Kore Cumhuriyeti’nin afet yönetimindeki ana amacı nedir?
Yayımlanmış cevap
Kore Cumhuriyeti’nin ana amacı afetler meydana gelmeden önce zarar azaltma faaliyetlerine ağırlık vermektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
431 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 360 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Kore Cumhuriyeti’nin ana amacı afetler meydana gelmeden önce zarar azaltma faaliyetlerine ağırlık vermektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fransa’nın başkenti Paris’te Seine Nehri’nde her 100 yılda bir sel olacağı bilim adamlarınca hesaplanmıştır. Fransa’da aşırı sıcak dalgası, aşırı soğuk dalgası, seller ve insan kaynaklı terör olayları belli başlı tehlikelerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Afetlerin ekonomik etkilerini azaltmak üzere Caisse Central de Reassurance adı verilen devlete ait kamu sigorta sistemi CAT/NAT (Catastrophe Naturelles) altında çalışmaktadır. CAT/NAT 1982’de kurulmuş özeldevlet sigorta işbirliği sistemidir. Sel, çamur akması, deprem, heyelan, gel-git, buz, kar, rüzgâr, donma vb. birçok afet çeşidini kapsayan sigorta poliçesi hizmeti sunmaktadır. CAT/NAT toplumu afetlere karşı hazırlama ve olası afetlerin zararlarını azaltmayı hedefler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İspanya’da Risk Sigortası Konsorsiyumu (Consorcio de Compensacion de Seguros), 1954 yılında deprem, gel-git dalgası, sel, volkanik patlama ve fırtınalardan oluşabilecek zararları önlemek için kurulmuştur. Deprem riski çoğunlukla yangın sigorta poliçelerinin içine dâhil edilmiştir. Son yıllarda terör saldırıları da sisteme dâhil edilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Meksika bulunduğu coğrafi konum itibarı ile jeolojik ve hidro-meteorolojik afetlere sıkça maruz kalmaktadır. Deprem, volkanik patlama, tsunami, heyelan, kasırga, orman yangınları, sel ve kuraklık başlıca olaylardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Meksika’da Ekonomi Bakanlığı bünyesinde Afet Önleme Fonu (FONDEN) özellikle depremlere bağlı oluşabilecek zararlara karşı kullanılmaktadır. Yine 1986’da İçişleri Bakanlığı bünyesinde Ulusal Sivil Savunma Sistemi (National Civil Protection SystemSINAPROC) kurulmuştur. Bu sistemin amacı afet ve acil durumlara karşı koordinasyon ve işbirliğinin sağlanmasıdır. İlaveten yine İçişleri Bakanlığı bünyesinde Ulusal Afet Zarar Azaltma Merkezi (National Center for Disaster Prevention - CENAPRED) kurulmuştur. Bu merkezin amacı özellikle araştırma altyapısı ve akademisyenlerle, devletin işbirliğini sağlamaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Filipinler Ateş Çemberi denilen bölgede yer aldığından deprem, volkanik patlamalar, tsunami, tayfun ve terör saldırıları belli başlı tehlikelerdendir. Filipin Afet Yönetim Sistemi, afet yönetiminin tüm safhalarını içerir. Zarar azaltma/Hazırlık aşamasından, müdahale ve iyileştirme/yeniden yapılandırmaya dek her aşamada yapılması gerekenler, ülkenin planlarında yer alır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Filipinler’de aşağıdan yukarıya diye adlandırılan ‘bottom-up’ afet yönetimi anlayışı yaygındır. Yani yerel yönetimlerin afet ve acil durum anında hazırlıklı olması ve müdahalesi esastır. Bunu da gerektiğinde merkezi hükümetten aldıkları destekle güçlendirirler. Ulusal, bölgesel, il, ilçe ve mahalle bazında afet yönetim birimleri mevcuttur. Bu birimlerin hepsi birbirinden haberdar ve işbirliği ile hareket eder. Özellikle mahalle bazındaki birimler komşuluk ilişkileri ve gönüllülük esasına dayalı bir teşkilatlanmadır. İlk andaki müdahaleyi en yakında olanlar olarak mahalle bazındaki birimlerin yapacağı görüşü toplumda oldukça yaygındır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Afet