Yatırımcı, ne zaman müşteri sıfatıyla yatırımcı olabilir?
Yayımlanmış cevap
Yatırımcılar, aracı kuruluşlarca sağlanan hizmetleri tüketirken bu kuruluşların müşterisi statüsündedirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
201 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Yatırımcılar, aracı kuruluşlarca sağlanan hizmetleri tüketirken bu kuruluşların müşterisi statüsündedirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yatırımcılar; hileli davranışlar, varlıklarının ve fonlarının kötüye kullanımı, çıkar çatışmaları ve aracı kurumun hizmet sağlamadaki yetersizliği gibi durumlarla karşılaşabileceklerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yatırımcının korunması ilkesinin hayata geçirilebilmesi için yapılacak düzenlemelerin, şu çerçevede olması düşünülebilir: • Sağlam, güvenilir ve uzman yatırım tavsiyelerinin mevcudiyetini sağlamalıdır, • Dürüst ve güvenilir reklam ve promosyon uygulamalarını içermelidir, • Etkin ve hızlı bir yatırımcı tazmin sisteminin varlığı ile birlikte, yükümlülüğünü yerine getirmeyenler aleyhine sürekli ve etkili çareler mevcut olmalıdır, • Açık, kolayca anlaşılabilir ve yeterli koruma sağlayacak kapsamı içermelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dünya Bankası tarafından yayımlanan Finansal Piyasalarda Tüketicilerin Korunmasına ve Finansal Kültüre İlişkin İyi Uygulamalar Danışma Taslağı’nda, yatırımcının korunmasına ilişkin düzenlemelere ilişkin yedi önemli husus bulunmaktadır: • Yatırımcının korunması müesseseleri, • Kamuyu aydınlatma ve satış teknikleri, • Müşteri hesabının idaresi ve korunması, • Gizlilik ve bilgi korunması, • Uyuşmazlık çözüm mekanizmaları, • Aracı kuruluşların iflası, • Tüketicilerin yetkilendirilmesi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sermaye piyasasında yatırımcının korunmasına yönelik mekanizmaların; yatırımcıların yanlış karar almalarını engelleme ve yatırımcıları, aracıların mali risklerine karşı korumadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yatırımcının yanlış karar almasını engellemeye yönelik yaklaşımlar, sermaye piyasası düzenlemelerinde, liyakat ve kamuyu aydınlatma yaklaşımı olarak ifade edilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1982 yılında ilk yürürlüğe girdiği hâliyle 2499 sayılı eski Sermaye Piyasası Kanunu bakımından, menkul kıymetlerin halka arzında Sermaye Piyasası Kurulunun izin vermesi söz konusudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Liyakat yaklaşımında yatırımcı, sadece birincil piyasalarda korunabilmekteydi. Buna karşın kamuyu aydınlatma yaklaşımında, riskli menkul kıymetlere izin verilmekle birlikte; birincil ve ikincil piyasada menkul kıymetler ve bunları ihraç eden şirketler ile ilgili bilgiler ve yatırım kararını etkileyen diğer hususların; yatırımcılara zamanında, eksiksiz ve gerçeğe uygun bir şekilde ulaştırılması hedeflenmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamuyu aydınlatma yaklaşımı; koruyuculuk, caydırıcılık ve aydınlatıcılık olmak üzere üç temel işlev görmektedir: Koruyuculuk işlevi ile sermaye piyasası aracı ihraç eden ortaklıkların; yönetimi, finansal durumları ve faaliyet sonuçları ile ihraç edilen araçların nitelikleri hakkında yeterli ve doğru bilgilerin yatırımcıya zamanında ulaştırılması yoluyla yatırımcının aldatılmasının önüne geçilmektedir. Bu işlevle, taraflar arasındaki bilgi düzeylerindeki dengesizlik giderilerek yatırımcının risklerinin azaltılması sağlanmaktadır. Caydırıcılık işlevinde, içeriden öğrenilen bilgilerin ticareti (bilgi suistimali) ve manipülasyon (piyasa dolandırıcılığı) gibi hileli ve ahlak dışı uygulamaların ağır müeyyidelere bağlanması yoluyla ihraççı ortaklıkların yöneticileri ve diğer ilgililer bu tür uygulamalardan uzak tutulmaktadır. Aydınlatıcılık işlevi ise yatırımcının alacağı yatırım kararlarında gerekli olan bilgilerin, ayrıntılı olarak sunulmasını sağlayarak ve bu bilgileri doğru analiz ederek; yatırımcıların hak ve menfaatlerini bilinçli bir şekilde kullanmasını sağlamayı hedeflemektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamuyu aydınlatma yaklaşımının hayata geçirilmesine