Değişken vergiler, asgari fiyat ve gönüllü ihracat fiyatı gibi uygulamalar hangi tür kısıtlama türüne girmektedir?
Yayımlanmış cevap
Fiyat Denetimleri.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
278 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Fiyat Denetimleri.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dış ticarete sağlık ve güvenlik amacıyla getirilen tüm ürün standartlarını.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hume. Smith ve Ricardo gibi klasik iktisatçılar dış ticaretin ekonomik büyümeye ve bunun sonucu olarak ekonomik kalkınmaya olan etkilerini açıklamaya çalışmış pek çok teorisyenden en önemlileridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu görüşlerin öncüleri arasında 1950-1960’lı yıllardan itibaren Marshall, Edgeworth, Tausing, Heckscher, Ohlin, Weiner, Caimkross gibi düşünürler vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Karşılaştırmalı üstünlükler ve maliyetler temel ilkesi çerçevesinde 1950’den itibaren ekonomistler, dış ticaretin, statik, dinamik etkilerinden dolayı kalkınma ve sanayileşmeye olumlu etkiler yaptığını savunmuşlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplam ihracat içinde sanayi malların payını ve ihracatını artıracak politikaların artırılması durumudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarım ürünleri geleneksel olmayan hammaddelerin işlenmiş veya yarı işlenmiş sınai mal ihracatının geleneksel hammadde ihracatı önüne geçmesi gibi uygulamalar örnek olarak verielebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu teze göre sınırlı ölçüde dışa açık sanayileşme politikaları uygulayan bir ülkede ya da ekonomik sistemde ithal ikameci sanayileşme stratejileri olarak adlandırılan politikaların temelleri ileride daha ayrıntılı açıklanacak adı geçen bu teze dayanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genç endüstri ya da diğer adıyla bebek bezi endüstri modeli böyle modellere örnek olabilecek en eski ve geçerli örnektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişmekte olan ülkeler açısından sanayileşme ve kalkınmanın temeli, dış ticaretin de gelişmenin motoru olduğu yaklaşımı genel kabul görmektedir. Şöyle ki bu ülkelerde iç sanayinin gelişmesi için iç sanayi önündeki engellerin iyi belirlenip bertaraf edilmesi gerekmektedir. Bu açıdan dışa bağımlılıkların azaltılması ve üretime hızla geçerek rekabet ortamında var olabilecek katma değerlerin ekonomiye hızla katılabilmesi önemlidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birçok yerde dışa dönük kalkınma ile karşılaştırmalı üstünlüğe dayalı, ihracata yönelik ya da ihracat önderliğinde büyüme terimlerinin eş anlamlı olarak kullanıldığını ve bunun yanı sıra bu yaklaşımla dışa dönük kalkınma anlayışının sınırlandırıldığını ve alternatif kalkınma yollarını da göz ardı eden bir yaklaşım olduğunu görmekteyiz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu ülkelere örnek olarak Singapur, Güney Kore, Japonya ve Tayvan örnek verilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İhracat gelirlerinin az gelişmiş ülke modellerinde gayri safi milli hafızaya etkileri olumlu olup gayet önemlidir. Gelir gider dengesinin sağlanmasına açık vermeyen bir dış ekonomi modelinde bireylerin de refahlarının artacağı öngörülür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Net ihracat milli hasılaya doğru orantılı, olumlu etkisi olan bir etmendir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Serbest rekabet koşullarının iyileştirilmesi için gereklidir. Bundan dolayı da öncelikli özelliğe