Mahkemeye sunulan dilekçelerde bulunması gereken hususlar nelerdir?
Yayımlanmış cevap
Mahkemeye sunulan dilekçelerin; • Okunur olması, • Dava konusuyla ilgili olması, • Uygun bir dille yazılması gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
525 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 480 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Mahkemeye sunulan dilekçelerin; • Okunur olması, • Dava konusuyla ilgili olması, • Uygun bir dille yazılması gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, ülkemizde hazırlanacak ve yürürlükteki mevzuatı oluşturacak kanunlar ve diğer düzenlemelerin, şekil ve dil açısından yeknesaklığının sağlanması için taslak metinlerin hazırlanmasında uyulacak kurallar ile ilgili olarak düzenlenmiştir. Yönetmeliğin amacı, tüm mevzuatta dil birliği ve yazı birliği sağlamaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Adli yazı dilinde, yazının eksiklikler içermemesi yani tam olması; yazının kısa, açık ve doğru olması; yazının uygun bir dille yazılması gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özellikle belli mesleklerin icrasında, o mesleğe özgü araç gereç, kavram ve terimlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu anlamda hukukun uygulanması için gerekli olan araçların başında gelen kanunlar ile diğer düzenlemelerin dili ve bu kanunların uygulanması için her somut olayda dilekçelerde, sözlü beyanlarda, hukuki işlemlerde, özellikle sözleşme metinlerinde, adli makamların çeşitli yazılarında, mahkeme kararlarında kullanılan dil, hukuk dilidir. Hukuk dili, kavram ve terimler bakımından, diğer mesleklerde veya günlük hayatımızda kullandığımız dilden farklıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanunların dilinin nasıl olması gerektiği ve vazgeçilmez özellikleri şu şekilde sıralanmıştır: Açıklık, sadelik, bilimsel tutarlılık ve terim birliği, kesinlik ve belirginlik. Kanunların dilinin sadeleştirilmesinde aşırılığa kaçılmamalı, yaşayan hukuk dili esas alınmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaşayan hukuk dili, bilimsel eserlerde ve hukuk uygulamalarında kullanılan dildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanunların anlaşılmaması durumunda, bu kanunlar kendilerine uygulanacak olan kişilerin haklarını bilmemeleri ve haklarını savunamamaları söz konusu olabilecektir. Özellikle ceza kanunlarındaki hükümlerin anlaşılabilir olmalarına daha da dikkat edilmelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mevzuat taslak metinlerinin hazırlanması aşamasında, Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te uyulacak kurallar arasında, taslaklarda kullanılacak dil açıkça düzenlenmiştir. Bu Yönetmeliğin 23. maddesine göre, “Taslaklarda kullanılacak dil MADDE 23 - (1) Taslaklarda, yaşayan Türkçe kullanılır. Türkçede karşılığı bulunan yabancı kelimelere yer verilmez. Türkçede karşılığı bulunmayan teknik terimlere yer verilmesinin zorunlu olması durumunda, bu terimler aslına uygun olarak yazılır. (2) Terim birliğinin sağlanması amacıyla taslakların başlığında ve madde metninde “yasa” kelimesi yerine “kanun” kelimesi kullanılır. (3) Taslaklarda, varsa tanım maddesinde belirtilenler dışında kısaltmalara yer verilmez. Kısaltmalar yerine kısaltmanın temsil ettiği kelimeler açıkça yazılır.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki kanunlaşma hareketleri çerçevesinde, kanunlar o dönemde kullanılan dile göre kaleme alınmıştır, bu sebeple günümüz Türkçesinden farklılıklar göstermektedir. Bunun sebebinin, o dönemde kanunları hazırlayan komisyon üyelerinin ve kabul eden milletvekillerinin Arapça ve Farsça dillerine hakim kişiler olması gösterilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medeni usul hukukunda da yaklaşık 80 yıllık uygulama sonucunda, hukuk dilinde yerleşmiş bazı terimlerin terk edilmediği, aynen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer aldığı görülmektedir. Bunun sebebi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 2011 yılına kadar uygulanmış olması ve bu Kanun’un ilk zamanlarından beri kullanılan sözcüklerden bazılarının medeni usul hukukunda bir kurumun alışılmış ve yerleşmiş terimi hâline gelmiş olmasıdır. Bu yerleşmiş, alışılmış ve her hukukçu tarafından aynı şekilde