yönelik olarak, yatırımcının kararlarını etkileyen bilginin; doğru, tam ve zamanında ulaştırılması hususunda aşağıdaki birtakım düzenlemeler, ilgili kamu otoriteleri tarafından sermaye piyasası mevzuatında hüküm altına alınmaktadır: • İhraç sırasında şirket ile ilgili bilgileri, izahname ve sirküler vasıtasıyla yatırım yapacaklara açıklamak, • Şirketin mali tablo ve raporlarıyla ilgili standartları belirlemek, (Finansal raporlar, işletmelerin faaliyetleri hakkında bilgi edinmenin en temel aracıdır. Bu özelikleri nedeniyle finansal raporlar, kamuyu aydınlatma prensibi kapsamında olmazsa olmaz bir önemi haizdir). • Mali tablo ve raporlarda yer alan bilgileri, gerçeği dürüst bir şekilde yansıtma ilkesine uygunlukları bakımından bağımsız denetime tabi tutmak, • Bağımsız denetim raporlarını kamuya duyurmak, • Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek olay ve gelişmeleri kamuya duyurmak, • Vekâleten oy kullanma, şirket ele geçirmeleri gibi şirketin sermaye ve yönetiminde kontrolü sağlamaya yönelik hareketleri düzenlemek, • Şirketin ortaklık yapısındaki değişiklikler ve özel durumların kamuya açıklanması, • Ortaklık hakkında özel bilgileri bilebilecek kişilerin alım-satım faaliyetlerinin, çeşitli kurallara bağlanması ve kamuya açıklanmamış bilgiye dayalı ticaretin önlenmesi (insider trading), • Piyasanın güvenilirliği ve dürüstlüğünü bozacak ve sermaye piyasası araçlarının değer kaybına neden olacak yanlış, yanıltıcı ve gerçek dışı bilginin yasaklanması, • Derecelendirmeye (rating) ilişkin düzenlemeler yapılması.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
3794 sayılı Kanunun gerekçesinde de açıkça izin sisteminin terk edildiği hususu vurgulanmıştır. Kanun ile getirilen değişiklikle, 4’üncü maddenin başlığı “Halka Arz İzni” yerine “Kurul Kaydına Alınma” olmuştur. Bu maddeye göre, “İhraç veya halka arz olunacak sermaye piyasası araçlarının Kurul’a kaydettirilmesi zorunludur”. Kanunun 5.maddesine göre ise artık Kurul; incelemesini, sadece kendisine sunulan bilgilerin tam ve doğru olup olmaması açısından yapacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SerPK m.14’de, finansal raporlama ve bağımsız denetime ilişkin şu hususlara yer vermiştir: • İhraççı, kamuya açıklanacak veya gerektiğinde Kurulca istenecek finansal tablo ve raporları, şekil ve içerik bakımından Türkiye Muhasebe Standartları çerçevesinde Kurulca belirlenen düzenlemelere uygun olarak, zamanında, tam ve doğru bir şekilde hazırlamak ve ibraz etmek zorundadır. • Finansal tablo ve raporların birinci fıkrada yer aldığı şekilde Kurulca belirlenen düzenlemelere uygun olarak hazırlanmasından, sunulmasından ve gerçeğe uygunluğu ile doğruluğundan ihraççı ile kusurlarına ve durumun gereklerine göre ihraççının yönetim kurulu üyeleri sorumludur. Yönetim kurulunun, bu maddede belirtilen kapsamda hazırlanacak finansal tablo ve raporların kabulüne dair ayrı bir karar alması gerekir. Ayrıca finansal tablo ve raporlarla ilgili olarak bunları hazırlayan ortaklık yöneticileri ile birlikte sorumlu yönetim kurulu üyelerinin kamuya yapacakları bildirimlerde finansal tablo ve raporların gerçeğe uygunluğu ve doğruluğu konusundaki beyanlarına yer verilmesi zorunludur. • İhraççılar düzenleyecekleri finansal tablo ve raporlardan Türkiye Muhasebe Standartları kapsamında kurulca belirlenenleri, bu kanun uyarınca listeye alınan bağımsız denetim kuruluşlarına, Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde bilgilerin gerçeği doğru ve dürüst bir biçimde yansıtması ilkesine uygunluğu bakımından inceleterek bir bağımsız denetim raporu almak zorundadırlar. • Kurul, halka arzda, borsada işlem görme başvurusunda, 23’üncü maddede tanımlanan önemli nitelikte işlemlerde ve ortaklığın faaliyetlerini ve finansal durumunu önemli derecede etkileyen olay ve gelişmelerde, işlemin tarafı ortaklıklardan da bu madde hükümlerine göre hazırlanacak bağımsız denetim raporu istemeye yetkilidir. • Kurulca düzenlenmesi istenilen finansal tablo ve raporlar ile bağımsız denetime tabi olunması durumunda bağımsız denetim raporu, Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kamuya