yönetiminin hazırlık/zarar azaltma, müdahale ve iyileştirme/ yeniden yapılandırma bütün evrelerinde işbirliği, iletişim, koordinasyon, eğitim, araştırma vb. bütün faaliyetleri Afet Yönetimi Ulusal Enstitüsü -tarafından yürütülmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Afet yönetimiyle ilgili çalışmaları ülke genelinde ve uluslararası ilişkilerle şekillendiren kuruluş Ulusal Afet Yönetim Kurumu’dur (National Disaster Management Authority-NDMA). Yerel yönetimler, Sivil Toplum Kuruluşları, merkezi hükümet olası afet ve acil durumlarda işbirliği içinde çalışır. Hazırlıklı olma/zarar azaltma, müdahale, iyileştirme/yeniden yapılandırma gibi afet yönetiminin her aşamasında ulusal hükümeti temsil eden NDMA etkindir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
2004’te meydana gelen İvan Kasırgası sonrasında, altyapı için kaynakların çok yetersiz olduğunun görülmesi üzerine Karayipler Afet Kurtarma Sigortası Sistemi (Caribbean Catastrophic Relief Insurance Facility-CCRIF) hayata geçmiştir. Bu sigorta sistemi başta Japonya olmak üzere ondört bağışçı ülkenin katkılarıyla oluşturulmuştur. Sigorta sisteminin amacı olası afetlere karşı finansal kaynak sağlamak ve ekonomik zararları azaltmaya yardım etmektir. Karayipler Sigorta Sistemi (CCRIF), Kapsamlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Kurumu (CDEMA) ile koordinasyon ve işbirliği içinde çalışır. CCRIF, birçok ülkenin birçok afete karşı hazırlıklı olmak amacıyla ortak gerçekleştirdiği ve çalıştırdığı ilk sigorta sistemidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Arjantin’de, son yıllarda iklim değişikliği ve ekosistemde meydana gelen değişmeler kaynaklı afetlerin yanı sıra; deprem, kuraklık, don olayı, sel, fırtına, dolu fırtınası ve volkanik küller gibi doğa kaynaklı afetlerden etkilenmektedir. Afet yönetim sistemi üç ayaklıdır: yerel, eyalet ve ulusal. Ulusal Sismik Önleme Enstitüsü (Instituto Nacional de Prevención Sísmica-INPRES) depremlerin izlenmesi ve Yapı Yönetmeliği’nin uygulanmasından sorumludur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Şili’de tehlike ve risk haritalarının hazırlanması, zarar azaltma planlarının hazırlanması, tatbikatlar, eğitimlerle toplumda afet bilincinin arttırılması, müdahale ve iyileştirme çalışmalarının etkinliği gibi birçok konuda bütüncül ve kapsamlı bir afet yönetimi anlayışı yerleşiktir. Hükümetin, yerel yönetimlerin, toplumun ve her bireyin afet yönetimi ile bütün süreçlere katkısı, desteği ve güçlü işbirliği vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Azerbaycan’da ‘Top-down’ olarak bilinen merkezden yerele uzanan bir afet ve acil durum yönetimi anlayışı mevcuttur. Her türlü acil durum dağıtımı vb. faaliyet Acil Durumlar Bakanlığının yönetiminde yürütülür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Güney Asya’da yer alan ve gelişmekte olan ülkeler kategorisinde bulunan Endonezya’da deprem, tsunami, volkan patlaması, sel, kuraklık, kasırga, heyelan, salgın hastalıklar, terör ve sosyal çatışmalar gibi hem doğa, hem teknoloji hem de insan kaynaklı afetlere sıklıkla rastlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İran, çoklu tehlike ve afetlerin yaşandığı bir coğrafyada yer alır. Bunların başında kuraklık, sel, orman yangını, kum fırtınası, deprem gibi doğa kaynaklı tehlikeler gelmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Afrika ülkelerinden Nijerya’da hem doğa hem insan kaynaklı afetlere rastlanmaktadır. Bunların bazıları hızlı gelişen bazıları da yavaş gelişen olaylardır. Kuraklık, çölleşme, seller, salgın hastalıklar, erozyon, baraj yıkılması, petrol sızıntısı, deniz kazaları, bombalama olayları, bina çökmeleri ve yangınlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nijerya’da