Alonj ne demektir?
Yayımlanmış cevap
Alonj, kıymetli evrakta ortaya çıkan yer darlığını çözmek için evraka eklenen düz kâğıttır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
206 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Alonj, kıymetli evrakta ortaya çıkan yer darlığını çözmek için evraka eklenen düz kâğıttır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kendisinden talepte bulunulan borçlunun teknik açıdan yapabileceği üç tür savunma vardır: 1. İnkar: Alacak hakkının dayandırıldığı temel olayın varlığının borçlu tarafından reddedilmesidir. Örneğin, bilgisayar satıcısının talebine karşı borçlunun, mahkemede “iddia ettiği gibi bir bilgisayar satın almadım ki ona borcum olsun” demesi. 2. İtiraz: Alacağın dayandırıldığı temel olay reddedilmeyip temel olayın varlığına rağmen, hakkın doğmadığı veya doğmuşsa da sona erdiğinin ileri sürülmesidir. Örneğin, “Satış sırasında ehliyetsiz idim” veya “ödedim” ya da “sözleşme ahlaka veya kanuni şekle aykırı ve dolayısıyla geçersizdir” denmesi gibi. 3. Defi: Borçlu, temel olayın varlığını ve alacaklının hakkını kabul etmekle birlikte, bu borcu yerine getirmemek için geçerli bazı özel sebepler ileri sürmektedir. Böylece borcu ifa etmekten temelli ya da geçici olarak kaçınmaktadır. Örneğin vadesi gelmemiş borcun talep edilmesi durumunda vadenin gelmediğini öne sürmek, zamanaşımı, ödemezlik veya peşin dava defi gibi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Defiler başlıca iki ölçüte göre sınıflandırılabilir: Etkili olduğu kişiler açısından mutlak ve nisbi olmak üzere ikili, özellikleri açısından ise senet metninden anlaşılanlar, senetteki bir taahhüdün geçersizliğine ilişkin olanlar ve kişisel (nisbi) defiler şeklinde üçlü bir ayrım yapılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Senet Metninden Anlaşılan Defiler, Senede bakmakla görülebilen, anlaşılabilen defilerdir. Alacaklı, senedi o şekliyle aldığı için kendisine karşı ileri sürülen definin varlığını bilmektedir. Bu nedenle de hukuken korunması gereksizdir. Bu tür defiler mutlak defiler arasında yer alır; yani herkese karşı ileri sürülebilir. Örneğin, senetteki geçerlilik şartlarının eksikliği, şekil şartları tam olmasına rağmen senet vadesinin gelmemiş bulunması, borçlunun imzası yerine parmak basılmış olması (m. 756), senette ciro zincirinin kopuk olması, zamanaşımı süresinin geçirilmiş bulunması, görüldüğünde vadeli senedin bir yıl içerisinde ödeme için ibraz edilmemesi (m. 704) gibi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Poliçe Sözcüğü, Belirli Bir Bedelin Ödenmesi Hususunda Kayıtsız Şartsız Havale, Ödeyecek Kişinin (Muhatabın) Adı ve Soyadı, Vade, Ödeme Yeri, Lehtar, Düzenlenme Tarihi ve Yeri, Düzenleyenin İmzasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
TTK. m.749’da kimin kime başvurduğu esas alınarak üç tür zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. • Hamilin kabul eden muhataba karşı açacağı davalar vadeden itibaren 3 yıl, • Hamilin cirantalar ile düzenleyene veya bunların avalistlerine karşı açacağı davalar süresinde çekilen protesto tarihinden, senette protestosuz kaydı varsa vadeden itibaren 1 yıl, • Ödeyen cirantanın kendisinden önceki cirantalarile düzenleyene karşı açacağı davalar, ödeme veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü (dava açıldığı) tarihten itibaren 6 ay geçmekle zamanaşımına uğrar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geçerlilik açısından bono kayıtları üç grupta toplanır. 