duyurulur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SerPK m.15’te, kamunun aydınlatılmasında özel durumlara ilişkin şu hususlara yer vermiştir: • Sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmeler, ihraççılarca veya ilgili taraflarca kamuya açıklanır. • Birinci fıkrada belirtilen bilgi, olay ve gelişmelerin kamuya açıklanması, ilgili ihraççıya bildirimi, istisnai hâllerde açıklamanın ertelenmesi veya açıklama yapılmamasına ilişkin usul ve esaslar kurulca belirlenir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yeni SerPK’nin aynı maddesinde düzenlenen diğer bir husus ise, Kamuyu aydınlatma belgelerinin yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasından kaynaklanan tazminat talebinin bazı hallerde red edileceğidir. Şöyle ki; • Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının, kamuyu aydınlatma belgesine dayanmaması, • Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olduğu bilinmesine rağmen yapılması, • Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilere ilişkin düzeltmenin, yatırım kararının verilmesinden veya bu belgeye dayanarak işlem yapılmasından önce ilan edilmiş olması, • Kamuya açıklanan belgede yer alan bilgiler yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasaydı dahi yatırımcıların zarara uğrayacak olmaları, durumunda vuku bulan tazminat talepleri red edilecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebi, dördüncü fıkradaki zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanun ile verilen yetkiye dayanarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılmış tebliğlerde de kamuyu aydınlatmaya ilişkin düzenlemeler getirdiği görülmektedir. Kurul kamuyu aydınlatmayla ilgili olarak, 13/6/2013 tarihli ve 28676 sayılı Sermaye Piyasasında Finansal Raporlamaya İlişkin Esaslar Tebliği (II-14.1); 30/12/2013 tarih ve 28867 (Mükerrer) sayılı Yatırım Fonlarının Finansal Raporlama Esaslarına İlişkin Tebliğ (II-14.2); 23.1.2014 Tarih ve 28891 sayılı Özel Durumlar Tebliği (II-15.1); 23.1.2014 tarih ve 28891sayılı Payları Borsada İşlem Görmeyen Ortaklıklara İlişkin Özel Durumlar Tebliği (II-15.2) ve 27.12.2013 tarih ve 28864 sayılı Kamuyu Aydınlatma Platformu Tebliği (VII-128.6)’ni çıkarmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birincil piyasalarda aracı kuruluş risklerinin başında; ortaklıkların ihraç ettikleri sermaye piyasası araçlarının satılmasını taahhüt eden aracıların, bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle bu araçları satın alan yatırımcıların zarara uğramaları görülmektedir. Birincil piyasalarda görülebilecek diğer bir durum ise aracı kuruluşların kamuyu aydınlatma yükümlülüklerini gereği gibi veya hiç yerine getirmemeleridir. Bu durum; ortaklıklar hakkındaki yatırımcıların kararlarını etkileyecek olumlu veya olumsuz bilgilerin saklanması yoluyla bu bilgiden mahrum olan yatırımcıların zarar görmelerine, bilgi sahibi olanların da haksız kazanç elde etmelerine neden olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İkincil piyasalarda ise aracılık faaliyetleri nedeniyle müşterilerin varlıklarına yönelik olarak aracı kurumlarda istihdam edilenler tarafından gerçekleştirilen hileler veya yetersiz gözetim ile muhasebe sürecindeki aksaklıklar yahut müşteri adına işlem gerçekleştiren aracıların ödeme güçlüğüne düşmeleri veya iflas etmeleri sonucunda çeşitli riskler doğmaktadır. Zikredilen bu risklerin hepsi önem arz etmekle birlikte; aracı kurumun ödeme güçlüğüne düşmesi veya iflas etmesi durumunda müşterilerin uğrayacağı kayıp, tartışmasız şekilde çok büyük olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yatırımcının varlıklarını korumaya yönelik tedbirler, aracı kurumun ödeme güçlüğüne düşmesini veya iflas etmesini önleyici tedbirler ile bu hususların vukuundan sonra yatırımcı/ müşteri varlıklarını koruyucu tedbirler olarak ikiye ayrılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aracı kurumun ödeme güçlüğüne düşmesini veya iflas etmesini önlemeye yönelik tedbirler de, iç kontrol ve ilgili düzenleyici otoritelerin gözetimi olmak üzere ikili bir ayrıma tabi tutulabilir. Defter ve kayıtların; zamanında ve doğru bir