Daha önce yurt dışından ithal edilen bir malın yurt içinde üretilmesini öngören sanayileşme stratejisine ne denir?
Yayımlanmış cevap
İthal ikamesi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
209 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
İthal ikamesi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bütçe dengesinin hızla bozulması ve buna bağlı olarak borçlanmanın artması olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aşar Vergisi kaldırılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teşvik-i Sanayi Kanunu
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gini Katsayısı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Lorenz eğrisi ile köşegen (mutlak eşitlik doğrusu) arasında kalan alanın, köşegenin (mutlak eşitlik doğrusunun) altında kalan toplam alana oranlanmasıyla elde edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kişisel gelir dağılımını ölçmede kullanılan ölçütlerden biridir. %20’lik fert/ hanehalkı gruplarının toplam gelirden aldıkları paylar dikkate alınarak gelir dağılımı değerlendirmesi yapılır. Buna göre, “Son %20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay/ İlk %20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay” formülü uygulanarak, geliri en yüksek olan son %20’lik grubun, geliri en düşük olan ilk %20’lik gruba göre toplam gelirden kaç kat daha fazla pay aldığı hesaplanarak ülkedeki gelir dağılımının eşitlikçi olup olmadığı değerlendirmesi yapılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelirin hanehalkı veya fert yüzdelik gruplarına göre dağılımındaki eşitsizliği göstermekte kullanılan grafiktir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İstanbul
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hanehalkı veya bireyin yaşamını sürdürebilecek asgari refah düzeyini yakalayamaması durumudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bireylerin, toplumun ortalama refah düzeyinin belli bir oranının altında olması durumudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yoksulluk Oranı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fonksiyonel Gelir Dağılımı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Planlı, kamu işletmelerine dayalı sanayileşmeden vazgeçilmiş, • Dış ticaret serbestleştirilmiş, kaçakçılık ve karaborsa önlenmeye çalışılmış, • Yabancı sermaye girişleri serbest bırakılmış, • Sanayileşmede özel girişimciliğe ağırlık verilmiş, • Devlet tekelleri kaldırılmış, özelleştirme faaliyetleri başlamış, • İhracatı teşvik edici politikalar uygulamaya konulmuş, • Kamu ekonomik kurumlarının özelleştirilmesi gündeme gelmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1946-1953 döneminde izlenen politikalarla dışa kapalı, korumacı, dış dengeye dayalı ve içe dönük ekonomi politikaları gevşetilmiştir (Boratav, 2015). Bu dönemdeki yeni devletçilik anlayışına göre, devletin özel girişimciliği açıkça desteklemesi, yönetim, güvenlik ve kamu hizmetlerinden başka ekonominin planlı kalkınması için önlemler alması ve yabancı sermaye yatırımlarının özendirilmesi söz konusu olmuştur. 1946-1953 döneminde altyapı yatırımları hızla artmış, KİT’lerin faaliyet alanları genişlemiş, iç talep canlanmış ve sanayi sektörü de hızlı büyümüştür. Söz konusu dönemde, tarım alet ve makinaları ve gübre kullanımının artmasıyla birlikte tarım sektöründe ciddi üretim artışı yaşanmış; yıllık ortalama büyüme oranı tarımda %14,2, sanayide %9,8 ve GSYH’da %11,5 olmuştur. 1948 yılından itibaren Türkiye, II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa ekonomilerini canlandırmayı amaçlayan Marshall Yardımları kapsamında ekonomik kalkınmanın finansmanı için destek almıştır. Tabi bu yardımların ve ardından geleceği düşünülen ilave kaynakların kullanılabilmesi için Türkiye ekonomisinin devletçilikten vazgeçmesi gerektiği vurgulanmıştır. 1950 yılında ithalat büyük ölçüde serbestleştirilmiş, 1951 yılında Yabancı Sermaye Teşvik Kanunu çıkarılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İthal İkameci Sanayileşme
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Belirli bir mal ve hizmet sepetinin satın alınması için gereken ulusal para tutarlarının birbirine oranı şeklinde hesaplanmaktadır. Bu oran kullanılarak harcamalar ortak bir değer üzerinden ifade edilmekte, böylece ülkeler arasında karşılaştırma yapmak mümkün olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dar anlamda sanayi, üretim faktörlerinden emek ve sermayeyi kullanarak, hammadde ve yarı mamul maddeleri işleyerek mamul madde hâline getiren tüm üretim faaliyetlerini kapsamaktadır. Sanayi bu bakımdan bir bakıma imalatçılıktır. Geniş anlamda tanımlamak gerekirse sanayi, müteşebbisin kurduğu, mal ve hizmet üreten ve gelir getiren faktörlerin bileşimidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Günümüzde TÜİK’in temel aldığı NACE Rev.2 sınıflandırma sisteminde, sanayi sektörünün kapsamı madencilik ve taş ocakçılığı (B), imalat (C) ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı (D) şeklindedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İmalat sanayi alt sektörü ise tüketim malları, ara malları ve yatırım malları olarak üçe bölünmüş ve her biri kendi içinde alt sanayi dallarına ayrılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Günümüz dünyasında gelişmiş ülkelerin aynı zamanda sanayileşmiş ülkeler olmaları, ekonomik gelişme ile sanayileşme arasında çok yakın bir ilişkinin olduğunu ortaya koymaktadır. Ülkelerin sanayileşme seviyesi ile gelişmişlik seviyesi genelde aynı anlama gelir. Gelişmiş ekonomi bir anlamda sanayileşmiş ekonomi demektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye ekonomisi, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından Avrupa’daki gelişme yolunda olan (gelişmekte olan) piyasa ekonomisi olarak tanımlanır ve dünyanın yeni sanayileşen ülkeleri arasındadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı Devleti’nin ekonomisi tarıma dayalı bir yapıda olduğu için, sanayi sektörü ikinci planda kalmış ve içinde bulunulan şartlarda sanayileşme çabaları başarıya ulaşamamıştır. Osmanlı sanayisinde, yabancı sermayenin payı düşük, çevirici güç yetersiz ve teknoloji geriydi. 264 sanayi kuruluşunda toplam 20.977 beygir gücünde çevirici güç kullanılmıştı. Bu gücün %76’sı buhar makinelerinden, %13’ü petrol kullanan içten yanmalı motorlardan ve %6,5’i de elektrik motorlarından sağlanıyordu. Enerji daha çok kol gücüne dayanıyordu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sanayi Devrimi Avrupa’da 18’inci yüzyılda buhar gücüyle çalışan makinelerin sanayi sektörünü yaratması sonucunda ortaya çıkmıştır. Başlangıcı, buharlı makinenin bulunuşudur. 1763’te James Watt, İskoçya’da buharla çalışan makineyi icat etmiş ve makine çağının başlamasına yol açmıştır. 1807’de Amerikalı Robert Fulton buharlı makineyi gemilere uygulamış, 1825’te ilk buharlı makine lokomotiflerde kullanılmaya başlanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?