sahiptir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekonomik kalkınma, millî gelirdeki reel artışlarla tanımlanan ekonomik büyümenin yanı sıra ülkenin kurumsal, sosyal, kültürel ve teknolojik alanlarda toplumun daha yüksek düzeyde yaşamsal koşullara ulaşabilmesini ifade eder. Kısaca, toplumun yaşam kalitesinin yükselmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası ticaret, bilindiği gibi bir ülke ekonomisinin tüm sektörler itibarıyla gerek iç piyasada gerekse uluslararası piyasalarda etkin rekabet gücünü oluşturabilme amacına dayalı olarak gerçekleştirilir. Uluslararası ticarete girişen ülke böylece hem değişen küresel çevre koşullarına uyum sağlamak olanağı bulacak hem de ülke refah seviyesinin yükselmesine katkı sağlayabilecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Klasik Dış Ticaret Teorisi’nin temelinde yatan karşılaştırmalı üstünlükler veya diğer adıyla karşılaştırmalı maliyetler ilkesine dayalı görüşler, serbest dış ticaretin faydaları üzerinde odaklanır. 1950-60’lı yıllarda Marshall, Edgeworth, Taussing, Heckscher, Ohlin, Viner, Haberler ve Cairncross gibi Neoklasik iktisatçılar, söz konusu bu temel ilke çerçevesinde dış ticaretin, statik ve dinamik etkilerinden dolayı kalkınma ve sanayileşmeye olumlu etkiler yaptığını savunmuşlardır. Karşılaştırmalı üstünlükler Teorisi’ne dayanan serbest ticaret görüşünü benimseyen iktisatçılara göre, her ülkeyi daha ucuza üretebildiği malların üretiminde uzmanlaşmaya ve bu malları diğer ülkelerin daha ucuza üretebildiği mallar karşılığında ihraç etmeye yetkili kılan uluslararası iş bölümü ve dış ticaret, ticarete katılan her ülkenin ekonomik açıdan gelişmesini hızlandıran ve millî gelirini arttıran temel unsurlardan biri olup hâlâ bu niteliğini devam ettirmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dış ticaretin azgelişmiş ülkelerin gelişiminde olumsuzluklara yol açacağını savunan görüşler, genel anlamda dış ticarette korumacılığı savunan görüşler olarak tanımlanabilir. A. Smith’le başlayan, dış ticaretin büyümenin lokomotifi olduğu iddiasının gelişmekte olan ülkeler açısından geçerli olamayacağı tezleri zamanla çoğalmıştır. Böylece gelişme sürecindeki ülkeler korumacı teorilerin baskısı altında kalmış ve söz konusu dönemde sınırlı ölçüde dışa açık sanayileşme politikaları uygulayabilmişlerdir. İthal ikameci sanayileşme stratejileri olarak adlandırılan bu politikaların temelleri ise Singer-Prebisch tezine dayanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dış ticaretin kalkınmayı olumsuz yönde etkileyebileceğini savunan görüşlerden en ön planda olanı Singer-Prebisch tezidir. Ancak başka pek çok benzer görüş ya da yaklaşım söz konusudur. Örneğin, F. List’in azgelişmiş ülkelerdeki genç endüstrilerin dış ticarette rekabet gücünün olamayacağını, yerli endüstrilerin gelişebilmeleri için üretimin dış rekabete getirilecek sınırlamalarla korunması gerektiğini savunan Genç / Bebek Endüstriler Tezi bu görüşlerin en eskisidir. Diğer bir örnek, Myrdal’a ait olan, gelişmemiş ülkeler üzerinde dış ticaretin başlıca etkisinin, niteliksiz işgücü kullanılan ilkel maddeler üretimini ve dolayısıyla ihracatını uyarmak olduğunu savunan görüştür. Genel anlamda denilebilir ki, dış ticarette korumacılığı savunan görüşler, karşılaştırmalı üstünlükler teorisine yönelik eleştirilerden doğmuşlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplam ihracat içinde sanayi malları payını ve ihracatı arttıracak politikaların uygulanmasına ihracat ikamesi denir. Tarım ürünleri ve geleneksel olmayan ham maddelerin işlenmiş ve