“İsteme ve Tasarım Olarak Dünya” adlı eser kime aittir?
Yayımlanmış cevap
Schopenhauer
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
342 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Schopenhauer
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Schopenhauer’e göre bilimler tümel kavramlar aracılığıyla tümel olan türlerin bilgisine sahiptirler oysa tarih bireysel olan, tekil olanın bilgisine sahip olduğundan bilim olamaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarih belirli bir noktadan tümel olarak kavranamaz
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kierkegaard’a göre olmuş olan olmuştur, olmamış hâle getirilemez ve değiştirilemez. Ama bu tarihin zorunluluğunu göstermez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihte rastlantının olması
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yazı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bütün çağlarda değişmeyen özü
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsanın kendisini tarihin ürünü olarak görmesi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihte nesnellikten söz edilemez
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihin özünün değişme olması
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anıtsal tarih
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antik tarih
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Güç
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Burckhardt tarihin özünü değişmede görmüştür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hristiyanlık
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doğa ve tarih birbirine indirgenemez olan, özce birbirinden farklı olmakla kalmayıp aynı zamanda birbirine karşı özellikleri olan iki ayrı gerçekliktir. Doğa bilimlerinin kendine özgü nesnesiyle tarih bilimlerinin kendine özgü nesnesi yapıca birbirinden farklı olduğundan dolayı doğa bilimlerinin yöntemleri tarih bilimi için uygun değildir. Tarih doğa bilimlerinden tamamen ayrı bir yöntemle ele alınmalı ve özerk bir bilim olarak kurulmalıdır. Doğa matematiksel analiz yoluyla incelenebilir. Ancak, tarih, matematiksel olmayan insan eylemlerini içerdiği için, tarihte tinsellik olduğu için matematik olarak analiz edilemez. Doğada etkin nedensellik ilişkileri kurulabiliyorken, tarihte ancak teleolojik bir nedensellikten söz edilebilir. Tarihçi olgular arasında ereksel bağlantı kurar. Çünkü, tarih insan yapıp etmelerinin alanıdır. İnsan yapıp etmeleri de amaçlı eylemlerdir. Bu yüzden tarihte nedensellik değil, ereksellik vardır. Ayrıca, tarih bir anlam dünyası olduğundan dolayı tarih bilimleri olguları anlamaya çalışır; doğa bilimlerinde olduğu gibi olguları açıklama çabası içinde değildir. Yasalara dayalı açıklama çabası ile anlam içeren olguları açıklayamayız. Bu sebeple, tarihsel bilimlerin nesneleri doğa bilimlerinin ortak yöntemiyle ele alınamaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Metafizik kavramların içine taşındığı bir tarih felsefesini olanaklı olup olmaması tin bilimleri ya da tarih bilimleri denilen bilimlerin dayandığı sağlam bir zemin oluşturulmasıyla mümkündür. Bu yüzden de tarihçiliğin sağlam bir temel üzerine inşa edilebilmesi için yeni bir bilgi kuramına, bir tarih epistemolojisine gerek vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aristoteles’ten Kan’a kadar olan bilgi kuramları insan aklını tarihsel ve psikolojik öğelerden bağımsız olarak ele almıştır. Oysa akıl tarihseldir. Çünkü akıl tarihsel-psikolojik bir varlık olarak insanın aklıdır. Bu yüzden de Kant’ın Saf Aklın Eleştirisi’ne bir yanıt olarak Tarihsel Aklın Eleştirisi adlı yapıtını yazmak istemiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Akıl insanın olanaklarına ayrılmazcasına bağlıdır. Ancak bu olanaklarda tarih içinde gelişen olanaklardır. İnsanın tarihselliği onun bilme edimlerinin koşullarını da oluşturacaktır. İnsanın tarihsel olan olanakları anlaşılmadan bilme edimi tam kavranamaz. Oysa modern bilgi kuramı bütün bu tarihselliği dışlayarak bir bilgi anlayışı geliştirmiş ve bu bilgi anlayışı tarihsel varlığı kavrayamaz. Modern bilgi kuramının tarihi bilim olarak görmesinin nedeni budur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsanın tarihsel varlığının kavranabilmesi için gereken koşul saf a priori bilgi olanağının kabulü değil, içinde bulunulan koşulların toplamından çıkan bir gelişim tarihidir. İnsan tarihsel varlık olduğundan felsefi sorunların tam bir çözümlemesi ancak tarihe yönelmekle olanaklıdır. Çünkü insan varlığının bütününde kavranması onun tarihsel gelişiminden hareketle yapılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doğa kendi başınalığı içinde bize yabancıdır. Biz doğayı kendi tasarımlarımıza göre bildiğimiz için ancak göreli olarak biliriz. Oysa tarih, tümüyle bize ait bir şey olarak bize kendi başınalığı içinde verilidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dilthey tinsellik kavramını tarihsellik ile eş anlamlı kullanır. İnsan doğa durumundan toplum halinde yaşamaya geçince tarihsel bir varoluş haline gelmiştir. İnsanlar, bir yandan oluşturdukları normlar, değerler ve kurallarla tarihi yaparken diğer yandan kendi oluşturdukları bu tarihsel oluşumlar, değerler, kurallar tarafından da belirlenmeye başlamışlardır. Dilthey bu tarihsel varlığa tinsellik der ve bütün insan yaşamını belirleyen bir yapı olarak tinselliği öne sürer. Böylece tinselliğin ortaya çıkışıyla doğa alanından çıkılıp tarih alanına geçilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tinsellik alanında doğa alanındaki mekanik değişmelerin zorunluluğuna karşıt olarak istence dayalı özgür eylemler vardır. İnsan bu tinsellik ve tarihsellik alanında doğanın akışındaki boş ve ıssız tekrarı bilinç yoluyla aşar ve bilincin tasarımları altında kendi tarihsel gelişimini kurar. Tinsellik alanında, tarihte doğada olduğu gibi bir açıklama değil anlama söz konusudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihsel akıl eleştirisi insanların kendi kendilerini ve toplumu ve tarihi anlama yetilerinin bir eleştirisi olarak açıklar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarih doğa gibi teorik akılla kavranamaz. Yalnızca tarihsel akılla kavranabilir. Tarih teorik bilmeye değil tarihsel bilmeye açıktır. Tarihsel bilmenin koşulu da tarihi araştıran, bilmeye çalışan kişinin aynı zamanda tarihi yapmakta olan kişi olmasıdır. Tarih alanında bütün yapılıp edilenler yine tarihi belirlemekte ve değiştirmektedir. Tarihçi, tarihsellikten yoksun olan salt teorik akılla tarihe yönelmez, tersine o geçmişi anlamaya çalışır. Bunu da geçmiş yaşantıyı zihninde yeniden canlandırarak yapar. Çünkü tarihsel dünya yaşanan bir dünyadır. Dolayısıyla tarih geçmiş yaşantının anlaşılmasıyla kavranabilir. Tarih doğabilimsel determinizme bağlı değildir. Tarihte özgürlük vardır. Bu yüzden tarihe doğa bilimleri yöntemleri uygulanamaz, geçmişi yeniden yaşamak ve anlamak gerekir. Tarihçi geçmişe ait anlamak istediği bir olayı, dönemi ya da bir çağı zihninde yeniden kurar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?