Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’nun oluşumu nasıldır?
Yayımlanmış cevap
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf devlet sayısı kadar üyeden oluşuyordu. Üyeler Avrupa Konseyi Bakanlar komitesince seçilirdi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
520 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf devlet sayısı kadar üyeden oluşuyordu. Üyeler Avrupa Konseyi Bakanlar komitesince seçilirdi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Komisyon kendi içinde genel kurul, daireler ve komitelerden oluşurdu. Genel Kurul, Komisyon üyelerinin tümünden, daireler yedi üyeden ve komiteler üç üyeden oluşurdu. Kabul edilebilirlik koşulları açısından reddedilebilecek durumda olan başvurular, Komiteler; devlet başvuruları ve Sözleşmenin uygulanması ve yorumu konusunda sorun yaratan ve üzerinde daha önce oluşmuş açık bir içtihat bulunmayan konularda Genel Kurul, geri kalan konularda ise Daireler yetkilidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Komisyon devamlı çalışmazdı. Toplantı dönemleri halinde çalışırdı. Komisyon yılda en az onaltı hafta toplanırdı. Komisyonun yargılama usûlü gizliydi. Kabul edilirlik kararları ve dostça çözüme ilişkin raporları dışında Komisyonun bütün karar ve raporları gizlidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Divana yapılan başvuruları karara bağlamaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Divana doğrudan doğruya başvurulamazdı. Bir başvurunun Divanın önüne gelebilmesi için, başvurucunun önce Komisyona başvurması, Komisyonun bu başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar vermesi ve esas hakkında raporunu hazırlayarak Bakanlar Komitesine göndermesi gerekirdi. Bu aşamadan sonra Komisyonun veya ilgili devletin istemi üzerine başvuru Divanın önüne gelir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Divan, Avrupa Konseyine üye devlet sayısınca hâkimden oluşurdu. Dolayısıyla bir devletin Divana üye önerebilmesi için Avrupa Konseyine üye olması yeterliydi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini onaylaması veya bireysel başvuru hakkını tanıması gerekli değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Divan, kendi içinde daire, büyük daire ve genel kuruldan oluşurdu. Daire dokuz, büyük daire yirmibir hâkimden oluşurdu. Genel Kurul ise bütün hâkimlerden oluşurdu. Davalar normal olarak dairelerde görülürdü. Ancak dava sözleşmenin yorumlanması bakımından sorun yaratabilecek nitelikteyse, daire davayı Büyük Daireye gönderirdi. Büyük Daire içtihat değişikliğine yol açabilecek bir sorunla karşılaşırsa, davayı Genel Kurula gönderir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Avrupa İnsan Hakları Divanı devamlı çalışmazdı. Her ayın son haftası içinde olmak üzere yılda on toplantı yapar. Divanın yargılaması aleniydir ve hükümleri yayınlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• 1 Kasım 1998’de yürürlüğe giren 11 nolu Protokol, Komisyon ve Divanı kaldırarak yerlerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi isimli, devamlı çalışan, tek bir yargı organı kurmuştur. • 11 nolu Protokolden sonra genellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi için Yeni Mahkeme (New Court, Nouvelle Cour) olarak terimi de kullanılır. • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini zorunlu hale getirmiştir. Yani 11 nolu Protokolü imzalayan bütün devletler aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin zorunlu yargı yetkisini de tanımış olmaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: Avrupa Konseyinin yargı organıdır. • Uluslararası Adalet Divanı: Birleşmiş Milletlerin yargı organıdır. • Avrupa Birliği Adalet Divanı: Avrupa Birliğinin yargı organıdır. Lizbon Antlaşmasından önce adı Avrupa Toplulukları Adalet Divanıydı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sözleşmenin 22’nci maddesine göre, hâkimler, her devlet için, o devlet tarafından önerilen üçer aday arasından Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından oy çokluğuyla seçilirler. Önerilen hâkimin, o devletin vatandaşı olması şart değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Dokuz yıllık bir süre için seçilirler. Tekrar seçilmeleri mümkün değildir. • Hâkimlerin görev süreleri 70 yaşına ulaştıklarında sona erer. Bir hâkim, diğer hâkimler tarafından üçte iki çoğunluk ile alınmış ve hâkimlik için gerekli koşulları artık taşımadığına dair bir karar olmadıkça, görevden alınamaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Parlamenterler Meclisi: Avrupa Konseyinin müzakere ve karar organıdır. Üye devletlerin kendi parlâmentoları tarafından atanan 318 asil üyesi, 318 yedek üyesi bulunur. Avrupa Parlâmentosu: Avrupa Birliğinin parlâmentosudur. 