Ulusal Acil Durum Yönetim Kurumu (National Emergency Management Agency of NigeriaNEMA) ile bu kuruma bağlı olan Eyalet Acil Durum Yönetim Kurumu (State Emergency Management Agency-SEMA) ve Yerel Afet Yönetim Kurumu (Local Emergency Management Authority-LEMA) faaliyet göstermektedir. NEMA, SEMA ve LEMA’nın ortak amaçları afet yönetim döngüsünün her aşamasında bütün kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özellikle son yirmi yıldır çarpık ve plansız kentleşme, hava kirliliği, hızlı nüfus artışı, iklim değişikliği gibi birçok değişkenin etkisiyle dünyada meydana gelen doğa, insan ve teknoloji kaynaklı tehlikelerin yol açtığı ‘afet’lerin sayısında ve etki alanlarında hızlı bir artış görülmektedir. Afetler sınır tanımaz. Küreselleşme dediğimiz durumu bir afetin etki alanına bakarak çok açık görebiliriz. Örneğin Japonya’da Sendai Bölgesi’nde Mart 2011’de meydana gelen depremin ardından bütün dünyadaki elektronik cihaz fiyatları, Toyota marka araç fiyatları gibi Japon markalarının fiyatları etkilenmiştir. Afetler büyüklük ve çeşitlerine göre yerel, ulusal, uluslararası, bölgesel ve küresel olarak etki gösterirler. Bu nedenle en küçük parça olan yerelden başlayarak afet yönetimi ve zarar azaltma, hazırlıklı olma anlayışını bireylere, topluma, yöneticilere ve kurumlara kazandırmak gerekir. Ancak bu şekilde olası afetlere hazır ve dayanıklı toplumlar yaratılabilir. Afetlerin ikinci bir özelliği ise tekil olarak gözlenmezler. Mutlaka ikincil, üçüncül afetleri beraberlerinde getirirler. Aynı Japonya depremi örneğinde olduğu gibi meydana gelen deprem arkasından tsunamiye yol açmış ve devamında Fukushima Daichi Nükleer Reaktörü’nde radyasyon sızıntısı ortaya çıkmıştır. Afetler özellikle gelişmekte olan ülkelerde meydana gelirse yol açtığı zararlar hem can hem mal kaybı açısından, hem sosyal, hem ekonomik, hem kültürel ve çevresel açılardan gelişmiş ülkelere göre daha fazladır. Dünyamızı bütün olarak düşündüğümüzde hemen her kıtada, her ülkede değişik afetler meydana gelmektedir. Her ülkenin afetlere karşı hazırlık seviyesi, sosyo-ekonomik ve kültürel şartları farklı olduğundan, afet yönetim sistemleri de farklıdır. Örneğin; Japonya’da uygulanan afet yönetim sistemi Türkiye’ye, Hindistan’da uygulanan Amerika Birleşik Devletleri’ne, Filipinler’de uygulanan Pakistan’a uymaz. Hatta aynı ülke içinde bile bölgelere göre ihtiyaçlar farklılık göstermektedir. O nedenle yukarıda bahsettiğimiz üzere afet yönetimine yerelden başlamak en uygunudur. Dünyada mevcut sistemleri inceleyip, ülkemizin sosyo-ekonomik, demografik, kültürel, çevresel özelliklerine göre uyarlayıp afet yönetim sisteminin düzenlenmesi en uygun yaklaşımdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geniş bir yüzölçümüne sahip olan ülkede batıda Kaliforniya Eyaleti’nde (San Fransisko şehri başta olmak üzere) depremlere, güneydoğuda Florida Eyaleti’nde (Miami şehri başta olmak üzere) fırtına ve kasırgalara, iç bölgelerde sellere vb olmak üzere tarih boyunca değişik afetlere rastlanmaktadır. Haziran 1972 yılında doğu kıyısını etkileyen ve 122 kişinin ölümüne neden olan Agnes Kasırgası ve Mart 1979’daki Three Mile Island Nükleer Sızıntı Olayı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri’nde o zamanki Başkan Carter ve Kongre’nin 12148 sayılı Başkanlık kararıyla (Executive Order 12148) afet yönetimi koordinasyonundan ülke genelinde sorumlu olan Federal Acil Durum Yönetimi Kurumu (Federal Emergency Management Agency-FEMA) kurulmuştur (Mener, 2007). 