1. Mutlak zorunlu kayıtlar: Eksiklikleri, belgeyi bono olarak geçersiz kılan şekil şartlarıdır : Bono sözcüğü, belirli bir miktarın kayıtsız ve şartsız ödeneceği vaadi, lehdar, düzenlenme tarihi ve düzenleyenin imzası bu türdendir. 2. Alternatif zorunlu kayıtlar: Senede açıkça yazılmış olmasalar bile eksiklikleri başka bir yoldan giderilmiş sayılan kayıtlardır: Düzenlenme yeri ve ödeme yeri buraya girer. Düzenlenme yeri açıkça gösterilmemiş ise düzenleyenin imzası yanında gösterilen yer, düzenlenme yeri sayılır. Ödeme yeri açıkça gösterilmemiş ise, düzenlenme yeri, aynı zamanda ödeme yeri sayılır. Alternatifler de yok ise, bono geçersizdir. 3. İhtiyari kayıtlar: İstendiğinde senede yazılabilen ve senet geçerliliği açısından önemi olmayan kayıtlardır. Vade, faiz, aval, tahkim gibi kayıtlar, ihtiyari kayıtlara örnek olarak verilebilir. Senet üzerine bazı kayıtların yazılmasına izin verilmemiştir, izin verilmemesine rağmen yazılan bu kayıtlar ya geçersiz sayılır (belli bir gün veya düzenlendikten belli süre sonra şeklinde vade içeren senette faiz kaydı, muacceliyet kaydı, cezai şart gibi) ya da senedi geçersiz kılar. Örneğin, bedelin ödenmesini şarta bağlayıcı nitelikteki bir kayıt, taksitle ödenmesine dair kayıt bonoyu geçersiz kılar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ciro yazılı bir beyandır; sözlü olamaz. Bono (poliçe) üzerine veya bonoya bağlı alonj denilen ve poliçenin arka yüzünün devamı olan kağıt parçası üzerine yazılır (TTK m.683/1). Uygulamada genellikle bononun arkasına yazılır. Ancak, açık olması kaydıyla poliçenin ön yüzüne de ciro kaydı yazılabilir. Bononun arkasına atılan bir imza da ciro sayılır. Oysa herhangi bir açıklama olmaksızın ön yüze atılan bir imza, aval niteliğindedir (TTK m.701). Cironun kayıtsız ve şartsız yapılması gerekir. Ciro, belirli şartlarla yapılmışsa batıl olmaz fakat o şartlar yazılmamış sayılır. Kanunun izin verdiği şartlar bunun dışındadır, ciro yasağı (m. 685/2), sorumsuzluk şartı (m. 685/1) gibi. Kısmi ciro ise batıldır (TTK m.682).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Temlik cirosu üç işleve sahiptir. 1. Temlik (devir) işlevi: Temlik cirosu yapılır ve senet zilyetliği devredilirse, senetteki hak devredilmiş olur (m. 684/1). 2. Teşhis (tanıtma) işlevi: Borçlu, cirolar sayesinde senedi kendisine ibraz edip alacağı tahsil etmek isteyen kişinin yetkili (= meşru) hamil olup olmadığını saptayabilir. Birbirine bağlı cirolar, hamilin şeklen hak sahipliğine karine oluşturur (m. 686/1). Ciroların birbirine bağlı olması, ciro zincirinin düzgün olması demektir. Yani, ilk ciroyu lehtar yaptıktan sonra, sırası ile her cirantanın bir önceki aşamada kendisine ciro yapılan kişi olarak gözükmesi ve bu silsilenin hamile kadar gelmesidir. Ciro zincirinde kopukluk varsa bu aşamadan sonraki diğer cirolar geçersiz olur. Şayet cirolar tam ciro şeklinde ise, teşhis tam olarak gerçekleşir. Araya beyaz ciro girdiğinde bu zorlaşmakta ve silsilede kopukluk olduğu sanılmaktadır. Oysa beyaz ciro, ciro silsilesini bozmamaktadır. Çünkü m. 686/1, c. 3, “Bir beyaz ciroya diğer bir ciro izlerse, son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır” diyerek kopukluğu gidermektedir. 3. Teminat (garanti) işlevi: Bir poliçeyi temlik cirosu ile devreden ciranta, kendisinden sonra gelen kişilere karşı poliçenin kabul edileceği ve ödeneceği konusunda güvence vermiş sayılır. Bu nedenle, poliçenin kabul edilmemesi veya ödenmemesinden dolayı kural olarak sorumludur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?