Adalet nedir?
Yayımlanmış cevap
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması ya da herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk olarak tanımlanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
323 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması ya da herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk olarak tanımlanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Adalet ve eşitlik kavramları birbirleriyle oldukça yakın görünse de birbirlerinden farklı kavramlardır. Özetle eşitlik toplumdaki her kesime, farklılıkları ne olursa olsun, kanundan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülükleri ayrım gözetmeksizin uygulamak iken; adalet ise insanlara hak ettikleri, kendilerine düşen hak ve yükümlülükleri vermektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal eşitlik, yasalarla tanınmış hak ve yükümlülüklerde bütün yurttaşların eşit olması şeklinde tanımlanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doğal (tabii) hukuk ise, olan hukukun aksine, olması gereken, mutlak adaleti sağlamayı amaçlayan hukuktur. Bu yönüyle doğal hukuk, ütopik yani aslında olmayan ancak tasarlanan idealdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Açıkça şu söylenebilir ki; pozitif hukuk insanların sahip olduğu hakları korumanın temel mekanizması iken; bu hakların geliştirilmesi ve daha refah bir hayat sağlanması için temel görevi üstlenen mekanizma ise doğal hukuktur. Dolayısıyla pozitif hukuk kuralları, mümkün olduğunca doğal hukuka yaklaştırılmalı; doğal hukuk da insan haklarını ve refah seviyesini yükseltmeyi amaçlamaktan vazgeçmemelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Modern topluma geçişte özellikle Fransız İhtilali, derebeyliklerin yıkılışı gibi siyasi gelişmeler neticesinde gelişen hukuk anlayışında insan hakları daha büyük önem kazanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsanlar arasında senin mahkemen-benim mahkemem, senin hâkimin-benim hâkimim, senin savcın-benim savcım anlayışına hizmet etmeyecek şekilde, herkes için aynı usul ve esaslarla yargılama yapan mahkemelerin aynı çatı altında toplanmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Herkes, işlem veya eylem tarihinde tabi olduğu (görevli ve yetkili) mahkeme ve hâkim huzurunda yargılanma hakkına sahiptir. Bu ilkenin bir alt derecesi kanuni mahkeme/hâkim güvencesidir ki, bugün Anayasa m.37’de öngörülen bu ilke ile kanunla sonradan mahkeme ve hâkimlerin değiştirilebilmesi mümkündür. İdeal olan ise, tabii mahkeme/hâkim güvencesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bireyin hukuka uygun şekilde kazandığı hakkı elinden alınamaz. Bir hakkın kullanılması için gerekli olan şartlar kaybedilmedikçe, hak sahibinin bu hakkı kullanımı engellenemez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hiç kimse, suçluluğu mahkemenin kesinleşmiş hükmü ile sabit oluncaya kadar suçlu ilan edilemez ve mahkûm edilememesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hiç kimse; demokratik hukuk devletinde, korku ve endişe ile yaşamaya mahkûm edilip, yargı makamlarına başvurmanın sonuçsuz kalacağı algısına maruz bırakılamayacağı gibi, keyfi şekilde yakalanamaz, gözaltına alınamaz, tutulamaz, tutuklanamaz, hürriyetinden mahrum bırakılamaz ve cezalandırılamaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bağımsız hâkim, dışa karşı etkiden uzak ve kendisi bakımından da objektif hareket etmelidir. Hâkimin tarafsızlığı, bir iddia ve savunmaya önyargısız bakabilmesini, baskı altında bırakılmamasını, dışarıdan etkilenmemesini ve kendi iç dünyasında da yansız hareket edebilmesini gerektirir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Prensip olarak her borç sahibini bağlar. Bir borcun yerine getirilmemesinden dolayı borç sahibinin herhangi bir yakını sorumlu tutulamaz. Buna borçların nisbiliği denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza yargılamasında “itham sistemi” kabul edilmiştir. Suç işlediği iddiası ile yargılana kişi hakkında mahkûmiyet kararının verilebilmesi için, iddiaya konu suçu işlediğinin şüpheyi tümü ile yenecek şekilde yüzde yüz ispatlanması gerekir. Suça konu eylemi sanığın işlediği sabit olmadığı takdirde, ya suçu işlemediği veya işlediği hususunda şüphe yenilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Herkes; düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla açıklama ve yayma hakkına sahiptir. İfade hürriyeti; basın, bilim ve sanat hürriyetlerini de kapsar. Demokratik hukuk toplumlarının vazgeçilmez unsuru olan ifade hürriyeti; her türlü baskıya ve zorlamaya karşı korunmalı, bireyin kendi başına veya toplu olarak ifade hürriyetini kullanma yolları açık tutulmalıdır. Mali veya idari takip yöntemleri, soruşturmalar ve kovuşturmalar yoluyla bireyler baskı altına alınmamalı, düşüncelerini açıklamaktan ve yaymaktan alıkoyulmamalıdır. Ceza davası öncesinde başlayan bir soruşturma, bu sırada uygulanan yakalama, gözaltına alma, arama, elkoyma, adli kontrol veya tutuklama tedbirlerinin tatbiki de, kişinin ifade ve basın hürriyetini kullanmasını