İptal davasında dava açma süresinin son günü tatil gününe rastlarsa hangi sonuç doğar?
Yayımlanmış cevap
Sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
271 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 580 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İYUK’da belirtilen sürelerin bitmesi, adli tatil denilen çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa, süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdari yargıda açılması gereken bir davanın, yanlışlıkla adli yargıda açılmış olması sebebiyle, bu davaların görev noktasından reddi üzerine, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idari yargıda dava açılabilir. Adli yargı merciine başvurma tarihi, Danıştay, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği için, görevli olmayan mahkemede açılan davanın süresi içinde açılmış olması gerekir. Görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda kararın kesinleşmesinden itibaren otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamışsa, dava açmak mümkündür (İYUK, m. 9).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mümkündür. İYUK’un 11. maddesinde, ilgililere dava açmazdan önce, idari dava açma süresi içinde işlemi yapan makamın üstüne, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama başvurarak, işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını isteme imkânı tanınmıştır. Ancak İYUK’un 20/A maddesinde sayılan ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıkların konusunu oluşturan işlemler ve İYUK’un 20/B maddesinde düzenlenen Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında İYUK’un 11. maddesinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Yani bu uyuşmazlıklara konu işlemlere karşı üst makamlara başvurulamayacak, üst makamlara başvurulmuşsa bu başvurular dava açma süresini durdurumayacaktır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdari başvurunun uyuşmazlıkları sulhen çözmenin yanı sıra önemli bir hukuki sonucu bulunmaktadır. İYUK’un 11. maddesine göre üst makamlara veya üst makam yoksa işlemi yapan makama yapılan başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. İdarenin olumsuz cevabından itibaren, dava süresi kesildiği yerden itibaren işlemeye devam eder. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, işlemi yapan makamın üstü olduğu halde işlemi yapan makama başvurulmasının, dava süresini durdurmayacağıdır. İşlemin düzeltilmesi işlemi yapan makamdan da istenebilir; ama bu talep dava süresini durdurmaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdareye yapılan başvurunun altmış gün içinde cevaplanmaması halinde reddedilmiş sayılmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İYUK’un 10. maddesine göre: İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde dava açabilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdare mahkemeleridir. Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan davalarda ise Danıştay görevlidir. Vergi uyuşmazlıkları, vergi mahkemelerinde çözümlenmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İptal davalarında yetkili mahkemeler, İYUK’un 32, 33, 34 ve 35. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre: aksine yasal düzenleme bulunmayan hallerde yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda Danıştay, idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan uyuşmazlıktır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir davanın hangi idare mahkemesinde ya da vergi mahkemesinde görüleceği konusunda idare mahkemeleri arasında ya da vergi mahkemeleri arasında çıkan uyuşmazlıktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hükmün, diğerini etkileyecek nitelikte olduğu davalardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdari işlemlerin, hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukuki sonuç doğurmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dava açılmasının işlemin uygulanmasını durdurmaması, işlemden kaynaklanan olumsuz sonuçların, bireylere ve topluma zarar vermesi ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Özellikle işlemin hukuka aykırılığının saptanması ve doğurduğu sonuçların telafisinin güç veya imkânsız olması durumunda, sorun daha da büyümektedir. Bu sebeple, dava konusu işlemin verebileceği zararların önlenmesi için Danıştay ve idare mahkemelerine işlemin uygulanmasını durdurma yetkisi tanınmıştır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İYUK’un 27. maddesine göre yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için; a. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması, b. İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdari işlem ve eylemlerden dolayı hakları ihlal edilenler tarafından bir hakkın yerine getirilmesi, uğranılan zararın yerine getirilmesi ya da eski durumun iadesi amacıyla idari yargıda açılan davadır. Doktrinde ise tam yargı davaları, kişilerin ihlal edilen haklarının yerine getirilmesine veya uğradıkları zararlarının giderilmesine yönelik davalar olarak tanımlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kişisel hakkın tazminine yönelik olması, tam yargı davalarını iptal davalarından ayıran önemli bir özelliktir. İptal davalarında işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı incelendiği için, bu davaların sonuçlarından iptal edilen işlemle ilgili herkes yararlanmaktadır. Tam yargı davaları ise sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğuran davalardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İYUK’un 2/b. maddesine göre, tam yargı davası, idari eylem veya işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılabilecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Muhtel kelimesi, bozulmuş, eksilmiş, zarara uğramış anlamına gelmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulması veya işleyişindeki aksaklık nedeniyle sorumlu tutulmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdarenin kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla yerine getirdiği hizmet nedeniyle zarara uğrayan kişinin zararlarının tazmin edilmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların, dava açmadan önce idareye başvurmaları zorunludur. Kanun’a göre, idari eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak zararın tazminini istemek gerekmektedir. İdarenin talebi kısmen veya tamamen reddetmesi üzerine, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava açma süresi içinde dava açılmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde, idari eylemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında süre, düzenlenmektedir. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması, başlıklı 13. madde şu şekildedir: 1. “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir. 2. Görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hertürlü faaliyetinde hukuka bağlı olan ve vatandaşlarına hukuki güvenlik sağlayan devlet hukuk devletidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
a. İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b. İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c. Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?