Makro-nesne dizgesi ve makro-özellik ne anlama gelir?
Yayımlanmış cevap
Gözlemlenebilir nesne dizgelerine makro-nesne dizgesi, bunların özelliklerine de makro-özellik de denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
98 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Gözlemlenebilir nesne dizgelerine makro-nesne dizgesi, bunların özelliklerine de makro-özellik de denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gözlemlenemez nesne dizgelerine mikro-nesne dizgesi, onların özelliklerine de mikro-özellik de denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hiçbir temel yasa-görünümlü önermenin kapsamı yalnız bir veya yalnız belli sonlu sayıda nesne dizgesine, zaman anına veya uzay yerine sınırlı değildir. Ancak türetilmiş yasa-görünümlü önerme bu koşulu yerine getirmez, bir veya birden çok sayıda temel yasa-önermesinden tümdengelimsel çıkarımla türetilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Temel yasa-görünümlü önerme ile dile getirilebilen yasaya temel yasa denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türetilmiş yasa-görünümlü önerme ile dile getirilebilen yasaya da türetilmiş yasa denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
K. R. Popper’in ortaya koymuş olduğu tümdengelimci-hipotez-yanılsamacı görüş adından da anlaşılacağı gibi bir hipotezin; • Pekiştirilmesine değil, • Yanlışlanmasına odaklanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Francis Bacon’dan (1561-1626) kaynaklanan bu görüşte tümevarım, doğruya erişmenin tek geçerli yöntemidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu görüşte bilimsel yöntem üç aşamadan oluşur. Bunlar; • Gözlem ve/veya deney yoluyla ilgili bilim dalının konusuna giren yalın olguların bilgisi türetilir. Bu bilgiler, yapılan gözlem ve/veya deneylerle doğrulanmış gözlem önermeleri ile ifade edilir. • Gözlem ve/veya deneyle doğrulanmış sonlu sayıda gözlem önermesinden tümevarımsal çıkarımla bir tümel-koşullu önerme türetilir. Böyle bir önermeye tümevarımsal genelleme önermesi de denir. • Türetilen tümevarımsal genelleme önermesi başka gözlem ve/veya deneylerle daha da pekiştirebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilimsel yöntem hem tümdengelimsel hem tümevarımsal çıkarım biçimlerini hem de hipotez kurmayı içerir. Gerek gözlem önermelerinin gerekse gözlemönermesi- olmayan önermelerin, özellikle düzenlilik ifade eden tümel-koşullu önermelerin, bilim insanlarınca sınama amacıyla geçici olarak kabul edilmesi bütünüyle serbesttir. Bilim insanları sınamaya değer buldukları gözlem önermelerini gözlem ve/veya deneyle sınarlar, doğrulananlar kabul edilir, yanlışlananlar ret edilir. Çok nadir olarak gözlem ya da deney hatası nedeniyle daha önce kabul edilmiş bir gözlem önermesi ret edilebilir, daha önce ret edilen bir gözlem önermesi de kabul edilebilir. Öte yandan bilim insanları yaratıcı hayal güçleriyle diledikleri gözlem-önermesi-olmayan bilimsel önermeleri, özellikle düzenlilik ifade edebilen tümel-koşullu önermeleri sınamak amacıyla hipotez sıfatıyla geçici olarak kabul etmeye yetkilidir. Sınanan hipotez pekiştirilirse kalıcı olarak kabul edilir; ama çürütülürse ret edilir, yani bilim insanları topluluğunun kabul ettiği bilimsel önermeler dağarcığından çıkarılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sonsuz öğeli evren sorunu, Nicod ile Hempel Yönteminin karşılaştığı