1992’de Andrew Kasırgası, 1994’de Kalifornia North Ridge Depremi, 11 Eylül 2001’deki (9/11) Dünya Ticaret Merkezi Terör Saldırıları, Ağustos 2005 New Orleans Eyaleti’ndeki Katrina Kasırgası, 2010’da Meksika Körfezi’ndeki BP Deepwater Horizon Petrol Sızıntısı Olayı, 2012’de Sandy Kasırgası, Ağustos 2017’de Teksas Eyaleti selleri, Eylül 2017’de İrma Kasırgası gibi olaylar ülkeyi hem sosyal hem ekonomik hem de çevresel açıdan etkileyen hem doğa hem insan hem teknoloji kaynaklı afetlere örnektir (Başbuğ Erkan, 2017). FEMA ülke genelinde bütün eyaletlerdeki, eyaletin kendi içindeki afet yönetim birimleriye işbirliği halinde çalışmakta; eyaletlerde düzenli olarak (yılda 3-4 defa) gerçekleştirilen, afetlerle ilgili her türlü kurum ve kuruluşun temsil edildiği afet ve acil durumlara karşı hazırlık ve durum değerlendirmesi toplantılarına katılmakta; afet ve acil durum meydana gelirse acilen ulusal koordinasyonu sağlamakla görevlidir. Amerika Birleşik Devletleri’nde ‘all-hazard’ yani bütün afetlere karşı hazırlıklı olunması politikası esastır ve uygulanmaktadır (Başbuğ Erkan, 2017). Depremler açısından ele alırsak Kaliforniya Deprem Kurumu (California Earthquake Authority-CEA) ülkedeki depremlerden oluşabilecek zararların azaltılması ve olası durumda hasarın karşılanması için uygulamada olan bir sigorta sistemidir. CEA 1996 yılında kurulmuştur. 2017 yılı itibarı ile Kaliforniya’da meydana gelecek depremlere karşı 14 milyar dolar ödeme gücü vardır. Hem bina hem de muhteviyatı için deprem sigortası satın alınabilir. Konutlar için ev sahipleri ve kiracılar için ayrı poliçe uygulamaları vardır. Toplumda deprem sigortası bilincinin arttırılmasını, depremlere karşı dayanıklı binalar yapılmasını ve depremlere karşı alınması gereken tedbirlerle ilgili toplumun bilgilendirilmesini amaçlar (CEA, 2017). Ulusal Sel Sigortası Programı (National Flood Insurance Program), FEMA tarafından yönetilmektedir. Bina ve muhteviyatı için ayrı poliçeler bazında sel sigortası sunar (FEMA, 2017).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanada’da her türlü afet ve acil duruma hazırlık, müdahale ve iyileştirme Kanada Toplum Güvenliği ve Acil Durum Hazırlık Kurumu (Public Safety and Emergency Preparedness Canada-PSEPC) tarafından yerel ve bölgesel birimlerle işbirliği içerisinde planlanmakta ve gerçekleştirilmektedir. Kanada’da Batı kıyısı yüksek sismik tehlike altındayken, doğu kıyısında bu tehlike düşüktür; bazı bölgelerde ise hiç yoktur. Kanada’da deprem riski için kapsam, yangın sigorta poliçelerinin içinde sunulmaktadır (Başbuğ Erkan, 2017).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Pasifik Okyanusu’ndaki Ateş Çemberi (Ring of Fire) diye adlandırılan bölgede bulunan bir adalar topluluğudur Japonya. Ülkede deprem başta olmak üzere kasırga, tayfun, tsunami, nükleer ve insan kaynaklı tehlikeler gözlenmektedir. 1964 Niigata Depremi ve 1995 Kobe Depremleri, Japonya’nın afet yönetimine bakış açısını değiştirmiştir. Meydana gelen her olaydan alınan derslerle, afet yönetim sistemleri iyileştirilmiştir. Bütün dünyadaki sistemleri düşünürsek olması gereken budur. 17 Ocak 1995’te dünyanın o zamanki 6. büyük liman ekonomisine sahip Kobe şehrinde büyük bir deprem meydana gelmiştir. Yaklaşık 6000 kişinin hayatını kaybettiği olayda can kayıplarının esas nedeni deprem sonrası meydana gelen yangınlar sonrasında çoğunluğu ahşap evlerde yaşayanların yangından etkilenmesidir. Japonya Deprem Reasürans Şirketi (Japanese Earthquake Reinsurance Company - JER) 1964 Niigata Depremi sonrasında deprem, tsunami ve volkanik patlamaların neden olabileceği zararları kapsamak amacıyla kurulmuştur. Japonya Meteoroloji Ajansı (Japan Meteorological Agency) deprem, tsunami, heyelan, volkanik patlama gibi doğa kaynaklı afetler için hem toplumu bilgilendirme, hem de mümkün olan erken uyarı sistemlerini harekete geçirmekle sorumludur (Başbuğ Erkan 2017).