Kademe ilerlemesinin durdurulması ne demektir?
Yayımlanmış cevap
Kademe ilerlemesinin durdurulması, fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
473 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Kademe ilerlemesinin durdurulması, fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Devlet memurluğundan çıkarma, bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları, disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler; il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hâllerde valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu tarafından verilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlgili konuda üç farklı ihtimal söz konusu olabilir: • Genel kurallara göre yargılanma, • 3628, 5816, 298, 1402, 3713 sayılı kanunlara göre yargılanma, • 4483 sayılı kanuna göre yargılanma.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu kanunun kapsamındaki bir suçtan dolayı memur hakkında cumhuriyet savcısının dava açabilmesi için bu memurun üstü durumundaki belirli makamlardan izin alınması gerekmektedir. Bu üstün izin vermemesi durumunda, cumhuriyet savcısı bölge idare mahkemesine itirazda bulunmakta, bölge idare mahkemesi bu konuda karar vermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Devlet Memurları Kanunu’nun kişisel sorumluluk ve zarar başlıklı 12’nci maddesine göre, devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen devlet malını korumak ve her an hizmete hazır hâlde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar. Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır. Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi hâlinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Memurların eylem ve işlemlerinden dolayı, ister hizmet kusuru, isterse kişisel kusur bulunsun, idare edilenler, memura karşı değil idareye karşı idare mahkemelerinde, tam yargı davası açacak ve idareden tazminat alabileceklerdir. İdare tazminatı ödedikten sonra bu zarara sebep olan memura rücu edecek; yani ödediği tazminatı memurdan isteyecektir. İdarenin memura rücusu, kamu hukuku ilkelerine göre değil özel hukuk hükümlerine göre olur. İdare bunun için adliye mahkemelerinde rücu davası açar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan mallar kendi içinde; • Kamu malları ve • Özel mallar olarak ikiye ayrılır. Kamu malları veya daha uzun bir ifadeyle kamu tüzel kişilerinin kamusal malları, kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan ve kamu yararına tahsis edilmiş olan mallardır. Bunlara kamu hukuku uygulanır ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar idarî yargıda çözümlenir. Özel mallar veya daha uzun bir ifadeyle kamu tüzel kişilerinin özel malları, kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan ama kamu yararına tahsis edilmemiş olan mallardır. Bunlara kamu hukuku değil özel hukuk uygulanır ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar adlî yargıda karara bağlanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir malın kamu malı olabilmesi için her şeyden önce bir kamu tüzel kişisinin, yani devletin, mahallî idarelerin veya kamu kurumlarının mülkiyetinde bulunması gerekir. Bir özel hukuk kişisinin mülkiyetinde bulunan mallar hiçbir zaman kamu malı niteliğinde sayılmazlar. İkinci olarak bir kamu tüzel kişisinin mülkiyetinde bulunan bir malın kamu malı sayılabilmesi için bu malın kamu yararına tahsis edilmiş olması gerekir. Kamu yararına tahsis şartının gerçekleşebilmesi için de iki alternatif alt şartı vardır: • Ya söz konusu mal, kamunun doğrudan kullanımına tahsis edilmelidir: Örneğin yollar, nehirler, mezarlıklar, deniz kıyıları, pazar yerleri, camiler, parklar gibi yerler, doğrudan doğruya halkın kullanımına tahsis edilmiş yerlerdir. • Veya söz konusu mal, bir kamu hizmetine tahsis edilmelidir: Örneğin askerî üsler, kışlalar, okul binaları, karakol binaları, havaalanı binaları, tren garları, metro istasyonları kamu malı sayılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu malları, tahsis edildikleri amaçlara göre; • Sahipsiz mallar, • Orta malları ve • Hizmet malları olmak üzere üçe ayrılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sahipsiz mallar, üzerinde mülkiyet kurulmaya elverişli olan ama şimdiye kadar üzerlerinde bir özel mülkiyet kurulmamış mallardır. Bu tür mallar, herkesin doğrudan kullanımına ve yararlanmasına açıktır. Örneğin özel mülkiyet altında bulunmayan kayalar, tepeler, dağlar, sular, deniz kıyıları sahipsiz mallardır. Bu mallara sahipsiz mallar dense de bunların bir sahibi vardır, o da Devlet ve diğer kamu tüzel kişileridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orta malları, doğal nitelikleri veya örf ve âdet veya tahsis suretlerine göre kamunun doğrudan kullanmasına veya yararlanmasına açık olan mallardır. Örneğin yollar, meydanlar, pazar ve panayır yerleri, meralar, harman yerleri, mezarlıklar, parklar böyledir. bir malın orta malı olması için o malı halkın doğrudan doğruya kullanması veya o maldan halkın doğrudan doğruya yararlanması gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hizmet malları, kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan ve bir kamu hizmetine tahsis edilmiş olan mallardır. Örneğin stadyum, hastane, üniversite, adliye, belediye, müze, kütüphane, cezaevi, tren istasyonu binaları hizmet malı teşkil ederler. Ancak