736 üyesi vardır. Üyeler 27 üye devletin vatandaşları tarafından genel oy ile seçilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tek hâkimli birimde görev alan hâkim, adına seçilmiş bulunduğu Sözleşmenin tarafı olan devletin aleyhine yapılmış başvuruları inceleyemez (m.26/3). Buna karşılık, aleyhine başvuru yapılmış devlet adına seçilmiş hâkim, daire veya büyük dairede ex officio yer alır (m.26/4). Yani bu hâkim, söz konusu durumda daire veya büyük dairenin doğal üyesi daha doğru bir deyişle bihakkın üyesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 33’üncü maddesine göre sözleşmeyi imzalamış her devlet, sözleşmeyi imzalamış diğer bir devletin insan haklarını ihlâl ettiği kanısına varırsa bunun için o devlet aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilir. Buna devletlerarası başvuru, bu tür başvuru ile görülen davalara devletlerarası davalar denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Uluslararası hukukta bir devlet, bir başka devlet aleyhine bir uluslararası yargı organına ancak, kendisinin veya kendi vatandaşının zarar gördüğü iddiasıyla başvurabilir. Oysa Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminde, bir devlet, kendisi veya kendi vatandaşları zarara uğramasa bile, diğer devlet aleyhine devletlerarası başvuruda bulunabilir. • Uluslararası hukukta bir devletin diğer devlet aleyhine başvuruda bulunabilmesi karşılıklılık (mütekabiliyet, reciprocity) esasına dayanır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminde ise devletlerarası başvuru karşılıklılık esasına dayanmaz. Bu niteliğiyle devletlerarası başvuru, actio popularis’e benzemektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa’da demokratik ortak bir kamu düzeni kurmayı amaçlamış ve bu amaçla Sözleşmeyi imzalayan bütün devletlere objektif ödevler yüklemiştir Devletlerarası başvuru, bu ortak kamu düzenini her halükarda korumak, objektif ödevleri gerçekleştirmek için tanınmış bir başvuru yoludur. Bu nedenle de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminde devletlerarası başvuru yolu, genel uluslararası hukuktaki devlet başvurusu yolundan yukarıdaki noktalarda farklılaşmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Her ikisinde de, ihlâle yol açan işlem ve eylemlerin, aleyhine başvuru yapılan devletin yargı yetkisi içinde meydana gelmiş olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Devletlerarası başvuru taraf devletin ulusal mevzuatının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygunluğunun soyut olarak incelenmesine de imkân verir. Bireysel başvuru için illaki somut bir ihlâl iddiası olmalıdır. • Devletlerarası başvurularda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin konu yönünden yetkisi, bireysel başvurulardaki konu yönünden yetkisine oranla daha geniştir. Devletlerarası başvuruda devletin sadece Sözleşmede tanınan bir hakkı ihlâl ettiği değil, aynı zamanda Sözleşmenin herhangi bir hükmüne aykırı davrandığı da iddia edilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 34’üncü maddesine göre Sözleşme ve protokollerinde tanınan hakların Yüksek Sözleşmeci Taraftar’dan biri tarafından ihlâli sonucunda mağdur olduğu iddiasında bulunan her gerçek kişi, hükümet dışı her kuruluş veya kişi grupları Mahkemeye başvurabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Gerçek kişi (personne physique, individual), medenî haline, hukukî durum veya ehliyetine bakılmaksızın bireysel başvuruhakkını kullanabilir. Örneğin reşit olmayan gerçek kişi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilir. • Sözleşmenin 34’üncü maddesine göre, Avrupa İnsan hakları Mahkemesine tüzel kişiliği olsun veya olmasın bütün kişi grupları başvurma hakkına sahiptirler. Dolayısıyla dernek, vakıf, şirket ve sendika gibi tüzel kişiler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilirler. • Sözleşmenin 34’üncü maddesine göre, Avrupa İnsan hakları Mahkemesine hükümet dışı her kuruluş da başvurabilir. Hükümet dışı kuruluş kavramının içine sadece özel hukuk tüzel kişileri değil, kamusal yetkilerle donatılmamış kamu hukukuna tâbi tüzel kişilerde girebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 34’üncü maddesine göre Sözleşme ve protokollerinde tanınan hakların Yüksek Sözleşmeci Taraftar’dan biri tarafından ihlâli sonucunda mağdur olduğu iddiasında bulunan her gerçek kişi, hükümet dışı her kuruluş veya kişi grupları Mahkemeye başvurabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İhlâle yol açan söz konusu eylem veya ihmal başvurucuyu doğrudan etkilemiş ise doğrudan mağdur (direct victim, victime directe) olma hâli söz konusudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bazı durumlarda Mahkeme, doğrudan bir müdahalenin mağduru olmayan, fakat potansiyel mağdur (potential victims, victime dite ‘potentielle’) niteliğinde olan kişilerin başvurusunu da kabul etmiştir. Örneğin gizli telefon dinlenmesine imkân veren bir kanun, potansiyel olarak o ülkedeki herkesi mağdur eder; çünkü herkesin telefonu bu kanuna dayanarak haberi olmaksızın dinlenebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dolaylı mağdur doğrudan mağdur ile kişisel ve özel bir bağı bulunan mağdurdur. Örneğin mağdurun eşinin başvurusunun, ölmüş bir kişinin yeğeninin başvurusunun, dolaylı mağduriyet nedeniyle kabul edilebilir olduğuna karar vermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?