güçlüklerdendir. Sonsuz öğeli evren sorunu şöyle açıklanabilir: Öğle bazı önermeler vardır ki, ancak sonsuz öğeli bir evrende doğru olup, sonlu bir evrende tutarsızdır; yani tüm yorumlamalarda yanlıştır. Örneğin “Her doğal sayıdan büyük bir doğal sayı vardır” önermesi, sayallığı (cardinality) sonsuz olan tüm doğal sayılardan oluşan evrende doğru olmasına karşın, bu evrenin sayallığı sonlu olan herhangi bir altkümesinden oluşan evrende tutarsızdır. Dolayısıyla bu önerme (hipotez) Hempel yöntemince pekiştirilemez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğer bir hipotezde geçen mantıksal olmayan terimlerin hepsi teorik ise, o hipotez teorik hipotezdir. Teorik hipotezler-hipotezin mantıksal biçiminden kaynaklanan bazı özel ve ilginç olmayan durumlar dışında Hempel yöntemince pekiştirelemez. Nitekim hipotezin verilen bir evrendeki açılımının türetileceği gözlem önermesinde yalnız gözlem terimleri geçer. Bu nedenle teorik hipotezin sözü geçen evrendeki açılımdan söz edilemeyeceğinden, gözlem önermesi ile hipotezin açılımı arasındaki tümdengelimsel çıkarımdan da söz edilemez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Örnekleme Yoluyla Pekiştirme Yöntemi’nin en gelişmiş biçimi, Glymour’un Kendi-kendini Pekiştirme (Bootstrap Confirmation) yöntemidir. Glymour, ortaya koyduğu bu yöntemle hem (Hempel yönteminde olanaklı olmayan) teorik hipotezlerin de örnekleme yoluyla sınanabileceğini hem de Hipotezli-Tümdengelimsel Pekiştirme Yöntemi’nde ortaya çıkan Duhem-Quine sorununa bir çözüm olarak-bu hipotezlerin bütüncül olarak değil, tek tek sınanabileceğini ileri sürmektedir. Glymour’un pekiştirrme kuramı şöyle özetlenebilir: E kanıt önermelerinin kümesi, H pekiştirilmeye çalışılan hipotez, T ise, H hipotezini de içeren, birtakım hipotezlerin mantıksal sonuçlarının kümesinden oluşan teori olsun. Buna göre H ile diğer hipotezler T teorisinin aksiyomları olur. Genel olarak teori, bir aksiyomlar kümesinden türetilen önermelerden oluşur. Bu kümeye aksiyomların mantıksal kapanışı da denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Christensen’in karşı örnekleri her iki beklentinin, yani (i) ile (ii)’nin, her zaman yerine gelmediğini ortaya koymaktadır. Christensen örneğindeki Zx, Yx ve Sx açık önermelerini sırasıyla “x kuzgundur”, “x’in belli bir türden tüyü vardır” ve “x siyahtır” olarak yorumluyor. Öte yandan a, H hipotezindeki bağlı x değişkeninin gözlemlenmiş belli bir değeri olan nesne olsun. Buna göre söz konusu E, H (pekiştirilmek istenen hipotez), H1 ve H2 şöyle yorumlanır: • E: Gözlemlenmiş nesne bir kuzgundur, Gözlemlenmiş nesnenin belli türden tüyü vardır. • H: Bütün kuzgunlar siyahtır. • H1: Bütün kuzgunların belli türden tüyü vardır. • H2: Eğer bir nesne kuzgun ise, bu nesnenin siyah olması ile belli türden tüyü olması eşdeğerdir. Bu durumda yorumlanmış H hipotezinin birinci aksiyomlaştırmada sezgisel olarak pekiştirlmediğini, ancak ikinci aksiyomlaştırmada sezgisel olarak pekiştirildiğini görüyoruz. Nitekim birinci aksiyomlaştırmada kanıt olarak belli türden tüyü olan bir kuzgunun gözlemlenmesine ve H1 aksiyomuna, yani tüm kuzgunların belli türden tüyü olmasına, bakarak aynı kuzgunun bir de siyah olduğu sonucuna sezgisel olarak varamayız. Dolayısıyla H hipotezinin sezgisel olarak pekiştirildiğini söyleyemeyiz. Öte yandan ikinci aksiyomlaştırmada aynı kanıta ve H2 aksiyomunun yorumuna bakarak salt mantık yoluyla bu gözlemlenmiş kuzgunun bir de siyah olduğu sonucunu çıkartıyoruz. Gözlemlenmiş kuzgunun siyah olması ise H hipotezinin bir olumlu örneklemesidir. O zaman da hipotez bu kez sezgisel olarak pekiştirilmiş oluyor.