kısıtlayıp baskı altına alabilir. İfade hürriyetinin haksız şekilde baskı altına alınıp kısıtlanmasına yol açan bu yönteme, “chilling effect”, “soğutucu/caydırıcı etki” denilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal hayatı düzenleyen kurallar, hukuk kuralları, din kuralları, ahlak kuralları, örf ve adet kuralları ile görgü kuralları olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu bu kuralların, birçok ortak ve farklı özelleri bulunmakla beraber; temelinde hepsi toplum yaşamının devamlılığını sağlamak için oluşturulmuş kurallardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsanların bir arada yaşamalarını sağlayan gücün tam olarak ne olduğu bilinmemekle birlikte; bunun hakkında bazı görüşler mevcuttur. Kimi yazarlar, insanların kendilerine benzeyenleri aradıkları ve bunun neticesinde toplumları oluşturduklarını söylerken; kimi yazarlar da insanların çıkarları doğrultusunda bir araya geldiklerini savunmuştur. Kimi yazarlara göre de bu zorunluluk bir hayvansal içgüdüden; kimilerine göre de barış içerisinde yaşama zorunluluğundan kaynaklanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal düzen kuralları sayılamayacak kadar çoktur. Ancak genel kabul gören sınıflandırmaya göre sosyal düzen kurallarını, din kuralları, ahlak kuralları, görgü (nezaket) kuralları, örf ve adet kuralları ile hukuk kuralları olarak beş ana başlık altında toplamak mümkündür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal düzen kurallarının farklı özelliklerine rağmen temelinde bazı ortak yanları vardır. Öncelikle sosyal düzen kuralları genel nitelik taşır, yani herkese uygulanır. Bunun yanında bu kurallar süreklilik taşır; yani uzun süre ve aralıksız olarak uygulanır. Üçüncü olarak ise bu kurallar, emir ve yasaklama içerir (normatiftir) ve bunlara uyulmaması durumunda da birtakım yaptırım öngörürler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal düzen kuralları ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye farklılık gösterebilir; hatta zaman içerisinde gelişip, değişebilirler. Sosyal düzen kuralları, teknolojik gelişmeler, kültürel değişimler, coğrafi farklılıklar, yönetim ve rejim değişiklikleri gibi olaylardan etkilenerek; aynı toplum içerisinde, zaman içerisinde değişim gösterebileceği gibi, farklı toplumlarda veya bölgelerde aynı zaman içerisinde de farklılık gösterebilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Herkesin din ve vicdan özgürlüğüne sahip olması ve dini devletten bağımsızlaştırma anlamına gelen laiklik çağdaş hukuk anlayışlarında benimsenen bir ilkedir. Devletin din üzerindeki etkisini ve dinin de devlet yönetimi üzerindeki etkisini kaldıran laiklik, din ve vicdan hürriyetinin garantisidir. Özellikle çoğunluktan farklı dine mensup kişilerin din ve vicdan hürriyetleri laiklik ilkesiyle güvence altına alınmış olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Örf ve adet kuralları, temelinde ahlak kurallarıyla benzese de onlardan kimi yönden ayrılır. Örf ve adet kuralları, bir toplumsal çevre içerisinde, çok uzun zaman içerisinde, zamana yayılarak oluşan ve toplumca benimsenen sosyal düzen kurallarıdır. Örf ve adet kuralları, bu kuralları benimseyen ve özümseyen toplulukların geliştirdiği ve belirli durumlarda verdikleri bir nevi toplumsal tepki, refleks olarak da anılabilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk, Arapça kökenli bir sözcük olup, sözcük anlamı haklardır. Bu anlamda kişilerin haklarını düzenleyen kurallar olarak basit bir tanım yapılabilir. Ancak bu basit tanım hukukun sosyal düzen kuralı olarak fonksiyonunu ifade etmede yetersiz kalacaktır. Bu anlamıyla hukuk toplum yaşamında düzeni sağlayan, bireylere birtakım haklar ve yükümlülükler getiren ve bunları da kamu gücü aracılığıyla maddi yaptırımlarla destekleyen sosyal düzen kuralları olarak tanımlanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel özellik hukuk kurallarının maddi yaptırımlarla desteklenmesidir. Diğer sosyal düzen kurallarından yalnızca örf ve adet kurallarının kimi yaptırımları maddi niteliktedir. Ancak örf ve adet kurallarının temel yaptırımı manevi nitelikteyken; istisnai olarak maddi yaptırım içerir. Bununla birlikte hukuk kurallarının yaptırımları temel olarak maddidir. İnsanların dışa yansımayan davranışlarıyla ilgilenen subjektif ahlak kuralları bir yana bırakılırsa, diğer sosyal düzen kurallarının hepsi, hukuk kuralları gibi, bireylerin, yani insanların dışa yansıyan davranışlarıyla ilgilenirler. Dolayısıyla hukuk kurallarının diğer sosyal düzen kurallarından farkı temelinde yaptırımların maddi nitelikte olmasından kaynaklanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Maddi yaptırımlar, kişi üzerinde güç kullanılması suretiyle belirli cezalar uygulanmasıdır. Bu cezalar hukuk kuralınca önceden belirlenir ve somut olaya göre kişilere tatbik edilir. Hukuk kuralının öngördüğü yaptırımlara örnek olarak hapis cezası, para cezası, idam cezası gibi cezalar gösterilebilir. Bu cezalar devlet tarafından yani kamu gücüyle uygulanırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?