anlamlandırılan terimlerin yerine, daha farklı terimlerin tercih edilmesi hem alışkanlıklara aykırı bir durum yaratacak hem de hukuk dilini fakirleştirecekti. Bu sebeple örneğin, fer’i müdahale, asli müdahale, ihtiyari dava arkadaşlığı, mecburi dava arkadaşlığı, ıslah, isticvap, sulh, tahkikat, hükmün tashihi, hükmün tavzihi gibi terimler, sınırları çizilmiş belli kurumları temsil ettiğinden günümüzde kullanılmaya devam etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tüm mevzuatın bir arada uygulandığı dikkate alındığında, mevzuat metinlerinde kullanılan hukuk dilinde birlik ve uyumun sağlanması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır. Farklı mevzuat metinlerinde, aslında aynı kavramı ifade eden farklı terimler veya kelimeler kullanmaktan kaçınılmalıdır. Ancak her hukuk alanının da kendi kavram ve terimlerinin olduğu unutulmamalı, mevzuat metinlerinin hazırlık aşamasında tüm hukuk sisteminin bütünlüğü dikkate alınırken diğer yandan o alana özgü terim ve kavramlara da özellikle dikkat edilmelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mevzuat taslak metinlerinin hazırlanmasında uygulanacak kurallar, Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te yer almaktadır. Bu Yönetmelik’in doğru uygulanması sonucunda, tüm mevzuat açısından şeklî yeknesaklık ve uyum sağlanmış olacak, tüm mevzuat dil birliği ve yazı birliği içinde varlığını sürdürecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hazırlanacak taslaklarda kullanılacak dil açısından, günümüz Türkçesine uygun, sade, açık ve anlaşılır bir dil tercih edilmeli, düzenlenen alanla ilgili hukuki kavram ve terimlerin doğru kullanılmasına özen gösterilmelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Taslaklarda, taslağın adı, maddeler ve genel gerekçe bulunmalıdır. Taslağın ekleri varsa yürütme maddesinden sonra bu eklere yer verilir. Genel gerekçede, taslağın hazırlanmasını gerektiren nedenler açıkça belirtilmelidir. Madde gerekçelerinde, her maddenin düzenleniş nedenleri açıklanmalıdır. Açıkça kaldırılması, değiştirilmesi veya eklenmesi istenen hükümlerin neler olduğu ve kaldırma, değiştirme veya ekleme sebepleri belirtilir. Her madde için madde gerekçeleri ayrı ayrı düzenlenir. Madde gerekçeleri, madde metninin tekrarı şeklinde hazırlanamaz
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanunlarda zaman zaman rastladığımız “ek madde” uygulamasının da ne zaman yapılacağı Yönetmelik’te açıkça düzenlenmiştir. Mevzuatta yapılacak yeni düzenlemenin mevcut maddelerden birine eklenememesi ve mevcut maddelerin sıralamasına uygun düşmemesi durumunda, ek madde uygulamasına gidilir. Ek madde, yürürlük maddesinden ve varsa geçici maddelerden önce yer alır. Taslaklarda mükerrer maddelere yer verilmez, yürürlükteki metinlere ek madde eklenmesi yoluna gidilir. Eklenecek yeni maddenin düzenlemenin belirli bir bölümünde yer alması gerekiyorsa madde ilgili bölümde “MADDE .../A-” şeklinde numaralandırılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanunlarda zaman zaman “geçici madde”lere de ihtiyaç duyulmaktadır. Geçici maddelere ise hangi durumlarda başvurulacağı açıkça düzenlenmiştir. Yeni mevzuat metni ile getirilen düzenleme uygulanmaya başlayıncaya veya yürürlüğe girinceye kadar geçecek süre içinde yapılacak işlem ve düzenlemeler ya da uyulacak ilke ve kurallar ile daha önceki düzenlemelerden doğan hakların korunmasına ilişkin hususlar ve benzeri geçiş hükümleri geçici maddelerle düzenlenir. Geçici maddeler de ayrıca numaralandırılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Taslaklarda sırasıyla maddeler, fıkralar, bentler ve alt bentler bulunur. Fıkralar numarayla, bentler harfle, alt bentler numarayla belirlenir. Bentlerin sıralanmasında Türk alfabesinde yer alan bütün harfler kullanılır. Çerçeve maddelerde fıkralar numaralandırılmaz. Fıkraların numarası ayraçla, bentler ve alt bentlerin harf ve numaraları yarım ayraçla kapatılır; “z” harfinden sonra alfabetik sıralama “aa, bb, cc, çç, … zz” şeklinde yapılır. Maddeler ve çerçeve maddeler koyu, tüm harfleri büyük yazılır, numaralandırılır ve numaradan sonra kısa çizgi işareti konulur; ayrıca nokta konulmaz. Maddelerin ve çerçeve maddelerin altı çizilmez. Tanımlar maddesinde, tanımlar alfabetik sıralamaya