Oyun gelişimini sosyal boyutta ele alan ve altı evrede inceleyen sosyolog kimdir?
Yayımlanmış cevap
Oyun gelişimini sosyal boyutta ele alan ve altı evrede inceleyen sosyolog Mildred Parten'dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
244 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Oyun gelişimini sosyal boyutta ele alan ve altı evrede inceleyen sosyolog Mildred Parten'dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Oyun gelişimin sosyal boyutları; Seyirci davranış, Tek başına oyun, Paralel oyun, Birlikte oyun, Kooperatif oyun-İşbirlikçi oyundur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocukların ortak bir amaca yönelik olarak birbirleriyle etkileşim içinde materyallerle oynadıkları oyun türü Kooperatif oyun-İşbirlikçi oyundur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Paralel oyun: Çocukların oynadıkları oyun materyalleri onları birbirinin yakınına getirir, çocuklar fiziksel olarak yakında olsalar bile birbirleri ile sosyal kontakları yoktur, aynı mekânda aynı tür materyallerle fakat yine bağımsız oynarlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Oyuncak seçiminde en dikkat edilmesi gereken en önemli nokta çocuğun yaşıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1-2 yaş aralığında bulunan çocukların oyuncak tercihleri; Köşeleri yuvarlatılmış küpler, İtme çekme oyuncakları, Kalın kartondan ya da kumaştan sayfaları olan kitaplar, Cam olmayan aynalar, Yutulamayacak irilikte parçalardan oluşan sökme takma oyuncakları, Plastik ev ve insan oyuncakları, Güvenli arabalar olabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Büyük kas motor beceriler; emekleme, ayakta durma, yürüme, koşma, salınım, dönme, yuvarlanma, zıplama, denge gibi hareketleri kapsamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük kas motor beceriler, tutma, kavrama, yazma, yırtma, çizme, yapıştırma, kesme gibi becerileri kapsamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocuğun oyun oynayarak kendi dünyasını keşfettiği ve bu süreçte terapistin çocuğa rehberlik ettiği ilişki süreci Oyun Terapisi olarak tanımlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Oyun terapisi daha çok üç-on iki yaş aralığındaki çocuklarda kullanılır. Ancak yaşça büyük olmasına rağmen sözel yetenekleri sınırlı, aşırı çekingen ve iletişim sorunları olan çocuklarla ve ön ergenlik dönemindeki çocuklarda da kullanılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocuklarla oynanan bir oyunun “tedavi edici oyun” olarak nitelenebilmesi için: • Duyguların dile getirilmesinin yüreklendirilmesi (örn. bebeklerle oynarken deneyimlerin yeniden canlandırılması), • Çocukların hastane deneyimleriyle ilgili eğitim sağlaması • Fizyolojik yarar sağlamaya yönelik bir oyun olması (örn. akciğer fonksiyonlarının iyileştirilmesi için köpük üflemek, balon şişirmek) özelliklerinden en az birisini içermesi gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hastane oyun odasında, boya kalemleri, boyalar, plastrin, tuz seramiği, kağıt, su ve kum, bebek evleri, çeşitli mutfak eşyaları, oturma ve yatak takımları, telefon, çeşitli büyüklükte bebekler, giysiler, örtüler, çamaşır ipi, mandallar, marangoz aletleri, arabalar, kamyonlar, oyun kartları (domino, eşleştirme), legolar, takma-çıkarma, doldurma-boşaltma oyuncakları, dokunma kitapları, renkli resimli farklı boyutlarda hikaye kitapları, sözlükler, atlaslar, çocuk romanları, gazeteler, çocuk dergileri bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’ de hastane oyun odalarında evcilik oyuncakları ile oynama, boyama, yoğurma, su ve kumla oynama gibi yaratıcı ve rahatlatıcı çalışmalar, el becerilerini geliştiren çalışmalar, kitap okuma, resim ve müzik gibi sanatsal etkinlikler, animasyon çalışmaları yapılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Oyunun çocuğun gelişimi üzerinde ilişkili olduğu alanlar; öğrenme, beyin, duygusal gelişim, motor gelişim, sağlık, sosyal gelişim, akran ilişkileri, gerçek yaşam, merak, düşünce, dil, yaratıcılıktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Oyun dönemlerinin doğru sıralaması: "Katılımsız davranış-Seyirci davranış-Tek başına oyun- Paralel oyun-Birlikte oyun-Kooperatif-İşbirlikçi oyun" şeklinde olmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hastalık ve hastaneye yatma, hem çocuk hem de ailesi için oldukça stresli bir deneyimdir. Aile üyelerinden bir kişinin sağlık sorunu yaşaması, tüm ailede bazı sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Süreğen