Başlıca manyetik bant ortamları nelerdir?
Yayımlanmış cevap
1 inç, 2 inç, Betacam, Betecam SP, Betamax, VHS, S-VHS, U-Matic, Hi-8
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
154 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
1 inç, 2 inç, Betacam, Betecam SP, Betamax, VHS, S-VHS, U-Matic, Hi-8
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Film ile yapılan çekimlerde çekim, banyo ve montaj süreçleri oldukça uzun bir zaman gerektirir. Ayrıca her aşama için profesyonelleşmiş bir ekibe ve bu ekibi bir arada çalıştırabilecek bir sisteme ihtiyaç vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Videonun filme göre en büyük atılımı ise amatör kullanım alanlarına yönelik teknolojik evrimidir. Video profesyonel kullanım için olduğu kadar amatör kullanım alanlarına da hizmet edebilecek olanaklar sunmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Video sanatının ortaya çıkışında da böyle bir tarihsel sıra izlenirse, öncelik gerek fotoğraf, gerekse filmin toplumsal tarihinin dönüm noktasını oluşturan Sanayi Devrimi dönemine verilebilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelecekçilik olarak da bilinen akım, endüstrileşmenin etkisinin sanat camiasına etkilerini yansıtır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekim Devrimi ile belirmiş, geçmişle tüm bağlarını koparmış, endüstriyel malzeme ve teknikleri yücelten bir biçimlendirme çabasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dada, I. Dünya Savaşı yıllarında, dönemin yıkıcı koşullarına, barbarlığa ve burjuva sanat görüşlerine tepki olarak doğmuş kültür ve sanat akımıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kitle iletişim araçlarının yetkin bir şekilde kullanılmaya başlandığı döneme denk gelen 1950 ve 60’lı yıllarda İngiltere’de, daha sonra Amerika’da ortaya çıkan bir sanat kavramıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emmett Williams (1925-2007), Dick Higgins (1938-1998), George Brecht (1926-2008), Al Hansen (1927-1995) gibi isimlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Güney Koreli sanatçı Nam June Paik bir kitle iletişim aracı olarak anılan elektronik görüntünün, bir sanat ortamı olarak yeniden keşfedilmesini ve sanatının ortamına girmesini sağlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
70’li yıllara gelindiğinde toplumda gerçekleşen olumsuz gelişmelerin çoğu sanat çevresi tarafından televizyonun bir etkisi olarak algılanır. Televizyonun oluşturduğu yeni toplumsal düzen, yeni tüketim toplumu ve kitle kültürü sanatçıların temel eleştiri alanına dönüşür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gerilla video, sokaklarda caddelerde gerçekleşen gündelik hayata ait etkinliklerin politik ya da pedagojik bir amaçla kaydedilmesini içerir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu kuramsal söylem ise video ayna benzetmesi ile temellenir. Video, teknik olarak diğer görüntü üretme sistemlerinin aksine anında ve başka hiç bir kullanıcının yardımına ihtiyaç duymadan görüntü üretir. Bu temelden hareketle video tıpkı bir ayna gibi işlev görebilir ve tıpkı bir ayna gibi nesnesi ve imgesini aynı zaman-mekan düzleminde buluşturur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Video heykel kavramı, video monitörlerinin sadece video görüntüsü ile değil, bir anlam ve ifade aracı olarak aynı zamanda üç boyutlu bir form oluşturacak şekilde kullanılmasını içerir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yerleştirme; görsel sanatlarda, anlam ve algı düzleminde birbirleriyle ve içinde bulundukları mekanla ilişkili nesnelerin bir arada sergilenmesini içerir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Video görüntüsünün anında oluşturulmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Amerikalı sosyolog Thorstein Veblen (1857-1929) tarafından tanımlanmış bir kavram olan teknolojik belirleyicilik, toplumların yapılarının ve kültürel değerlerinin sahip oldukları teknolojiler tarafından belirlendiğini varsayar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
ARPANET olarak adlandırılan bu proje dünyanın ilk çalışan paket anahtarlama ağı olmasının yanı sıra İnternetin de atası olarak kabul edilir ve daha sonra İnternet’in gelişmesine yol açan TCP/IP protokolünün ortaya çıkmasını sağlayan teknolojik gelişmeler arasında başı çeker. Üniversiteler ve araştırma enstitüleri arasındaki bilgi paylaşımını sağlaması işlevini de gören ARPANET projesi uygulamalarının ilk başarılı denemesini Ocak 1969’da California Üniversitesi, Los Angeles kampüsünde gerçekleştirilir ve iki yıl içinde de kullanılır hale getirilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnternet’in günümüz yapısına kavuşmasındaki en önemli teknolojik atılımlardan biri de İsviçre’deki CERN Araştırma Enstitüsü’nde atılır. Tim Barners-Lee 1989 yılında CERN’de gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda world wide web (www) adını verdiği bir sistem geliştirir. Bu sistem aslında birbirine bağlı olan bilgisayarlardan oluşan bir ağdan başka bir şey değildir. Daha sonra sürekli gelişen yazılım teknolojisinin ortaya koyduğu en belirgin gelişmelerden biri de 1995 yılında geliştirilen JAVA teknolojisidir. Bu gelişmeyle birlikte herhangi bir amaç için bir web sayfası hazırlayabilmek önce profesyoneller, sonra da amatör kullanıcılar için olanaklı hale gelmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yeni medyanın bu kadar güçlü bir değişim potansiyeli taşıması ve toplumsal dönüşüm süreçlerinde bu derece aktif bir rol üstlenebilme becerisinin olması, geleneksel medyaya karşı elinde bulundurduğu farklı avantajlarla açıklanabilir. Bu beceriler, hız, erişim, bilgi saklama kapasitesi, yeni hizmet olanaklarının doğmasına olanak tanıması gibi kavramlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Elde edilen bilginin niceliksel olarak artması, • Bilgiye ulaşımın hızlanması, • Enformasyonun alıcının kontrolünde dolaşımda olduğu çift yönlü iletişim olanağının sağlanması, • Kitlesel yayıncılıktan kişiselleşmiş yayıncılığa geçiş, • Merkeziyetçi yapıdan kurtulan enformasyon sistemi, • Etkileşimli uygulamalardaki artış.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• İletişim teknolojisinin gelişmesiyle iletişim sürecinin hızlanması sonucuna daha demokratik bir yapılanmanın oluştuğu hatalı olabilir. Hıza dayalı bir teknoloji halkın koşullandığı bir kültür üretmeye meyillidir. • Hızlı iletişim süreci ve küresel teknolojiler daha çok bir “terminal yurttaşlığını” ortaya çıkarır. Bu ortam yakın ile uzak arasındaki fiziksel zaman ve mekan ilişkilerinin kaybolduğu, fiziksel gerçekliğin yerini, ekran gerçekliğinin aldığı bir duruma işaret etmektedir. • Enformasyon toplumunun yüceltilmesi sürecinde sanal olarak bir devinimin ortaya çıktığı doğru olabilir, ancak bu sanal devinim fiziksel ataleti doğurabilmekte, “terminal yurttaşı” olarak tanımlanan bu yeni yaşam biçimine uyum sağlamış kullanıcıları daha pasif bir konuma sokabilmektedir. • Enformasyon teknolojilerinin iletişim süreçlerini hızlandırmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni gerçeklik algısı çevremizi saran ekolojik dünyayı eskisine oranla daha az önemsememize neden olabilir ve içinde bulunduğumuz gerçekliği daha çok teknolojinin olanakları ile oluşturulmuş eğlence ve siberfantazi dünyasına dönüştürebilmektedir. • Yeni medyanın gerçek zamanlı video teknolojisi ile bütünleştiği alanlarda kullanıcılar sürekli bir gözetim altına girerler ve bu durum yeni bir totalitarizmin oluşmasına neden olabilir. • Kamusal alanı sömürgeleştirebilen teknoloji, insan bedeninin mahrem bölgelerini işgal edebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sayısal devrimin görsel ve işitsel iletişim araçlarına en büyük etkisi, görüntü ve ses verilerinin sayısal ifadelere dönüşebilmesi ile, analog işlemlere oranla karşılaştırılamayacak kadar hızlı, çeşitli veri işleyebilme ve depolayabilme olanağını kazanmasıdır. Sayısal veri, analog veriye göre daha kolay saklanabilir, fiziksel olarak analog verileri depolamaktan daha küçük alanlara daha fazla veriyi saklayabilme olanağı sunar ve bu verileri defalarca, aynı anda ve en önemlisi birebir zaman gerektirmeden yeniden işleme, manipüle etme olanağını kazandırır. Görsel ve işitsel verilerin bu olanakları ile birlikte yeni medya araçları fiziksel olarak daha küçülmeye, daha fazla işlevsel özellik içermeye ve aynı anda birden fazla süreci yönetebilmeye başlamıştır. Özellikle doğrusal olmayan video ve ses kurgu sistemleri ile video görüntüleri ve ses sinyalleri analog sistemlere göre daha kolay işlenebilen sistemler haline gelmiştir ve kullanıcılarına daha fazla çeşitlilik sunmaya başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Sayısal kameralar, analog kaydedicilere göre daha kaliteli görüntü ve ses kaydı yapar. • Sayısal hale dönüşen görüntü ve sesler tüm iletim ağlarına (kablo, uydu, karasal) uyumlu olduğu gibi, İnternet üzerinden de iletilmeye uygundur. • Sayısal yayınlar izleyiciyle etkileşime olanak veren uygulamaları da içerir. Böylece izleyiciler de veri iletiminde bulunabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Taşınabilir olma sadece yeni iletişim araçlarının değil, geleneksel iletişim araçlarının da en temel sorunlarından biri olmuştur; ancak yeni medya için taşınabilirlik geleneksel medyadan farklı olarak, birbirinden farklı işlev ve uygulamaları kişilerin her gittiği mekana taşıyabilmesi özgürlüğü anlamına gelmektedir. Bu durum yine ifade edildiği gibi, yeni medya araçlarını her yere taşınabilen birer çok işlevli İsviçre çakısına dönüştürür. Bu gelişme, insanların birden fazla uygulamayı yapabilen bir aygıtı sürekli yanında taşıma geleneği oluşturması açısından büyük önem taşımaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?