göre bent veya alt bentlerle gösterilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anayasa’nın 88. maddesine göre, kanun teklif etmeye milletvekilleri yetkilidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 81. maddesinde, kanun tekliflerinin Genel Kurulda görüşülme usulü düzenlenmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 81. maddesi çerçevesinde: “Kanun teklifleri; Genel Kurulda, aşağıda belirtilen usule göre görüşülür: a) Teklifin tümü hakkında görüşme açılır. b) Teklifin tümünün görüşülmesinden sonra yirmi dakika komisyonla soru ve cevap işlemi yapılır. Maddeler üzerinde bu süre on dakikadır.c) Teklifin maddelerine geçilmesi oylanır. ç) Teklifin maddeleri görüşülür. d) Teklifin tümü oylanır. Anayasa değişiklikleri hariç, kanun tekliflerinin tümü açık oylamaya tâbi işlerden değilse en az yirmi milletvekilinin talebi halinde açık oyla, aksi takdirde bu oylamalar ile maddelerin oylamaları işaret oyuyla yapılır. Aksi, Danışma Kurulunun teklifiyle Genel Kurulca kararlaştırılmamışsa; kanun tekliflerinin tümü hakkında siyasî parti grupları ve komisyon adına yapılan konuşmalar yirmişer, üyeler tarafından yapılan konuşmalar onar dakikadır. Maddeler hakkında konuşma süreleri bunun yarısı kadardır. Maddelerine geçilmesi veya tümü kabul edilmeyen kanun teklifleri, Genel Kurulca reddedilmiş olur. Cumhurbaşkanınca yayımlanması kısmen uygun bulunmayan ve bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilen kanunların sadece uygun bulunmayan maddelerinin görüşülmesine kanunun görüşmelerine başlamadan önce Genel Kurulca görüşmesiz karar verilebilir. Bu durumda, sadece uygun bulunmayan maddelerle ilgili görüşme açılır. Kanunun tümünün görüşülmesine karar verilmesi durumunda ise kanun yukarıdaki fıkralara göre görüşülür. Kanunun tümünün oylaması her halde yapılır. Genel Kurulun, bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen kanunun tümünü veya uygun bulunmayan maddelerini aynen kabul edebilmesi için üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyu aranır. Bu oylamalarda üye tam sayısının salt çoğunluğunun bulunamaması halinde oylaması yapılan kanunun tümü ya da oylanan madde reddedilmiş sayılır.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Adli yazı dilinin üç unsuru barındırması gerekmektedir: 1. Yazı tam olmalıdır. 2. Yazı kısa, açık ve doğru olmalıdır. 3. Uygun bir dille yazılmalıdır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Adli makamlara verilen dilekçelerde de neyin talep edildiği ve bunun gerekçeleri tam olarak belirtilmelidir. Örneğin, medeni usul hukukunda, dava dilekçesinde açıkça talep sonucunun yazılmamış olması durumunda, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğer hükmün icrası sırasında, hükmün yeterli açıklıkta olmaması sebebiyle bir tereddüt yaşanıyorsa bu anlaşılmazlığın giderilmesi amacıyla “hükmün tavzihi” yoluna başvurulabilir. Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini, hükmü veren mahkemeden isteyebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mahkemeye sunulan dilekçelerin okunur olması, dava konusuyla ilgili olması ve uygun bir dille yazılması gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Standart dosya planı, Kurumsal işlemler ve bu işlemler sonucunda oluşturulan veya alınan belgelerin üretim yerleri ile olan ilişkisi belirtilerek konu veya fonksiyon esasına göre dosyalanmasını sağlamak amacıyla geliştirilen ve Başbakanlık tarafından yayımlanan sınıflama şemasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Başlık antet, belgeyi gönderen idarenin adının belirtildiği bölümdür. Başlık, belgenin yazı alanının üst kısmına ortalanarak yazılır. İlk satıra T.C. kısaltması, ikinci satıra kamu kurum ve kuruluşunun adı büyük harflerle üçüncü satıra birimin adı ilk harfleri büyük diğerleri küçük harflerle ortalanarak yazılır. Ancak bağlı veya ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında ilk satıra T.C. kısaltması, ikinci satıra bağlı veya ilgili olunan bakanlığın adı büyük harflerle üçüncü satıra kamu kurum ve kuruluşunun adı ilk harfleri büyük diğerleri küçük harflerle ve dördüncü satıra da birimin adı ilk harfleri büyük diğerleri küçük harflerle ortalanarak yazılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?