şekilde tutulması, müşteriler adına tutulan varlıkların ve yapılan işlemlerin açık bir şekilde kayıt altına alınması, müşteri varlıklarının kullanılış biçimiyle ilgili iç kontrol mekanizmalarının işleyişi hakkında düzenleyici konumundaki kamu otoritelerine bilgi verilmesi vb. enstrümanlar; iç kontrolün sağlanmasına yönelik tedbirler olarak sıralanabilir. Düzenleyici otoritelerin aracı kurumları gözetim görevlerini etkin bir şekilde yerine getirmeleri neticesinde; ödeme güçlüğüne düşme veya iflas etme olasılığı bulunan aracı kurumlar derhal tespit edilebilecek, bunlara tahsis edilen, yatırımcıların varlıklarını kontrol ve saklama yetkilerine derhal son verilebilecek, böylelikle müşteri varlıklarındaki olası kayıpların tamamen ya da kısmen önüne geçilebilecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birçok hukuk sisteminde yatırımcıların varlıklarını koruyucu tedbir mekanizmaları farklı ölçeklerde katkı sağlasa da birlikte kullanılmaktadır. Söz konusu koruyucu tedbir mekanizmaları şu şekilde sıralanabilir: • Müşterilere Olan Yükümlülüklerinin Farklı Statüde Olması • Müşterilerin Zararlarının Belirli Ölçüde Tazminine İlişkin Düzenlemeler • Müşteriler Tarafından Alınan Önlemler
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sermaye piyasalarında yatırımcıyı korumaya yönelik hukuki düzenlemeler, şu üç başlık altında ele alınabilir: • Sermaye Piyasası Kanunu • Türk Ticaret Kanunu • Diğer Düzenlemeler Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili diğer kanunlar dışında; Cumhurbaşkanlığı kararnameleri yönetmelikler ve Sermaye Piyasası Kurulu tebliğleri; sermaye piyasası hukukunun diğer düzenlemeleri olarak sıralanabilir. Ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu’nun sirküleri, ilke kararları, Borsa İstanbul’un genelgeleri, genel mektupları ve Takasbank’ın Takas ve Saklama İlkelerini duyurduğu genel mektupları ile TCMB’nin özel sektör anonim ortaklıklarının tahvillerinin faiz koşullarına ilişkin tebliğlerini de sermaye piyasasını düzenleyen mevzuat içine dâhil etmek gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SerPK m. 46’ya göre, Kurul, yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunacaklara teminat yatırma veya bulundurma zorunluluğu getirebilecektir. Yatırım kuruluşları, yatırımcılardan teminat verilmesini isteyebilirler. Buna ilaveten, borsalar ile takas ve saklama kuruluşları, yatırım kuruluşları ve yatırımcılardan yatırım hizmetleri ve faaliyetleri kapsamında teminat verilmesini isteyebilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aracı kuruluşların ödeme güçlüğüne düşmeleri veya iflas etmeleri hâlinde yatırımcı varlıklarının iadesi hususunda getirilen tedbirlerin yetersiz kalması ve sermaye piyasalarına duyulan güvenin kaybedilmesi, yatırımcı varlıklarını koruyan bir sistemin varlığını gerektirmiştir. Bu eksikliğin giderilmesi amacıyla Sermaye Piyasası Kanunu’na, 15.12.1999 tarih ve 4487 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle eklenen 46/A maddesi uyarınca “Yatırımcıları Koruma Fonu” (Fon) kurulmuştur. Ayrıca Fon’un yönetim ve çalışma esaslarını düzenleyen “Yatırımcıları Koruma Fonu Yönetmeliği” de 21.06.2001 tarih ve 24439 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Fon, Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ’nin 21.10.2001 tarihinde kurulması ile faaliyete geçmiştir. Ancak 6362 sayılı SerPK’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte bu kurum kaldırılmakta ve kısaca YTM olarak ifade edilen yatırım kuruluşlarının, yatırım hizmet ve faaliyetinden kaynaklanan nakit ödeme veya sermaye piyasası araçları teslim yükümlülüklerini yerine getirememeleri hâlinde, Kurulca bu Kanun çerçevesinde alınan tazmin kararını yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan kamu tüzel kişiliğine sahip Yatırımcı Tazmin Merkezi mevzuatta yer bulmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tazminin kapsamını, yatırımcılara ait olan ve yatırım hizmeti ve faaliyeti veya yan hizmetler ile bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler oluşturur (SerPK m. 84/1).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?