Felsefe literatürüne Platon’un armağan ettiği kavramlardan biri nedir?
Yayımlanmış cevap
İdea
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
369 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
İdea
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antikçağ Yunan toplumunun tarih düşüncesi, Cole’a göre, efsaneye dayanan açıklama biçimi ve İyonya bilim anlayışı çerçevesindeki araştırma esası üzerine kurulan empirik bakış açısı olmak üzere, iki temel zihniyetten oluşmaktadır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hesiodos, Works and Days’de yer verdiği bu anlatıyla, içinde yaşadığı Yunan toplumunun ahlâkî değerlerindeki yozlaşmayı, sürekli savaşlarla toplumdaki kaotik, düzensiz ve güvenden uzak yapıyı vurgulamış olur. Yaşadığı toplumun sorunlarını, efsane temelli de olsa, bir tarih kurgusu ve sistematiği içinde aktaran Hesiodos, çağlar öğretisiyle, tarihte “kötüye gidiş” fikrinin ilke olarak kabul edilmesinde ve tarih felsefesinin oluşumunda öncü olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Homeros ve Hesiodos’un destanlarında din, kahramanlık ve gelenek gibi konuların ağırlıklı yer tutmasını ve her iki ozan-düşünürün de konuları işlerken tarihe sıklıkla gönderme yapmış olmalarını, onların tarihçilik görevini yerine getirmek gibi bir kaygıya da sahip olduklarının bir belirtisi olarak yorumlanabilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Geçmişi anlamak ve yorumlamak isteyen tarihçinin, işe sorunlarla başlayarak, bilimsel olması gerektiği düşüncesi oluşmuştur; • Geçmişte insanların yaptıkları hakkında sorular sorulmaya başlanmıştır; • Tarihçi için akılcılık özelliğinin kaçınılmazlığı ve zorunluluğu vurgulanmış, tarihçinin ele aldığı soru ve sorunları bazı temellere oturtması ve kanıtlara başvurması, onun vazgeçilmez özellikleri arasında yer almıştır; • Tarih çalışmasının yapılmasında, insanın geçmişteki yapıp etmelerini tespit edip kendini açığa vurması yahut kendini başkalarına anlatmasıyla insanın varoluş özelliklerini dile getirme, temel kaygı olarak değerlendirilmiştir. Bu özelliklerden 1, 2 ve 4’te belirtilenler Herodotos’ta, 3’te dile getirilenlerse belli ölçülerde Thukydides’te kendisini göstermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Thukydides
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Felsefe ve tarihin birbirine paralel gelişimi, iki alandaki düşünürlerin benzer sorunlara farklı tarzda açıklamalar getirmeleri, fakat her iki alanın da birbirini beslemesi ve birbirinden kopuk düşünülememesi, Herodotos ve Thukydides gibi tarihçilerin, daha çözümleyici bir bakış açısıyla, günümüzdeki “bilimsel” tarih anlayışının ilk örneklerini sergilemelerine yol açmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Altın Soylular Çağı/Altın Çağ: Khronos’un gökleri tuttuğu zamanlarda, insanlar, acı ve kaygı taşımadan, rahat, hatta ihtiyarlamadan yaşayıp uykuya dalar gibi ölürlermiş. Dünyada var olan her şey bu insanlarınmış ve öldüklerinde, Zeus’un da onayı ve isteğiyle, toprağı ve insanları koruyan iyi cinler olmuşlar. • Gümüş Soylular Çağı/ Gümüş Çağ: Bu çağda doğan çocuklar yüz yıl boyunca çocuk kaldıktan sonra, başları dertten kurtulmayan, ölçüsüz, saygısız, tapınaklara dahi gitmeyen, kavgacı kişiler olurlarmış-Hesiodos’a göre tüm bunlar, medenî insanın ahlak değerleri olmasına karşın, gümüş soylular bunlara uymamış, Zeus da ceza olarak, bu çağın insanlarını yer altı cinlerine çevirmiş. • Tunç Soylular Çağı: Hesiodos’a göre tunç soylular, işleri güçleri saldırmak ve öldürmek olan, korkunç, kuvvetli, sonunda birbirini yok etmiş olan insanlardır. • Dördüncü Soy: Zeus’un yarattığı yeni nesil, tunç ve gümüş çağının insanlarından daha doğru, daha yürekli, yarı tanrısal özelliklere sahip olmuş, çetin savaşlarda, büyük kargaşalarda yaşama veda etmişlerdir. Hesiodos’a göre bu nesilden bazılarını Zeus Okeanos’un çevresindeki adalara yerleştirmiş ve mutlu bir yaşam sürdürmelerine vesile olmuştur. • Beşinci Soy (Demir Soyu): Hesiodos’un yaşadığı dönemdir. Hesiodos, kendi çağının insanlarını gündüzleri didinip ezilen, geceleri kıvranan, sürekli belalarla uğraşan, çok az sevinç yaşayan kimseler olarak anlatmıştır. • Altıncı Soy: Hesiodos, kendinden sonra gelen soyu, insanlığın çöküşü olarak öngörmüştür. Bu öngörüye göre, baba-oğul benzerliği, akraba ve dost sevgisi, yaşlıya gösterilmesi gereken saygı- sevgi, Tanrıya saygı, yemin etmenin, doğrunun ve iyinin değeri tamamıyla ortadan kalkacak; güçlü olanın haklı sayıldığı, kötülerin ve ahlaksızların sürekli arttığı bir ortamda utanma duygusu kalanlar tanrılara sığınırken insanlar acılarla baş başa kalacaklardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Herodotos: “Bu, Halikarnassos’lu Herodotos’un kamuya sunduğu araştırmadır. İnsanoğlunun yaptıkları zamanla unutulmasın ve gerek Yunanlıların gerekse Barbarların meydana getirdikleri harikalar bir gün adsız kalmasın, tek amacı budur; bir de bunlar birbirleriyle neden dövüşürlerdi diye merakta