kamu tüzel kişilerinin hizmette kullandıkları malların kamu malı sayılabilmesi için bu malların özel bir düzenlemeye tâbi tutularak kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu malları maddî içerikleri itibarıyla; • Kara, • Deniz, • Su ve • Hava kamu malları olmak üzere dört gruba ayrılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kara kamu malları, yerleşim yerleri arasındaki kara yollarını (otoyol, devlet yolları ve il yolları), yerleşim yerleri içindeki yolları (bulvar, cadde ve sokakları) bunların mütemmim cüz ve eklentilerini (köprüler, kanallar, trafik ışık ve levhaları, yolları aydınlatan elektrik direkleri, yol kenarındaki reklam panoları, yol kenarındaki ağaçları vs.) kapsar. Demir yolları da kara kamu mallarıdır. Kara kamu malları, yollar dışında daha pek çok malı kapsar. Örneğin pazar ve çarşı yerleri, haller, mezarlıklar, camiler, kütüphaneler hep birer kara kamu malıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Denizler, üzerinde mülkiyet kurulmaya elverişli şeyler değildir. Açık denizler hiçbir devletin egemenliğine tâbi değildir. Karasuları devletin egemenliğine tâbidir. Ancak bu karasuları üzerinde devletin mülkiyet hakkına sahip olduğu anlamına gelmez. Devlet karasuları üzerinde sadece bir gözetim ve denetim yetkisine, açıkçası bir kolluk yetkisine sahiptir. Ancak deniz kıyıları kamu malı sayılır ve bunlara deniz kamu malları denir. Deniz kıyısı, dalgaların gelirken kapladıkları ve çekilirken de açıkta bıraktıkları kara parçasıdır. Med-cezir olaylarının olduğu yerlerde, suların yükselmesiyle su altında ve çekilmesiyle de su üstünde kalan kara parçası da deniz kıyısı sayılır. Keza koylar, limanlar, fenerler, şamandıralar ve işaretler de deniz kamu mallarından sayılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Denizler hariç, ülke içindeki göl, dere, çay, nehir ve her çeşit yer altı ve yer üstü su kaynağı, su kamu malı sayılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hava kamu malı, devletin ülkesi üzerinde yer alan atmosfer parçasından oluşur. Özel hukuk kişilerinin özel mülkiyetlerine tâbi arazinin üstündeki hava belli bir metreden sonra kamu malı hâline gelir; buradan helikopter veya uçak geçmesi bu kişilerin mülkiyet haklarını ihlal etmez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Oluşum tarzlarına göre kamu malları; • Tâbi kamu malları ve • Sunî kamu malları olmak üzere ikiye ayrılır. Tâbi kamu malları, tâbi olaylar neticesinde meydana gelmiş kamu mallarıdır. Deniz, göl akarsular gibi kamu malları böyledir. Sunî kamu malları ise insanların müdahalesi neticesinde meydana getirilmiş kamu mallarıdır. Örneğin yollar, hal ve pazar yerleri, otoparklar, okul, hastane, valilik, adliye binaları böyledir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tâbi kamu malları ile sunî kamu malları arasındaki ayrımın önemi şu noktada toplanmaktadır: • Birincilerin kamu malı hâline gelmesinde beşerî iradenin bir rolü yoktur. • İkinciler ise kamu malı hâline idarenin tahsis kararıyla gelirler. Keza, ikinciler yine bir tahsis kararıyla kamu malı olmaktan çıkarılabilirler. Oysa tâbi kamu mallarının tahsis kararıyla kamu malı olmaktan çıkarılması mümkün değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Taşınabilir olup olmamaları bakımından kamu malları; • Taşınmaz kamu malları ve • Taşınır kamu malları olmak üzere ikiye ayrılır. Taşınmaz (gayrimenkul) kamu malları, bir yerden bir yere götürülemeyen kamu mallarıdır. Örneğin göl, nehir, pazar yeri, yollar, adliye binası birer taşınmaz kamu malıdır. Taşınır (menkul) kamu malları ise bir yerden bir yere götürülebilen kamu mallarıdır. Ancak kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan her mal kamu malı değildir. Bunların kamu malı olabilmesi için kamu tüzel kişilerine ait olmasından başka halkın doğrudan kullanımına veya bir kamu hizmetine tahsis edilmiş olmaları gerekir. Ancak kamu hizmetine tahsis edilmiş her taşınır mal da kamu malı değildir. Bunların özel bir düzenlemeye tâbi kılınmış olması gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu mallarının devredilmezliği ilkesi bir kamu tüzel kişisine ait bir kamu malının bir başka kamu tüzel kişisine veya bir özel hukuk kişisine devredilemeyeceği anlamına gelmektedir. Bu ilkenin amacı, kamu mallarının, bu mallara ihtiyaç olduğu sürece kamu malı statüsünde tutulmasını sağlamaktır. Kamu mallarının devredilmezliği ilkesi, kamu tüzel kişilerinin özel mal statüsünde olan mallarının değil, kamu malı statüsünde olan mallarının devredilmesini yasaklamaktadır. Dolayısıyla kamu tüzel kişileri özel mallarını özel hukuk hükümlerine uygun olarak devredebilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu mallarının devredilmezliği ilkesi sonucu kamu malları; kamulaştırılamaz, haczedilemez, zaman aşımıyla kazanılamaz, üzerlerinde sınırlı ayni haklar tesis edilemez ve tapuya tescil zorunluluğu yoktur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlgili mal edinme usulleri şunlardır: • Devletleştirme, • İstimval, • Kamulaştırma.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İstimval, özel mülkiyette bulunan taşınır malların bedeli karşılığında mülkiyetinin veya kullanım ve intifa hakkının idareye cebrî geçişini öngören istisnai ve olağanüstü hâllere mahsus bir usuldür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?