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hipotezli-Tümdengelimsel Pekiştirme Yöntemi’nde, pekiştirilecek hipotez ile önceden doğrulanmış gözlem önermelerinden yeni gözlem önermeleri türetilir. Türetilmiş gözlem önermeleri de (sınamaya değer bulunup) gözlem ve/veya deneyle sınanırlar. Eğer bu türetilmiş gözlem önermeleri doğrulanıyorsa hipotez pekiştirilmiş olur. Ama eğer bazı türetilmiş gözlem önermeleri yanlışlanıyorsa hipotez çürütülüyorsa (üstelik yanlışlanmış) olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Duhem-Quine Sorunu Hipotezli-Tümdengelimsel Pekiştirme Yöntemi’nin karşılaştığı güçlüklerdendir. Duhem-Quine sorunu, Hipotezli-Tümdengelimsel Pekiştirme Yöntemi’nin genel yapısında aslında çoğu kez hipotez ve çeşitli gözlem önermelerinden oluşan başlangıç koşulları (initial conditions) dışında bir de genellikle niceliklerin ölçülmesinde kullanılan ölçüm aygıtlarının işleyişine ilişkin ilkeler ve bu aygıtların güvenirliğine ilişkin önermelerden oluşan yardımcı hipotezler (auxiliary hypotheses) bulunur. Duhem-Quine’ye göre Hipotezli-Tümdengelimsel Pekiştirme Yöntemi’nin genel biçimi şu şekildedir: • H (sınanan hipotez), • I (başlangıç koşulları), • A (yardımcı hipotezler), • E (gözlemsel öndeyi önermesi).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bayesci Pekiştirme Yöntemi’nde hipotezler, kanıt önermeleri de diyeceğimiz eldeki doğrulanmış gözlem önermeleri ve arka düzlem bilgisini dile getiren önermelere göre koşullu olasılıklarına dayanılarak sınanırlar. Burada olasılık teorisinin Bayes Teoremi olarak tanınan olasılık yasası kullanılır. Bu nedenle bu pekiştirme yöntemine Bayesci Pekiştirme Yöntemi denilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bayesci pekiştirme yönteminde sınanan hipotezlerin sınama öncesi olasılık derecesinin hep 0’dan büyük ve 1’den küçük olduğu yani hipotezlerin kesin olarak yanlış veya kesin olarak doğru olarak bilinmediği kabul edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bayesci (Olasılıkçıı) görüşte bir hipotezin pekiştirlmesi, sınama sonrası olasılık derecesinin sınamaöncesi olasılık derecesinden büyük olması, hipotezin çürütülmesi ise, sınama sonrası olasılık derecesinin sınama öncesi olasılık derecesinden küçük olması demektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Karl R. Popper’in (1902-1994) öncülüğünü yaptığı Salt Tümdengelimci-Hipotez Yanlışlamacı (kısaca Tümdengelimci-Yanlışlamacı) görüşte tümevarımsal çıkarım yoktur, tek geçerli çıkarım biçimi tümdengelimsel çıkarımdır. Bunun nedeni, Popper’e göre, biçimi tümel-koşullu, yani ∀x(Fx → Gx), ya da daha genel olarak tümel-genelleme, yani ∀xAx, olan H gibi bir hipoteze (mantıksal doğru olmadıkça) 0 dışında hiçbir pekiştirme derecesi veremeyeceğimizdir. Dolayısıyla, Bayes yöntemince böyle bir hipoteze 0’dan büyük sınama-öncesi olasılık derecesi veremeyiz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hipotezli-Tümdengelimsel Pekiştirme yönteminde, hipotezler, gözlem önermelerine dayanarak tümevarımsal çıkarımla pekiştirilebilirler, tümdengelimsel çıkarımla da çürütülebilirler. Popper’e dayanan Tümdengelimci Yanlışlamacı görüşte ise, pekiştirme