hastalık durumlarında hastalığın yaşam boyu sürmesi, çocuk ve ailesine olan etkisinin de sürekli olmasına yol açmaktadır. Böyle bir durumda, çocuğun ve ailesinin her zamanki yaşamsal dengeleri alt-üst olmaktadır. Özellikle ailenin süreğen bir hastalıkla yaşama çabası sırasında maddi güçlükler, iş ve şehir değişiklikleri, sosyal izolasyon, diğer çocuklara yeterince zaman ayıramama, zaman içerisinde anne-babanın evlilik ilişkisinde oluşan sıkıntılar sıklıkla görülen yaşamsal denge değişiklikleri arasındadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal İzolasyon; kişinin kendini diğer tüm insanlardan aşağı ya da farklı görmesinin sonucu olarak toplumdan soyutlaması durumudur. Bu kişiler kendilerini bir gruba ait hissetmede güçlük çekerler, zorunluluklar haricinde kimseyle görüşmek istemezler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocukların hastalık karşısında gösterdikleri tepkileri değiştiren etmenler şunlardır: • Çocuğun gelişim düzeyi • Hastalığın derecesi ve şiddeti • Tedavinin şekli • Hastalığın yarattığı kalıcı etki ve sınırlamalar • Hastalığın çocuk ve ailesi için taşıdığı anlam • Hastalıkla ilgili düşünceler • Çocuğun yaşı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özellikle okul çağındaki çocuklar için hastalık ve hastaneye yatma o dönem için çok değerli olan bağımsızlığını, arkadaşlarıyla olan ilişkilerini, okul ve oyun aktivitelerini engellemektedir. Okula devam edilememesi, çocukların sosyal gelişimlerini destekleyecek deneyimlerin kısıtlanmasına, okula uyumlarının ve okul başarılarının azalmasına, böylece çocukların gelişimlerinin olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle hastalık ve hastaneye yatma nedeniyle uzun süre eğitim ortamından uzak kalacak olan çocuklar için gerek hastanede, gerekse evde kaldıkları süre boyunca eğitimlerine devam etmelerinin sağlanması gerekmektedir,
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocukların hastaneye yatışları sırasında yaşadıkları deneyimleri etkileyen üç genel faktör vardır. Bu faktörler; • çocuğun kişisel özellikleri • anne-babaların reaksiyonları • hastaneye yatırılma koşullarıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Süreğen hastalıklar nedeniyle hastanede yatış, çocuklarda şu etkileri yaratmaktadır: • gerileme (regresyon) davranışları • çeşitli gelişimsel gerilik veya gecikmeler • çocuğun akademik gelişimi üzerinde de olumsuzluklar • okula devamsızlık yapmak zorunluluğu
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yatakbaşı destek uygulamaları, çocuk hastaların hastane deneyiminde gelişen psikososyal stresin engellenmesi yaklaşımlarından biridir. Bu yaklaşım akut ya da kronik bir hastalık nedeniyle hastanede yatan, sağlık durumu oyun odası ve hastane sınıfına gitmesi için uygun olmayan (örn, yoğun bakım ya da yanık ünitesinde tedavi gören) ya da yaşı bu ortamlara gidemeyecek kadar küçük olan (örn, yeni doğan bebekler) bebek ya da çocukların aileleriyle birlikte bulundukları odada gelişimsel ve eğitimsel açıdan desteklenmelerini içermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Psikososyal Stres, kişiye güç gelen, baskı ve engelleme yaratan, çıkmaza sokan, çaresizliğe sürükleyen, acı veren, bunaltı ve üzüntü verici, önemli ve güç yaşam olaylarıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’de Yatakbaşı Destek Uygulamaları, lisans mezunu çocuk gelişimciler tarafından, diğer sağlık personeli ile iş birliği yapılarak sağlanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hastanede yatarak tedavi gören bebek ve çocuklar için yapılan yatakbaşı destek uygulamalarının amacı • Bebeklerde/çocuklarda hastaneye yatışlarına bağlı olarak oluşabilecek stresin azaltılması, • Hastane ortamına uyum sağlamalarının kolaylaştırılması, Bulundukları ortamın görsel, işitsel, dokunsal uyaranlarla zenginleştirerek gelişimlerinin desteklenmesi, • Bebekte/çocukta hastane ortamına ve burada çalışan kişilere karşı güven duygusunun geliştirilmesi, • Çocukların kendilerini rahatlıkla ifade edebildikleri, duygularını dışa vurabildikleri özgür ortamlar yaratılması, • Çocuğun aklında soru işareti yaratan hastalık ve hastaneye yatış ile ilgili belirsizliklerin giderilmesi, • Bebeğin/çocuğun gelişimsel değerlendirmesinin yapılması ve destek programlarının uygulanması, • Ailelerin bebeklerinin/çocuklarının gelişimsel özellikleri ve onların gelişimlerini nasıl destekleyecekleri konusunda bilgi sahibi olmalarının sağlanmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?