Polisin kimlik kontrolü yapabilmesinde ki ön gereklilik nedir?
Yayımlanmış cevap
Polis, görevini yerine getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, kişilere kimliğini sorabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
520 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Polis, görevini yerine getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, kişilere kimliğini sorabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kimliği tespit edilemeyen kişinin yabancı olduğunun anlaşılması halinde, 5682 sayılı Pasaport Kanunu ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılır (PVSK m.4/A).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Muhakemenin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi bakımından beyanları alınması gereken sanık, tanık, mağdur, bilirkişi ve şikâyetçi gibi kimselerin, bu işlemlerin yapılabilmesi için zorla getirilmeleri zorunlu olabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza Muhakeme Kanunu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sanığın zorla getirilmesine CMK’nın 145, 193 ve 199. maddelerinde yer verilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kolluğun zorla getirmeye karar verme yetkisi yoktur. Tabi ki zorla getirme kararı verildikten sonra bu işlemin yerine getirilmesi kolluk tarafından olacaktır. Zorla getirilme için mahkeme kararı gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Elinde mahkeme kararı olan kolluk kuvvetleri, ve jandarmanın sanığı zorla getirme yetkisi bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tanığı zorla getirmeye yetkili merciler savcı, hâkim ve mahkeme olmalıdır. Bu bağlamda bu düzenlemelere göre tanığı kolluğun zorla getirme yetkisi bulunmamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kolluk görevlileri, silah kullanma yetkilerini kullanırken gerekli kanuni şartların oluşup oluşmadığına dikkat etmeli, şartların oluştuğu hallerde bile orantısız olarak müdahalede bulunmamalıdırlar. PVSK’nın 16. Maddesine göre; polis, görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir (CMK m.16). demektedir. Polis, zor kullanma yetkisi kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedeni kuvvet, maddi güç ve kanuni şartları gerçekleştiğinde silâh kullanılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
a) Meşru savunma hakkının kullanılması kapsamında, b) Bedeni kuvvet ve maddi güç kullanarak etkisiz hale getiremediği direniş karşısında, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde, c) Hakkında tutuklama, gözaltına alma, zorla getirme kararı veya yakalama emri verilmiş olan kişilerin ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmasını sağlamak amacıyla savunmada bulunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hakkında tutuklama, gözaltına alma, zorla getirme kararı veya yakalama emri verilmiş olan kişilerin ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmasını sağlamak amacıyla silâh kullanılırken öncelikle kişiye dur ihtarı yapılması, şüpheli kişiye ancak başkaları bakımından hayati tehlike oluşturduğu andan itibaren hayatını sona erdirecek müdahalelerde bulunulabilir. Bu bağlamda örneğin hırsızlık yaparken suçüstü halinde görülen ve kaçan kimse 50 metre uzaktayken ona ateş etmek hayatı bakımından risklidir. Buna karşın bir mağazada iki kişi öldürüp kaçan kişiye 50 metre uzaktayken ateş edilebilir. Nitekim bu kimse hem silâhlıdır hem de silâhını kullanmaya başlamış ve iki kişiyi öldürmüştür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Polisin önleme amaçlı yakalama yapmasına ilişkin düzenlemeler, adli yakalama halleriyle birlikte PVSK m.13’de ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği (Yakalama Y.) m.5’te hüküm altına alınmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Adli amaçlı yakalamanın türleri olan müzekkereli ve müzekkeresiz yakalamadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yakalamanın temel koşulları CMK m.90’da düzenleme altına alınmıştır. Buna göre; a) Kişiye suçu işlerken rastlanması b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması hallerinde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yakalama Emri Olmaksızın yakalama işlemine müzekkeresiz yakalama denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yakalanan kişi ve olay hakkında C. Savcısına bilgi verildikten sonra, C. Savcısı yakalanan kişinin serbest bırakılmasına veya soruşturma işlemlerinin tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verebilir. Eğer savcı yakalanan kişiyi serbest bırakmazsa, bu durumda yakalama işlemi gözaltına dönüşür. Yakalanan kimsenin savcının emriyle hareket serbestisinin, serbest bırakılıncaya kadar veya hâkim önüne çıkartılıncaya kadar kısıtlanmaya devam etmesine gözaltı denir. Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
CMK’nın 93. maddesinde; Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere, kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hallerinde kelepçe takılabilir denilmektedir. Buna karşın Çocuk Koruma Kanunun 18. maddesi gereğince, yakalanmış olan çocukların nakli sırasında kelepçe kullanılması mümkün değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gözaltı süresi, yakalanan kişinin, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Bazen uygulamada yanlış olarak toplu olarak işlenmemiş suçlar bakımından gözaltı süresinin 36 saat olduğu ifade edilmektedir. Bunun sebebi 12 saatlik yol süresinin de 24 saatlik çekirdek gözaltı süresine eklenmesidir. Ancak dikkat edilecek olursa 12 saatlik süre gözaltı süresi değil; kanunun da açıkça belirttiği üzere yol süresidir. Eğer bu sürede gözaltı süresi olarak değerlendirilirse, yolda zaman geçirilsin veya geçirilmesin bu sürenin kullanılabileceği anlamını taşır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanunda belirtilen koşulların varlığına bağlı olarak belirli hallerde yakalama emri üzerine de yakalama yapılabilmektedir. Müzekkereli yakalamada, yakalama işlemi, daha önceden yetkili makam tarafından verilmiş yakalama emri üzerine gerçekleştirilir. Bu nedenle uygulamada, bu tür yakalamayı ifade etmek üzere müzekkereli yakalama terimi kullanılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
GBT, Genel Bilgi Toplama Sistemidir. TC kimlik numarası sisteme girilip, araştırınca, hakkındaki yakalama emrine bağlı olarak, sistem hemen uyarı vermekte ve ilgili kişi bu şekilde yakalanabilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Suç isnadı altında bulunan kimsenin uyuşmazlık konusu olaya ilişkin beyanının kolluk veya savcı tarafından alınması ifade alma olarak nitelendirilirken; bu beyanın hâkim veya mahkeme tarafından alınması ise sorgu olarak nitelendirilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde şu esaslara uyulur Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür. Kendisine yüklenen suç anlatılır. Kişinin ifadesinin alınmasından önce kendisine yüklenen suçun da anlatılması gereklidir. Ne ile suçlandığını bilmeyen kimsenin etkili bir savunma yapması ya da kendisine sorulan sorulara gönül rahatlığıyla cevap verebilmesi mümkün değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tutanakta yer alması gereken hususlar; 1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih. 2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği. 3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri. 4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı. 5. İmzadan çekinme halinde bunun nedenleri açıkça belirtilmelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kolluk hukuka uygun olarak şüphelinin müdafii olmaksızın ifadesini alır; ancak bu beyan daha sonra şüpheli tarafından doğrulanmadıkça delil olarak kullanılamaz. Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir. Aynı olaya ilişkin olarak şüpheliden alınan bu ikinci ifadeye uygulamada doğrulatma ifadesi denilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bunun iki temel nedeni vardır. Birincisi şüpheli veya sanık daha sonra bu beyanı doğrularsa ifadede vermiş olduğu beyanının delil olarak kullanılması mümkün olabilecektir. İkincisi ise sonradan şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmasa bile elde edilen beyanlar neticesinde soruşturma genişletilebilecek ve yeni delillere ulaşılabilecektir. Kanun koyucu müdafi olmaksızın alınan ifadelerin sonradan doğrulanmadıkça delil olarak kullanılamamasına ilişkin bu düzenlemeyi, kolluktaki kötü muamele iddialarını en aza indirmek amacıyla kabul etmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?