yarı işlenmiş olarak ihraç edilebilmesi ve/veya işlenmiş ve yarı işlenmiş sınai mal ihracatının geleneksel ham madde ihracatı yerine geçmesi (ikame edilmesi) gibi uygulamaları da içinde barındıran bu terim, literatürde ihracatın öncülük ettiği büyüme (export-led growth) stratejisi veya ihracata dayalı sanayileşme stratejisi yerine kullanılabilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir malı ithal etmek yerine ilgili malın ikamesini yurt içinde üretmek ithal ikamesi olarak adlandırılır. İthal ikamesini gerçekleştirilebilmek, o malın ithalatını zorlaştırmak başka bir deyişle korumacı dış ticaret politikası uygulamaya bağlı olacaktır. Bu nedenle ithal ikamesine yönelik iç sanayileşme politikası ile korumacı dış ticaret politikaları yan yana uygulanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlgili yazında sıklıkla dışa dönük kalkınma ile karşılaştırmalı üstünlüğe dayalı, İhracata yönelik” ve “İhracat önderliğinde büyüme terimleri eş anlamlı kullanılmaktadır. Bu yaklaşım Dışa dönük kalkınma anlayışını sınırlandıran ve alternatif kalkınma yollarını göz ardı eden bir yaklaşımdır. İthal ikamesi ve İhracata dayalı sanayileşme stratejisi ulusal ekonomik güce dayalı bir büyümeyi konu alır. Buna karşın Dışa dönük strateji, dünya piyasaları ile bütünleşmeyi temel almaktadır. İhracata dayalı sanayileşme stratejisinde geliştirilecek sanayilerin iç piyasadan çok, dış piyasa için üretimde bulunması amaçlanmaktadır. Bu strateji, ithalatın yapısından çok ihracatın yapısını değiştirecek yöndedir. Dolayısıyla azgelişmiş ekonominin ihracatı içinde sınai ürünler payının artması doğaldır. Buna karşın Dışa dönük strateji, yalnızca sanayi malları ihracatını özendirmek anlamına gelmemektedir. Bu strateji, büyüme ve sermaye birikimi süresince piyasa ilişkilerinin yarattığı olumlu dinamik etkileri (kapasite kullanımı, teknolojik yenilik, karşılaştırmalı üstünlükler gibi) öne çıkaran ve dolayısıyla gerek ülke gerekse ticaret ve ödemeler bilançosunda liberalleşmeyi öngören bir yaklaşımdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Azgelişmiş ülkelerde, uluslararası ticaretin özellikle ihracat gelirlerinin millî gelire katkısı ve dolayısıyla kalkınmaya olan pozitif etkisi açıktır. Dış ticaret ve büyüme arasındaki güçlü ilişki, dışa açık politikaları içe dönük politikalara kıyasla daha üstün bir konuma getireceğinden, serbest ticaret (ihracata dayalı büyüme) tezini korumacılık (ithal ikamesi) tezine karşı savunmada büyük önem taşır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilindiği gibi az gelişmiş ülkelerde tarım sektöründe emek yoğunluğu çok fazladır. Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi geleneksel biçimiyle incelendiğinde, var olan faktör donanımı ve teknolojik yapılarından ötürü, az gelişmiş ülkelerin gıda, maden ve tarımsal ham madde üretiminde uzmanlaşmaları ve bu malları ihraç ederek çoğu sanayi ürünlerini gelişmiş ülkelerden ithal etmeleri gerekir. Ancak böyle bir model kısa dönemde refah artışı sağlasa da uzun dönemde az gelişmiş ülkelerin kalkınmasını engelleyebilir. Az gelişmiş ülkelerin yapısal olarak nitelendirilen özelliklerinden işsizlik, atıl kapasitelerin varlığı, tekelci eğilimler, faktörlerin hareketliliğin sınırlılığı, gelişim sürecinde ortaya çıkan ikili yapılar (ekonomik, teknolojik ve sosyal düalizm), faktör fiyatlarının fırsat maliyetlerini yansıtmaması vs. unsurlar, Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi’nde iddia edilen tam rekabet koşullarının oluşumunu engeller.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?