yüzyıl Göktürk sanatının karakteristik bir özelliği olarak portre niteliği taşıyan ve ölümden sonraki yaşama ilişkin inançlarına işaret eden betimlemelerdir. Göktürklerde Türk heykel sanatının en eski örneklerinden olan balballar, koç, kaplumbağa ve kartal tasvirli kabartmaların mezar taşı geleneğinin de kökeni oldukları kabul edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uygur freskleri, kabartma ve heykelleri Orta Asya’daki Türk resim ve heykel sanatının kökenlerini ortaya koymaktadır. Tapınak duvarlarında, dinî kitaplarda ve ipek kumaşlar üzerinde görülen bu resimlerde ve heykellerde çoğunlukla Manizm, Budizm, Şamanizm gibi inançlarla ilişkili konularla günlük yaşamdan sahneler (din adamları, müzisyenler, prens ve prensesler gibi) ele alınmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?