kalınmasın...” şeklinde bir söylemi bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antikçağ Yunan medeniyetinde tarih konusunun, diğer pek çok medeniyette olduğu gibi, efsaneler tarafından işlendiği söylenebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Herodotos, birincil kaynakları her durumda ikincil olanlara üstün tutması ve farklı söylentileri karşılaştırırken eleştirel olmasına karşın, Atina geleneğine karşı tutumunun etkisinden tamamıyla kurtulamamıştır; bu yönü de zaman zaman onun nesnelliğine-tarafsızlığına gölge düşürür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Protagoras’a göre insan ve onun yetileri, var olanların oldukları, var olmayan şeylerin ise olmadıkları konusunda biricik ölçüttür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Herodotos, tarih araştırmasında ve aktarımındaki bakış açısını, “Ödevim, bana anlatılan neyse onu vermektir. İnanmaya gelince, hiçbir şey beni buna zorlayamaz ve bunu bütün anlattıklarım için söylüyorum” sözleriyle dile getirir. Herodotos, bu bakış açısına sadık kalarak, anlattığı konuyla ilgili birbirinden farklı söylentilerin tümünü yapıtına almaya çalışmıştır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birbirine karşıt düşünceleri görmezden gelmemesi, anlattığı konuyla ilgili yazılı belgeler elde ettiği zaman belgeye bağlı kalarak değerlendirme yapması, bilgisinin yetersiz kaldığı durumda bunu açıkça dile getirmesi, kişisel yorumlarını işin içine kattığında yalnızca beğenilerine ve hayranlıklarına değil de çirkin ve tuhaf bulduğu olaylara da yer vermesi, Herodotos’u özgün ve öncü bir tarihçi kılan diğer yönleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsanın evrendeki konumu, nasıl bir varlık olduğu, efsaneye dayalı evren anlayışının da felsefenin de çözüme kavuşturmayı amaçladığı başlıca sorunlardandır. İşte bu bakımdan, felsefenin ortaya çıkışı da varlık sorunuyla ilişkilidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Pindaros (M.Ö. 518-438) da Homeros ve Hesiodos gibi, Antik Yunan medeniyetinin ozandüşünürlerindendir. Starr’a göre, Pindaros’u, Yunan tarihçiliğinde efsane etkisinden kurtuluşun örneklerinden biri olarak, “bilimsel” tarihi başlattığı ileri sürülen Herodotos için de bir hazırlayıcı -yani bir geçiş dönemi tarihçisidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tanrı Dionisos onuruna söylenen, onun yaşamından, acı ve tatlı serüvenlerinden söz eden, kimi kez ciddi kimi kez de açık saçık ezgiler anlamına gelir. Tanrı olmasına karşın, Dionisos da ölmüş, ama Zeus ona yeniden can vermiştir. Böylece, Dionisos, “iki kez doğan” anlamına gelen dithrambos niteliğini kazanır. Sonradan onun için koro ile söylenen ezgilere de dithrambos denilmiştir. Bu da, dithrambos teriminin zaman içinde birden fazla anlama kavuştuğuna işaret eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Homeros’un bilinen en büyük yapıtları, İlyada ve Odysseia adlı iki destanıdır. Bu destanlarda din, kahramanlık ve gelenek ağırlıklı yer tutar. Hesiodos’un Theogonia ile İşler ve Günler yapıtlarında da bu konuların ön plana çıktığı görülebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Felsefe ve Tarih (Tarih Düşüncesi-II) başlıklı çalışmasında Ayhan Bıçak: “İnsanın düşünce ve eylemlerinin dayandığı değer dizilerini temellendirebilmek, evrenin düzenliliği ve insanın ortaya çıkışıyla mümkün olabilmektedir. Dolayısıyla değer dizilerini temellendirmek için evren tasavvuru içinde ontolojiyi kurmak zorunlu bir durumdur.” şeklinde bir açıklama yapmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Homeros, Hesiodos ve Pindaros.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Akıl gözüyle görme
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Platon’un Devlet (Politeia) adlı yapıtının 8. ve 9. kitaplarında, kurumların ve yönetimlerin bozuluşları anlatılır ve bu yönüyle yapıtın, belli açılardan tarih felsefesinin sorunlarını da kapsadığı düşünülebilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toulmin’e göre, Pythagoras ve Parmenides’in etkileriyle felsefenin metafizik yoluna girmesi, doğa bilimlerinin tarihsel görünüşten ziyade kuramsal fizikmatematik yönünde gelişmesine zemin hazırlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çünkü Platon ilerlemenin olanaklılığını teslim ettiği ölçüde, bozulmadan duyduğu kaygıları da ifade etmekten geri durmamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Sıradan, gündelik deneyimler dışında ortaya çıkan tüm insanüstü ya da mucize olaylara şüpheyle yaklaşmış, fakat kehanet ve rüyaları, bu tip olaylar kapsamında görmemiştir. • Aynı olaya ilişkin farklı söylentileri ve dayanaklarını karşılaştırırken eleştirel olmasına karşın, Atina geleneğine muhalif olan önyargılı eğilimden kendisini bütünüyle sıyırmayı başaramamıştır. • Doğrudan kaynağından, yani birinci elden/ağızdan alınmış her tür bilgiyi, yazılı-sözlü ayırt etmeksizin, ikincil verilerden üstün tutmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?