olanaksız olduğundan, hipotezler gözlem önermelerine dayanarak tümevarımsal çıkarımla pekiştirilemezler ama tümdengelimsel çıkarımla yanlışlanabilirler. Ancak Popper’e dayanan Tümdengelimci-Yanlışlamacı görüşte, gözlem önermeleri, Hipotezli-Tümdengelimsel Pekiştirme yöntemini savunan mantıkçı pozitivistler ya da empiristlerde olduğu gibi gözleme dayanarak kesin ve ya da kesine yakın bir biçimde doğrulanan önermeler değil, son çözümlemede ilgili bilim insanları topluluğunun aldığı özgür kararla kabul edilmiş önermelerdir. Popper bu önermeleri temel önermeler olarak adlandırmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Popper’a göre Bilim insanlarının yükümlülüğü, serbestçe kabul ettikleri hipotezleri tek tek sınayarak yanlışlananları ret etmek ve böylece uzun sürede yanlışlanmayan hipotezleri kabul edip her türlü bilimsel çalışmada kullanmaktır. Bu türlü hipotezlere Popper dayanıklı (corroborated) hipotezler der. Ancak dayanıklılık zamana bağlıdır. Belli t_1 gibi bir zamanda dayanıklı hipotez daha sonraki t_2 zamanında yanlışlanıp ret edilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Charles S. Pierce’in (1839-1914) öncülüğünü yaptığı Hipotez-Buluşu görüşünde, hipotezler bilim insanlarının salt hayal gücünün ürünü olarak kabul edilmezler. Hipotezler bilim insanlarının önceden doğruladıkları gözlem önermelerine dayanarak tümdengelimsel olmayan bir çıkarımla türetilir. Eğer tümdengelimsel olmayan bütün çıkarımları tümevarımsal olarak nitelersek, Hipotez-Buluşu görüşündeki çıkarımının tümevarımsal olduğu söylenebilir. Ancak böyle bir tümevarımsal çıkarım biçimi, yalnızca tümevarımsal genellemeleri türetmeye yarayan çıkarım biçimi değildir. Salt Tümevarımcı görüşte öngörülen bu çıkarım biçimi açıklayıcı yeni hipotezlerin buluşunu sağlayamaz. Bir açıklayıcı yeni hipotez, onu türetmek için kullanılan gözlem önermelerinde geçen terimlerin dışında bu önermelerde geçmeyen yeni terimler kapsar. Böyle bir hipotez bilimsel açıklama için elverişlidir. Hipotez Buluşu görüşü önceden bilinen ancak henüz açıklanmamış dolayısıyla şaşırtıcı belli bazı olguları açıklama amacını güder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ancak genel olarak belli bir zaman ile belli bir yere sınırlı olmayan düzenlilikleri ifade eden pekiştirilmiş hipotezlere yasa denilir. Birbirinden çok farklı olan hipotez pekiştirme yöntemleri vardır. Bunlar ; Nicod Yöntemi , Hempel Yöntemi, Glymour’un Kendi-kendini Pekiştirme (Bootstrap Confirmation) Yöntemi , Hipotezli-Tümdengelimsel Pekiştirme Yöntemi ,Bayesci (Olasılıkçı) Pekiştirme Yöntemi dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
(4) biçimindeki hipotezler-bunlara “tümel-tikel niceleyicili hipotezler” diyelim Nicod yöntemi ile sınanamazlar. İşte Hempel, Nicod yöntemini her türlü hipoteze uygulanabilecek bir şekilde genelleştirmiştir. Bu genelleştirilmiş yönteme de Hempel yöntemi denir. Bu yöntem niceleme mantığı diline ait bir önermenin belli bir evrende açılımı kavramına dayanır. a1, ... , an gözlemlenebilen n tane nesnedizgesi olduğunda, A gibi bir önermenin U = {a1, ... ,an} sonlu evreninde açılımı aşağıdaki iki kuralı A önermesinin bileşenlerine uygulamakla elde edilen önerme demektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kuzgun Paradoksu Alternatif Hipotezler Sorunu Duhem-Quine Sorunu
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?