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ülkemize çok uzakta, Avustralya’nın batısında yer alan Yeni Zelanda, bulunduğu coğrafi konum açısından deprem, volkanik patlama, sel, tsunami, heyelan vb birçok doğa kaynaklı afetlere maruz kalabilmektedir. 1944 yılında meydana gelen ve ülkeyi etkileyen deprem sonrasında, 1946 yılında, İkinci Dünya Savaşı’nı takiben bütün sigorta poliçelerine deprem riski eklenmiş ve hasarlar kapsama alınmıştır. 1946’da kurulan Yeni Zelanda Deprem Komisyonu deprem sigortası ve toplumun afetlere karşı kapasitesinin arttırılmasında önemli bir rol oynar. Şubat 2011’de Christchurch şehrinde meydana gelen depremde 185 can kaybı meydana gelmiştir. Birçok ülkede olduğu gibi yaşanmış bu olay, mevcut afet yönetim sisteminde iyileştirme ve düzenleme çalışmalarına sebep olmuştur (Başbuğ Erkan, 2017). Ülke olarak sigortalılık oranı ve sigorta kültürü yüksek olan Yeni Zelanda’da, bu deprem sonrasında ödenen hasar tazminatları oldukça fazladır. 1959’da kurulan Sivil Savunma Teşkilatı, 1999 yılında ülkedeki afet ve acil durumlara hazırlıklı olma, zarar azaltma, müdahale ve iyileştirme çalışmalarını planlamak, yürütmek ve koordinasyonu sağlamak üzere Sivil Savunma ve Acil Durum Yönetimi Bakanlığı (The Ministry of Civil Defence and Emergency Management-MCDEM) kurulmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1993 yılında Londra’da iki büyük patlama meydana gelmiştir. Patlamaların ardından terör riskini kapsayan bir program başlatılmıştır. Pool Re (https://www.poolre.co.uk/ ) ismi verilen reasürans şirketi 1993’teki patlamaların akabinde kurulmuş ve terör riskini kapsamaktadır. Gerektiğinde İngiltere Merkez Bankası (Bank of England) bu fona destek verebilir. İngiltere’de sismik tehlikeye fazla rastlanmamaktadır. Bazen ufak sarsıntılar meydana gelmektedir. Bunun da en büyük nedeni eski tarihlerde kullanılmakta olan, günümüzde kapalı olan kömür madenlerindeki çökmelerdir. Ülkenin esas problemlerinden biri sel ve taşkınlardır. 2100 yılına dek kullanım planı olan Thames Nehri Bariyeri (Thames Barrier) (https://www.gov.uk/guidance/ the-thames-barrier), Londra’nın ortasından geçen Thames Nehri’nde meydana gelebilecek taşkınlara karşı şehri korumaktadır. Her ay bu sistemin düzenli bakımı yapılmaktadır. Yılda 1 defa da mutlaka tatbikatla sistemin işlerliği test edilir. Afet yönetiminin etkin ve başarılı olması için vazgeçilmez unsurlardan biri tatbikat ve uygulamalardır. İngiltere hem hükümet politikası olarak, hem merkezi, hem yerelde gerek seller, gerek iklim değişikliği gerekse terör olmak üzere her türlü afet ve acil durum için hazırlık ve zarar azaltma faaliyetlerini merkezi yerel hükümet, sivil toplum kuruluşları, üniversitelerdeki yoğun araştırma ve geliştirme faaliyet ve projeleri, özel sektör ve bireylerin katılımlarıyla yönetmektedir (Başbuğ Erkan, 2017).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
2007 yılında Hyogo Çerçeve Eylem Planı dahilinde İsveç’te Afet Zararlarını Azaltma Platformu kurulmuştur. İsveç’te hem toplum hem yerel ve merkezi hükümetler, afet yönetiminin hazırlık/ planlama/zarar azaltma, müdahale ve iyileştirmeden oluşan bütün safhalarında, afet ve acil durumların ilgili tüm kurum ve kuruluşların yer alması gerektiği ve işbirliği inancı yaygındır. İsveç’te toplumda güvenlik ve zarar azaltma bilinci yüksek ve sosyo-ekonomik koşullar çok iyi olduğundan İsveç Sivil Oluşum Ajansı’nın (Swedish Civil Contingency Agency-MSB) zarar azaltma ve kapasite arttırmaya yönelik her türlü eğitim vb faaliyeti büyük ilgi görmektedir (https://www.msb.se/Upload/ English/About_MSB_fact/Naturaldisasters.pdf). Sel, orman yangını, heyelan ve fırtına gibi doğa kaynaklı tehlikeler ülkede en fazla rastlanan olaylardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?